Sultan Karakaşoğlu / SÜRÇÜLİSAN ETTİYSEK AFFOLA

Bir seçmen olarak beklentilerim…

Sultan Karakaşoğlu / SÜRÇÜLİSAN ETTİYSEK AFFOLA

  • 597

“İnsanca yaşayabilmek için, oylarımızla seçilen kişilerin, kendi çıkarlarına değil, halka hizmet etmek için Meclis’te olduklarının bilincinde olmaları gerekiyor. Bu bilinci taşıyan parti ve adayları, bir seçmen olarak tercih edeceğim”

14 Mayıs 2023 tarihinde düzenlenecek olan ve TBMM’nin 28. Dönemi yeni üyelerinin belirleneceği seçimlere iki ay kaldı. Zaman daralırken, bir vatandaş olarak verilecek seçim vaatlerini de merakla bekliyorum. Şimdiye kadar yapılmayan ama hem birey hem de ülke olarak kendi açımdan önemli gördüğüm bazı hususları yazmak isterim.  

Cinsiyet eşitliği konusunda yasal düzenlemelerin yapılması: Bu seçimlerde, cinsiyet eşitliği konusunda yasal düzenlemeler yapacak ve birçok kadın gibi,  “İstanbul Sözleşmesi’ne geri döneceğini söyleyen adaylar benim de önceliğim. Sadece yasalar yoluyla değil, bu konuda toplumsal farkındalık oluşturulması için toplumsal cinsiyet dersinin de eğitime dâhil edilmesini istiyorum.

Barınak değil, kısırlaştırma; ölüm değil yaşam: Özellikle sokakta barınan hayvanlar, maalesef sıklıkla kötü muameleye maruz kalıyor, şiddet görüyor ve suçlular ceza bulmuyor. Bu seçimlerde, hayvan haklarına insan hakları kadar önem veren kişileri dinleyecek, bu konuda yasal düzenlemeler yapabilecek kişileri takip edeceğim.

Doğa ve çevre konusunda daha sıkı yasal düzenlemeler: Çevre koruma konusunun ele alınması ve çevre dostu politikaların hayata geçirilmesini bekliyorum.

Kahramanmaraş depremi ve ardından yaşanılan tartışmalı süreç, bu konuda ülke olarak hazır olmadığımızı bir kez daha gösterdiğinden, özellikle deprem riski yüksek olan bölgelerdeki binaların güvenliği konusunda önlemler alınması ve yeni yapıların depreme dayanıklı şekilde inşa edilmesine ilişkin, devletin ve yerel yönetimlerin ciddi adımlar atması ve bunun “seçim vaadi olarak” kalmayacağını garanti eden kişileri dinleyeceğim. İmar affının nelere yol açtığının ayrımında olan, insan hayatını siyaset üstü tutan kişileri destekleyeceğim.

Basın ve ifade özgürlüğü: Ne yazık ki, ülkemizde son yıllarda basın ve ifade özgürlüğü konusunda ciddi sorunlar yaşanıyor. Tabiri caizse, herkes diken üstünde oturuyor. Bu kapsamda;

Basın özgürlüğünün korunması: Halkın bilgilendirilmesi ve demokrasinin işleyişi için son derece önemli olan gazetecilerin ifade özgürlüklerini yasal koruma altına alarak, gazetecilerin üstündeki baskıları kaldıracak düzenlemeleri seçim vaatlerine dâhil edenleri dinleyeceğim.

İfade özgürlüğünün genişletilmesi: Yalnızca gazetecilerin değil, her bireyin temel hakkı olan ifade özgürlüğüne vurgu da çok önemli. Son yıllarda sosyal medya kullanıcılarına yönelik kısıtlamalar ve sansür uygulamaları arttı. Herkes bir çeşit oto sansür uygular hâle geldi ve mikrofon uzatılan sıradan vatandaş bile, “Hapse atarlarsa atsınlar” diyerek yorumda bulunuyor.

Medya çeşitliliğinin artırılması: Ülkemizde medya sektöründe tekelleşme artıyor ve bu durum, gazetecilerin özgürce çalışmasını engelliyor. Bu seçimlerde, medya çeşitliliğinin artırılması için yasal düzenlemeler yapılmasını bekliyorum.

Şeffaflığın sağlanması: Demokratik bir toplumda, hükümetin ve kamu kurumlarının şeffaf olması son derece önemli, fakat son yıllarda, kamu kurumlarının faaliyetleri ve kararları hakkında yeterli bilgi verilmediği görülüyor. Seçimlerde, şeffaflığın sağlanması ve hükümetin faaliyetlerinin halka açık olması için yasal düzenlemeler yapılmasını bekliyorum.

Emeklilik maaşı ve asgari ücret: Emeklilik maaşlarının yeterli düzeyde olması ve emeklilerin insanca yaşayacakları koşulların sağlanması da sosyal devlet ilkesinin gereği olarak âdil şekilde düzenlenmeli.

Türkiye'deki milyonlarca çalışanı ilgilendiren asgari ücretin ise yeterli düzeyde olmaması, çalışanların geçim sıkıntısı çekmelerine neden oluyor. Bu sebeple, asgari ücretin artırılması ve çalışanların insanca yaşayabilecekleri koşulların sağlanması ve iş güvenliklerine ilişkin vaatleri önemsiyorum.

Asgari ücret “geçer akçe” olmamalı: Asgari ücret, çalışanların yaşam standartlarını iyileştirmek için tasarlanmış bir politika ve ülkemizde bu koşullarda elbette yeterli değil… Buna ilişkin düzenlemenin yanı sıra, üniversite mezunlarının da düşük ücretlerle çalışmaya zorlanması, çalışma koşullarının kötüleşmesine ve ekonomik eşitsizliğin artmasına yol açıyor.

Üniversite mezunlarının işsizlik oranlarının artması, birçok faktöre bağlı, bunlar arasında, iş gücü piyasasındaki rekabetin artması, teknolojik gelişmelerin ve işgücü talebinin değişmesi, eğitim kalitesi ve işverenlerin önyargıları yer alıyor. Asgari ücret politikası, üniversite mezunlarının işsizliği azaltmak için tek çözüm olamaz.

Üniversite mezunlarına düşük ücretler ödenerek eğitimlerinin değersizleştirilmesi, ilerleyen dönemde gençlerin eğitimlerini sorgulamalarına ve hatta eğitimlerini tamamlamamalarına neden olabilir.

Nitelik gerektiren işlerde asgari ücret uygulamasını kaldıracak düzenlemeye ihtiyaç var.

İnsanca yaşayabilmek için, oylarımızla seçilen kişilerin, kendi çıkarlarına değil, halka hizmet etmek için Meclis’te olduklarının bilincinde olmaları gerekiyor. Bu bilinci taşıyan parti ve adayları, bir seçmen olarak tercih edeceğim.

 

Yazarın Diğer Yazıları