GÖKYÜZÜ GÖZLEMCİSİ
FAZİLET KAPLAN / GÖKYÜZÜ GÖZLEMCİSİ
Uyum rüzgârıyla savrulduğun ilişki hikâyelerinde,
Anlaşılmak borcu yüklediğin her eylemin ile,
Haklı olmayı, mutlu olmaya tercih ettiğin ispatlar ile,
Hırs ile, görmezden geldiğin her haksızlık ile,
Değerine şüpheli baktığın her bakışın ile,
Benliği ’ne ettiğin saygıda kusurdur…
Yüreğinin istikamet rotası tekdüzeliğe inat,
İlksel kara delik çekim gücü ile,
Sezgiler ikrar edilir.
Aleni çemberin dışına çıkar,
Bilindik adımlar başkalaşır,
Kimin ne dediği hiçe sayılır,
Nüfus eder hislerin, cüzdanındaki saklı kalbine,
Sığındığın kimlikler ile boşanma vaktidir.
Tevekkül erkanı Sırr-ı küntü kenzi ile,
Çi zuhur eder alemler suretinde …
Seni diğerlerinden farksız yapmaya tüm gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş başladı mı, artık hiç bitmez.(E.E.Cummings)
Yaşadığın hayatın ne kadarı sana ait? Başkalarının yargıları ve dayatılmış doğrular ile kendini yönlendirme, şekillendirme çabası ile SEN’i bulamazsın!
Kalbini takip etmeyenler yaşamlarında çok büyük bedeller öderler. Bu bedelin ismi “keşke”dir. Hayatındaki paternleri istediğin için değil, öğrendiğin için uyguluyorsun.Beden doğası gereği ruhun misafir olduğu hapishanedir. Ruh ise özgürdür. Ruhsal ilişkilerde sahiplenme olmaz. Hatırlama olur. Ruh olduğunu anımsadığında beden hapishane olmaktan çıkar, misafir olunan bir mabet olur.
25 Ekim Akrep Burcunda Güneş Tutulması ile; “Zorlukları karşılamanın iki yolu vardır; ya zorlukları değiştirirsiniz ya da zorlukları çözmek için kendinizi “mottosu ile içsel olarak sebepsiz şekilde huzursuz, gergin hissettirerek aslında öğretilen dayatılan doğrular ile olmak istediğin ile olduğun yer arasındaki farkı gün yüzüne çıkarmıştır. Kişi, mevki, konuma bağlı güven bağlarının saç teline bağlı olduğunu , “mutlu olmadığın durakta, fazla oyalanma” vurgusu ile gidişi olup dönüşü olmayan kararlar almamıza teşvik etmiştir. Aşk ilişkilerinde gizli kalmış sırların ortaya çıkması , içindeki sessiz çığlıkları korkusuzca dile getirerek, gerçeklik ile aşkın deryasında lütufsuz özgürlüğü yaşamak isteği ile ilişkilerde, iyileşme veya sonlanma gerçekleşmiştir.
29 Ekim İkizler Burcunda Mars Retrosu ile; Savaşma bir nevi mücadele gücünün iletişim alanına sirayet ederek, çözüme kavuşamayan iletişimin galibiyet münakaşasına girebileceğini, harekete geçerken karşılaştığımız engellerde bekleme veya gözden geçirme söz konusu olacaktır. İletişim arenasında çatışma, iddialaşma ve fevriye kaçmaktan, öfkeden, abartıdan uzak durmalı, metazori ile ahenk yaratılmayacağını, eleştiriyi makul karşılayarak hoşgörülü olmamız gereken süreç 12 Ocağa kadar devam edecektir.
8 Kasım Boğa Burcunda Ay Tutulması ile; “Yarınlar yorgun ve bezgin insanlara değil, rahatlarını terk edebilen gayretli insanlara aittir” mottosunu vurguladı.
Finansal tema gündemin ön planında yer alır iken, yatırım ibresi toprak ve emlak sektöründeki kar payının artması sebebi ile sektörel hareketlilik devam etmektedir.
Neyi neye göre yapmak istediğini bilerek hareket etmek ve geleceğinizi inşa edecek bütçe hesapları ve destekleyecek seçenekleri gözden geçirmek, araştırmak ve plan oluşturmaya başlanmıştır. Bireysel anlamda koruma amaçlı ördüğümüz duvarların, aslında tutsak eden değerler silsilesi olduğu “Kendine kendin lazımsın” mitingleri eşliğinde iç benliğin ve özgürlüğün için risk almanın öz saygının yegâne mimarı olduğunu göstermiştir.
24 Kasım Yay Burcunda Yeni Ay ile ; “Bir çiçek açmadığında, çiçeği değil, yetiştiği ortamı düzeltirsiniz”.
Hayal ve amaç için sabırsızlıkla risk alarak eylemde olmak, bir nevi başlama enerjisi, heyecan rüzgârı sarar ve olmak istediğin yer, meslek, seyahat, eğitim için yolculuk etmenin mutluluk veren seyri başlamış oldu.
Artık size ait olmayan hikâyeleri geride bırakarak, yenilenmek, gelişmek, yeni bir yolculuğun seyyah duraklarında ihtimallerin ötesinde kendin ile buluşmanın eşsiz özgürlüğü ve huzuru içinde cesaretli, umutlu hareket edeceğimiz süreç devam etmektedir.
Hayatın en güzel yanı mücadele etmektir. Yargı ile kibirlenir, dürüstlüğün ile naifleşirsin .Niyetinle dünyaya enkarne olursun.Hırs ile niyet olmaz.
Fazla samimiyet , saygıyı azaltır.
Çok sevgi , nankörlük getirir.
Çok iyilik , suiistimal edilir .
İnsan ilişkilerinde ÇOK’lar sıkıntı, DENGE esastır.