Önyargı gerçekte var olmayan, sadece beynimizde var olan şeylerdir.
Gerçekte var olmayan bu yargılarla yaptığınız sınırlandırmalar ise beyninizin kapasitesini kullanmanızın önündeki en büyük engellerdir.
Kendinize dair o kadar çok önyargınız vardır ki; onların getirdiği binlerce sınırlandırmanın içinde hapsolup kalırsınız.
Zeki olmadığınıza, dersleri anlamadığınıza, yaşlandıkça hafızanızın zayıfladığına, kafanızın almadığına, çekingen, içe kapanık olduğunuza, elinizden bir şey gelmediğine ve daha nicelerine dair geliştirdiğini önyargılar; siz farkında olmadan, sahip olduğunuz potansiyelin batık bir gemi gibi okyanusunuzun derinliklerinde yosun tutmasına neden olur. Ta ki siz onu bulup, tekrar yüzeye çıkarana kadar.
Filler ve biz
Filler nasıl eğitilir bilir misiniz?
Fil daha yavruyken ayağından bir iple ağaca bağlanır. İpi ne kadar çekiştirse de ağacı devirmeye gücü yetmediğinden kurtulmayı başaramaz. Zamanla büyüyen fil artık mücadele etmekten vazgeçmiştir. Öyle ki ipin ağaca bağlanmasına bile gerek kalmadan, sadece ayağına bağlanması onu durdurmakta ve kaçmaması için yeterli olmaktadır. Koca bir fili ayağına ip bağlı, öylece kıpırdamadan dururken gördüğünüzde sakın şaşırmayın. Çünkü o, özgürlüğüne engel olan bir önyargıya sahiptir. Onun mahkumiyetinin sebebi ayağındaki ip değil, zihnindeki önyargıdır.
İşte biz de aynı o fil gibi mahkûm ederiz önyargılarımıza kendimizi. Doğru düzgün şans tanımadan, sadece birkaç kez yaşadığımız olumsuzluklardan yola çıkarak yargılarız deneyimlerimizi. Zihnimizdeki mahkeme o kadar kısa sürer ki, hâkim hemen verir kararı: Ömür boyu hapis! Bir filin özgürlüğünü önyargılarına teslim etmesi gibi, biz de teslim ederiz zihinsel özgürlüğümüzü.
İngiltere’den bir araştırma
İngiltere’de yapılan bir araştırmada bir grup öğrenciye zekâ testi uygulanmış. Test sonucunda yüksek zekalılardan bir sınıf, daha düşük zekalılardan bir diğer sınıf oluşturulmuş. Düşük zekalıların olduğu sınıfa; test sonuçlarına göre yüksek zekalı çıktıkları, bu yüzden zor dersler işleyecekleri çünkü̈ onların zor dersleri bile kolaylıkla yapabilecekleri söylenmiş. Yüksek zekalıların olduğu sınıfa ise; test sonuçlarına göre düşük zekalı çıktıkları ve kolay dersler işleneceği çünkü̈ ancak o kadarını yapabilecekleri söylenmiş. Bir yılın sonunda her iki sınıfta ortak bir sınava tabi tutulmuş. Sınav sonunda düşük zekalıların sınıfı daha yüksek notlar alırken, yüksek zekalıların sınıfı daha düşük notlar almışlar. Zekâ bile bir önyargıdır. Düşük zekalılar "Yüksek zekalı oldukları" önyargısıyla başarılı olurken; yüksek zekalılar "Düşük zekalı" oldukları önyargısıyla başarısız oldular.
Peki ya siz hangi gruptasınız?