- Haberler
- Kültür Sanat
- Sillyon, yaklaşık 7 bin yıllık kesintisiz yerleşime ışık tutuyor
Sillyon, yaklaşık 7 bin yıllık kesintisiz yerleşime ışık tutuyor
Antalya'nın Serik ilçesindeki Sillyon Antik Kenti, yaklaşık 7 bin yıllık kesintisiz yerleşim geçmişine ışık tutan bulgularıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.
"Kale Mescidi en önemli erken Türk-İslam dönemi mimarisi örneklerinden"
Helenistik dönemde kentin savunma kurgusuyla ön plana çıktığını belirten Taşkıran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sur ve kulelerle ciddi bir savunma anlayışı gelişiyor. Büyük İskender'in doğu seferi sırasında Aspendos tarafına geçerken buraya da uğradığı, Sillyonluların buna direndiği ve teslim olmadığını biliyoruz. Helenistik dönem sonrasında Roma İmparatorluğu Dönemi'nde Sillyon'un genişlediğini, büyük bir antik yerleşime döndüğünü görüyoruz. Stadyum, hamam, anıtsal çeşme yapıları gibi birçok yapının bu dönemde inşa edildiğini görmek mümkün. Menodora, bu dönemde yaşayan çok güçlü bir kadın kişilik. Kentin en ünlü hayırseveri. Birçok yapı Menodora'nın teşviki ve yardımlarıyla yapılıyor. Kimsesiz çocuklar adına da bir hayır vakfı kuruyor. Bizans İmparatorluğu döneminde ise çeşitli akınlar ve siyasi gelişmeler nedeniyle birçok kent küçülürken, Sillyon coğrafi özelliği dolayısıyla büyüyerek askeri birlik merkezi haline dönüyor."
Kentin Hristiyanlığın önemli merkezlerinden olduğunu, hatta 2 patrik çıkardığı bilgisini veren Taşkıran, "Bölge Türklerin Antalya ve Alanya fethinin hemen ardından da Anadolu Selçukluların hakimiyetine geçiyor. Selçuklu askerleri de burada büyük bir karakol kuruyor. Kentte Beylikler döneminde görev yapan komutan Hamza Bey'in yaklaşık 1600 kişilik atlı birliği bulunuyor. Bölgedeki o bütün güvenlik, asayiş durumundan Hamza Bey sorumlu. Yaptığımız arkeolojik kazılarda bunu net şekilde gördük. 1250'li yıllardan sonra inşa edilen Kale Mescidi en önemli erken Türk-İslam dönemi mimarisi örneklerinden. Akropolis'in üst kısmında Osmanlı yerleşmesi görüyoruz. Mescitler, dükkanlar, çeşme yapıları ve hamam gibi. Bir kadıya ait mezar taşı da bulduk. Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde de bölge Yörük-Türkmenler tarafından kullanılmaya başlanmış." değerlendirmesinde bulundu.
Taşkıran, tarih meraklılarını kente gelerek yaklaşık 7 bin yıllık tarihin izlerini görmeye davet etti.
Bakmadan Geçme