Fethiye'de psikologdan ailelere çağrı: 'Baskı değil, destek zamanı'
Üniversite sınavının ardından öğrencilerde yoğun kaygı ve belirsizlik yaşanabileceğini belirten Uzman Klinik Psikolog Samet Ahmet Makinacı, velilerin bu süreçte çocuklarını sorgulamak ve kıyaslamak yerine duygusal destek sunması gerektiğini vurguladı. Makinacı, 'Bu süreç doğru yönetilmezse kaygı daha da artar' dedi.
Üniversite sınavının tamamlanmasının ardından başlayan bekleme süreci, öğrenciler için en az sınav kadar stresli bir döneme dönüşebiliyor. Uzman Klinik Psikolog Samet Ahmet Makinacı, bu süreçte hem öğrencilerin, hem de velilerin psikolojik olarak dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Sınav sonrası gençlerin yoğun bir belirsizlik ve kaygı yaşayabileceğini ifade eden Makinacı, “Sınavın ardından sonuçların açıklanması uzun sürebiliyor. Bu süreçte öğrencilerde doğal olarak bir kaygı ve belirsizlik oluşuyor” dedi.
Velilerin tutumunun bu dönemde belirleyici olduğuna dikkat çeken Makinacı, “Bu noktada velilerin sınavın nasıl geçtiğini sürekli sorgulaması, sonuçları irdelemeye çalışması ya da şimdiden net hesabı yapması öğrenciye hiçbir fayda sağlamaz. Aksine kaygıyı artırır. Öğrenciyi anlamak, duygularını paylaşmasına izin vermek ve yanında olduğunu hissettirmek çok daha doğru bir yaklaşımdır” dedi.
Kıyaslamanın en sık yapılan hatalardan biri olduğunu vurgulayan Makinacı, “Çocuğu başkalarıyla kıyaslamak, arkadaşlarının netlerini örnek göstermek ya da karşılaştırma yapmak öğrencinin kaygısını ciddi şekilde yükseltir” ifadelerini kullandı.
Sınavın tek başına bir değer ölçüsü olmadığını belirten Makinacı, “Bu sınav bir gencin hayatını, potansiyelini ya da değerini belirleyen tek şey değildir. Sadece bir sınav sonucudur” dedi. Tercih sürecine de değinen Makinacı, öğrencinin sürece aktif katılması gerektiğini belirterek, “Mümkünse tercihleri öğrencinin kendisinin yapması ve ilgi alanlarına göre yönlendirilmesi çok daha sağlıklı olur” diye konuştu.