37 haftalık hamile eşini bacaklarından vurmuştu: Sanığın tutukluluğuna devam kararı
Antalya'da 37 haftalık hamile eşini ruhsatsız tabancayla iki bacağından vurarak yaralayan Abdullah A.'nın yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada savunma yapan sanık, 'Böyle bir şey olacağını bilseydim ateş etmezdim. Eşimi hedefleyerek sıkmadım, yere doğru ateş ettim. Olaydan sonra eşimle barıştık' derken, müşteki Hatice A. ise şikayetçi olmadığını dile getirerek 'Dizlerimi hedef almıştı, Kelime-i şehadet getirmeye başladı. Belinde bulunan tabancayı çıkardı, ilk sol, sonra sağ bacağıma sıktı' ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
"Olaydan sonra eşimle barıştık"
Eşine kendisini kimin aradığını sorduğunu belirten sanık, "Beyaz eşya servisi dedi. Telefonunu istedim. Telefonda iki farklı numara vardı, ikisi de beyaz eşya servisinden aradığını söyledi. İçime sinmedi, beyaz eşyaları aldığım mobilya dükkanını aradım, durumu anlattım. Böyle bir firmayla çalışmadıklarını, başka bir lojistik firmasıyla çalıştıklarını söylediler. Tekrar eşimin telefonunu arayan numaralardan beyaz eşya servisi olduğunu söyleyen lojistik firmasını aradım. Bize beyaz eşya göndereceğinize dair fiş ya da belge gönderir misiniz dedim. Tersleyerek böyle bir şey göndermeyeceğini söyledi. Eşime döndüm, adam farklı bir şey söylüyor, yine mi bir şey oluyor dedim. Eşim bana, ‘Yeter lan, sen zaten delisin, beni de mi delirteceksin, gebersen de kurtulsam senden' dedi. Ben de o anlık öfkeyle başka bir odada muhafaza ettiğim silahı getirip mermileri doldurdum ve kafama dayadım. Eşim, ‘Ne yapıyorsun, kendini geberteceksen git başka yerde gebert' dedi. Ben de sinirimi alamadım, yere doğru iki el ateş ettim. Sonra evden çıkıp başka bir yere gittim" şeklinde konuştu.
Olaydan sonra farklı numaralardan arandığını ve aramalara döndüğünde emniyetten arandığını öğrendiğini söyleyen Abdullah A., "Eşim telefonunu kendi verdi. Nergiz'e bir şey yapmadım. Böyle bir durumda olmaktan pişmanım. Olaydan sonra eşimle barıştık. Böyle bir şey olacağını bilseydim ateş etmezdim. Eşimi hedefleyerek sıkmadım, yere doğru ateş ettim. Kaygı ve anksiyete bozukluğu tedavisi görüyorum. Cezaevine girdiğimden beri ilaç kullanmıyorum. Doğuştan Akdeniz anemisi hastasıyım, her ay düzenli olarak kan alıyorum. Evden çıkarken eşime ait telefonu aldım. Bakmak için alıp gittim. Eşime ait telefona daha önce bakmıştım. Sonrasında almamın nedeni, belki bir arama gelir diye alıp gitmemdi" dedi.
"İlk sol, sonra sağ bacağıma sıktı"
Duruşmada ifade veren Hatice A. ise olay günü eşinin araması üzerine teyzesiyle birlikte eve gittiklerini belirterek, "Kahvaltılıkları hazırlarken beyaz eşyacı arayıp eşyaları adrese getireceklerini söyledi. ‘Tamam abi, geliyoruz' dedim. Daha sonra eşim gelip hızlı bir şekilde telefonu elimden aldı ve görüştüğüm numaraları aradı. Daha sonra eşim beni kolumdan çekip teyzemle birlikte, ‘Geçin bakayım şuraya' dedi. Beyaz eşyacıyla görüştüğü sırada, ‘Yeter artık, bu insanlara böyle yapma hakkın yok' dedim. Daha sonra eşyaları aldığımız mobilyacıdaki Songül Hanım'ı aradı. Songül Hanım, ‘Abdullah, ben burada satış elemanıyım, lojistik firmasını tanımam' dedi. Eşim silahı çıkardı, ‘Sen yalan söylüyorsun' dedi. Teyzemle korkup ‘Yapma' diye yalvarmaya başladık" ifadelerini kullandı.
O sırada teyzesinin telefonunun çaldığını belirten Hatice A., "Teyzem elini çantaya doğru uzattı. Eşim, ‘Bir yeri aramayacaksın, kimseye bir şey söylemeyeceksin' dedi. Yapma etme derken dizlerimi hedef almıştı. Beni ve çocuklarımızı düşünmesini söyledim. Daha sonra kelime-i şehadet getirmeye başladı. Belinde bulunan tabancayı çıkardı, ilk sol, sonra sağ bacağıma sıktı. Teyzeme silah doğrultmadı. Daha sonra kaçtı gitti" dedi.
"Şikayetçi değilim"
Telefonunu eşine kendi rızasıyla verdiğini söyleyen Hatice A., "Oturma odasına geçtiği sırada Songül Hanım'ı aramak için şifremi istedi, ben de tüm bilgileri verdim. Şikayetçi değilim. Olay anında eşim silahı kendi kafasına dayamadı. Ben de kendisine, ‘Git kendini başka yerde öldür' demedim. Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüm ve doğumu orada yaptım. Ayaklarımdan gördüğüm tedavi süreci bitti. Küçük bir aksama kaldı, o da Allah'ın izniyle geçecek" diye konuştu.
"Yalvarmamıza rağmen dinlemedi"
Duruşmada tanık olarak dinlenen Nergiz Y. ise yeğeni Hatice A.'nın kendisini araması üzerine birlikte eve gittiklerini belirterek, "Damadımız karşıladı, karnının aç olduğunu söyledi. Kahvaltı hazırladık. Biz ortalığı toplarken Hatice'nin telefonu çaldı. Beyaz eşyaların geldiğini söylediler, 10 dakikaya geleceklerini belirttiler. Daha sonra Abdullah, kimin aradığını sordu. Beyaz eşyacılar olduğunu söyledik" dedi.
Abdullah A.'nın telefondaki numaraları aradığını aktaran Nergiz Y., "Görüştüğü numaraları aradı. Beyaz eşyacı olduklarını söylediler. Fatura göndermelerini istedi. Onlar da teslimatı yapmadan bir şey gönderemeyeceklerini söyledi. Daha sonra beyaz eşyaları aldığı mobilyacıyı aradı. Oradan da ‘Biz satıcıyız, hangisinin gönderdiğini bilmiyorum' dediler. O sırada Hatice'ye, ‘Sen bana yalan söylüyorsun' diyerek kolundan tuttu ve odaya çekti. ‘Gelin şuraya bakayım' dedi. ‘Sen bana yalan söylüyorsun, foyan ortaya çıktı' diyerek iki el ateş etti. Yalvarıp yakarmamıza rağmen dinlemedi. Kendisinden şikayetçi değilim. Hatice ile barıştılar. Silahı bana doğru tutmadı. Silahı cebinden çıkardı, kafasına doğru silah tutmadı" dedi.
Savcı tutukluluğun devamını istedi
Duruşmada ara mütalaasını açıklayan savcı, sanığın 37 haftalık hamile eşine karşı ruhsatsız silahla gerçekleştirdiği eylemin niteliği, yaralamanın ağırlığı ve müştekinin yaralanma sonrasında tıbbi müdahaleyle çocuğunu dünyaya getirmesi hususlarını değerlendirerek sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti.
Sanık Abdullah A. ise son savunmasında, "Doğan çocuğu henüz kucağıma alamadım" dedi. Mahkeme heyeti, Hatice A. ve Abdullah A.'nın tüm tedavi evraklarının mahkemeye gönderilmesine hükmederek, sanık Abdullah A.'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
-
Antalyada 37 haftalık hamile eşini
-
ruhsatsız tabancayla iki bacağından vurarak yaralayan şahsın
-
tutukluluğuna devam kararı
-
hamile kadın şikayetçi olmadı
Bakmadan Geçme