Coşkun Karabulut / Kültür Sanat

 SAMİMİYET DERKEN...

Coşkun Karabulut / Kültür Sanat

Öz Türkçesi içtenlik ama nedense samimiyet daha sıcak geliyor bana, yaşlanıyoruz ondan mıdır bilmem.
 Samimi insanları çok severim. Neyse odurlardır. B planları yoktur. Arkadaşlık, dostluk ilişkilerinde çıkar beklemezler . Kimsenin kötülüğünü istemezler, yararlanmazlar, kullanmazlar. Dostluklarına bir karşılık beklerler ama bu karşılık asla maddi karşılık değildir. Sevgidir, saygıdır ne bileyim yüreğin beklediği manevi karşılıklardır. Midenin beklediği homini gırtlak lop lop karşılıklar değildir ne demekse artık.
Yani yürekten kurulan samimi ilişkilerin karşılığı, yine yüreği tatmin eden üst düzey karşılıklar olmalıdır . Mideyi tatmin eden değil. Mide dediysek lafın gelişi. Makam, mevki, para, pul, cinsel beklenti. Yüreğimizdeki insan yanımızı değil, dışımızdaki bedensel yanımızı ilgilendiren beklenti yani. 

Böyle bir beklenti hiç bir samimiyete sığmayan ve insana yakışmayan çirkin bir beklentidir.
Başlangıçta samimi dost canlısı görünseler de, bir iki davranışları ele verir bunları. Aslında, insan sarrafı olanlar dikkatli bir gözlemle bir iki sözünden de tanır. Hatta bunları daha ağızlarını açmadan fel fecir okuyan gözlerinden tanırlar ve başlarına bir iş gelmeden tedbirlerini alırlar. Bazıları, bir iki davranışından sonra durumu fark ederler. Ama şanssız olanlar da maddi manevi iyi bir bedel ödedikten sonra, samimi görünüşün ardında, rolünü ustaca oynayan bir insan müsveddesini bulurlar. Ne var ki, giden gitmiştir, acı bir bedel ödemiştir. Geçmiş olsun!

Öyle bir zamandayız ki üstelik, paradan puldan en uzak olanların bile gözünü para bürümüş görünce, en ulvi bildiğimiz kurumların bile yardım taleplerini geri itmek geliyor insanın içinden. Depremde, enkaz altında insanlar can çekişirken dahi rantı düşünenler bizi insanlığımızdan utanır hale getirdiler. Yardım meleği gibi insanlara yaklaşıp, en yüce kavram ve değerlerle ikna ederek topladıkları yardımları, dilediklerine dağıtanları , satanları göre göre ezberlediğimiz için  artık yüz vermiyoruz, ama yine de kandırabildikleri onlara yetiyor .

Her şeyin ama her şeyin, saygı, sevgi, selam, samimiyet , iyilik, acıma vs gibi değerlerin bile paraya çevrildiği bir zamanda, insan kendini ne kadar yalnız hissediyor. Hem nasıl yalnız. Hem nasıl!

Neyseki,  söz- yazı emekçisi üç beş arkadaş zaman zaman buluşuyoruz da, paradan puldan, akçeli muhabbetlerden uzak samimi sohbetlerle,  bu samimiyetsiz çirkin dünyada yaşamayı elden geldiğince kolaylaştırmaya, çekilir kılmaya uğraşıyoruz

Yazarın Diğer Yazıları