Coşkun Karabulut / Kültür Sanat

SAMİMİ İNSANLAR OLMASA DÜNYA ÇEKİLMEZ!

Coşkun Karabulut / Kültür Sanat

Her şeyin başı samimiyet. Samimimi olan insandan hiçbir zaman zarar gelmez. Diğer sözcük anlamı “ içtenlik”.   Ben insanları görüşlerine göre değil bu samimi olup olmama durumlarına göre ayırırım. Hangi görüşten olursa olsun, hangi siyasi partiden olursa olsun insanlar ikiye ayrılır: Samimi olan ve samimi olmayan. Yani bir işin gereği neyi gerektiriyorsa hiç düşünmeden onu yapanla, hesap kitap yaparak çıkarına göre davranan insan. Her yerde rastlayabilirisiniz bu çıkarcı tiplere. Cennet vaat etmese Allah’a bile inanmayacak tipler. Her işte bir çıkar ararlar. Verdikleri bir selam bile önceden planlanmış, hesabı kitabı yapılmış çıkarların başlangıç noktasıdır. Bunlar namaz kılsalar bile mükafatını Allah’tan değil amirlerinden beklerler, patronlarından beklerler ve alırlar da. “Allah böylelerinden bizi korusun!” diye dua ederim hep. Dikkat edin böylelerin yüzlerinde bir karanlık vardır. İnsanı sonsuz kayboluşun dehlizlerinde yok edecek bir karanlık hem de. Işıkları sönmüştür. Bütün lambalar kısa devre yapmıştır. İçleri de karanlıktır dışları da.
 
İyi ki samimi insanlar var bu dünyada. Yaşamı kolay kılarlar. Dünya bu güzel insanların sayesinde daha bir çekilir oluyor doğrusu. Paylaşmayı seven, çıkarsız sevgi gösteren, maddi beklentisi olmayan, iki rekat da kılsa sadece Allah için namaz  kılan, gösteriş yapmayan ve mükafatını yaradandan bekleyen şirksiz güzel insanlar. Aslında bu güzel insanlara cennetin daha yaşarken verildiğini görmüşümdür yüzlerinde. Bu bir kanıttır bence. Hem de en kolay görülen büyük bir kanıt. Bakın yüzlerine insana mutluluk verirler. Bütün lambaları yanmaktadır. Aydınlıktır içleri dışları. Gülen, mutluluk veren, ışık saçan, enerji veren yüzleri vardır. Bakışları sonsuz varoluşun yollarını gösterir bizlere.
 
Ne var ki çok az böyle insanlar.” Herkes böyle olsa ne güzel olur “ diye düşünmekten edemiyorum. Ama yok. Üç kuruşluk dünya menfaati için satmadıkları değer kalmayan insanlarla dolu etraf. Ne tuhaf! ” İyi ki ölüm var” diyorum bazen. Yoksa dünya hiç çekilmezdi doğrusu!
 
Yazımı bir şiirimle bitireyim:
 
Yaşamın özeti
topraktan gelmişiz
toprağa gidiyoruz

bir yağmur yağmaya görsün
çamurlaşıyor kimisi
cıvık cıvık mısmırdar
aman kimseye kalmasın
hep bana hep bana deyip
biriktireyim derken
bir kova
bir kova daha

damıtıyor kimisi de
bedenlerini santrala
suyu ışığa dönüştürüp
aydınlansın diye dünya
bir lamba
bir lamba daha

ne tuhaf
toprağa gidiyor ikisi de
birinin ardında çamur izleri
diğeri ışıklar içinde
önünü görsün de insanlar
çamura batmasın diye

Yazarın Diğer Yazıları