Coşkun Karabulut / Kültür Sanat

 NEZAKET AMA SADECE ALIRKEN DEĞİL. ASIL VERİRKEN NEZAKET...

Coşkun Karabulut / Kültür Sanat

Nezaket diye bir şey vardır. İnsana en çok yakışan bir davranış biçimidir. Sadece birbirlerine değil, doğadaki canlı cansız her varlığa yönelişte nezaket. Onlar bile anlıyor nezaketten, sevgiden, saygıdan, iyilikten, insanlıktan.

Birine bir şey verirken bile, veriş şekli o kadar önemlidir ki. Öyle vereceğine, vermesen daha iyiydi dedirtircesine yani. Anadolu' da bir söz vardır: "İtin önüne atar gibi..." Sanki hayvanlara böyle verilmesi gerekirmiş gibi. Valla benim bir havhavım vardı adı Boncuk. Sevgiyle anıyorum. O bile yere atılan  yiyeceği yemezdi. İllaki elimizle yedireceğiz. Hayvan olduğu halde, gurur edip yere atılanı yemezdi. Zaten biz de onun bu " karakterini" öğrenince bir daha yere atmadık , hep elimizle yedirdik ya da adam gibi tabağına koyup verdik.

Sözü nereye getireceğim? Sözüm ona yapılan yardımları izliyoruz da! Hadi " Sağ elin verdiğini sol el görmesin" incelikleri geride kaldı da. Artık dünya aleme reklam ediliyor, göremeyenlerin de gözüne sokuluyor neredeyse. Hele o milletin kafasına başına atılarak verilişi var ya. O ne ya! O ne ya! İtişmeler, kakışmalar, ezilmeler, yerlerde sürünmeler. .

Birine yardım ederken, birşeyler verirken gösterdiğin saygı, kibarlık, nezakettir senin gerçek karakterin. Yardım ederken hem dünya aleme reklam etmeden, hem en şık, en yakışır biçimiyle, verdiğin insanı deşifre etmeden, küçük düşürmeden. Güzellik burada, zerafet burada. 

Tam tersi biçimde, ihtiyacı olan birinin,  zorda kaldığında,  birinden yardım isterken zaten istediğini elde etmek için el mecbur saygılı, nazik olacağı, ya da öyle görüneceği bellidir. O da sadece yardım istediklerine karşı nazik ve saygılı davranıp, kendi gibi olanlara ya da daha darda olanlara da bu nezaketi ve saygıyı göstermesi gerekir. Yoksa bu saygılı " davranmak' değil öyleymiş gibi " görünmeye" girer ki bu da başka bir yapmacıklık.

Kendinden üstün gördüğüne, istediğini koparana kadar kibarlık, saygı gösterisi.  Hani " köprüden geçene kadar" misali. Ama senden durumu daha kötü olana karşı yakışıksız davranışlar. İkisi de aynı şey. 

Çetin Altan' dan duymuştum. Altın üste, yoksulun zengine gösterdiği saygı kibarlık değildir. Mecburdur çünkü öyle davranmaya. Asıl kibarlık; üstün alta, zenginin yoksula gösterdiği saygıdır. 

Hani derler ya: " Veren el, alan elden üstündür." diye. Doğru elbette. Ama " Adam gibi" veren el üstündür.
 

Yazarın Diğer Yazıları