Coşkun Karabulut / Kültür Sanat

GÖRDÜĞÜN GERCEKTEN NESNENİN KENDİ RENGİ Mİ?

Coşkun Karabulut / Kültür Sanat

Renk ve görme olayına daha önce değinmistim. Işığın nesneye çarparak yansıması ve beyinde görme odasında işleme tabi tutularak, her nesnenin renklerine göre ayırtedilmesi, algılanması. Yani, nesnenin kendisine çarpan ışığın var olan diğer renklerini emerek, kendinde saklayarak, istemediği ve yansıttığı rengi, biz o nesnenin kendi rengi olarak algılıyoruz. Çok ilginç bir durumla karşı ksrşıyayız. Nesnenin kendini değil, algıladığımız yansımasını görebiliyoruz. Tıpkı tasavvufta işaret edildiği gibi Allah' ın zatını göremeyiz, ancak O' nun sıfatlarını algılayabiliriz. Konuya biraz daha yakından bakalım.
Renk olayında, ışık, göz ve beyin birlikte çalışarak, bize o nesnenin rengini iletiyorlar. Üçünün de birlikte olmadığı durumda renk olayını bilemiyoruz. Biz onlar ne sunuyorsa, onu algılıyoruz ve yansıttıkları nesnenin, varlığın , şeyin her neyse renginin o olduğunu kabul ediyoruz. Nesnenin gerçek rengi bize yansıtılan mıdır yoksa güneş ışınlarının tayfından emerek kendinde tuttuğu renkler mıdır bilemiyoruz.
YouTube’da Metin Bobaroğlu' nün sohbetlerini dinlerken, bu konu çok dikkatimi çekti ve keyifle dinledim. Zaten ben de bu konulara oldukça meraklıyım. Daha önceki yazılarımda da görme- renkler ve benzeri konularda yazmıştım , ilgim çoktur. Bu sefer başka boyuttan ele aldıklarını görünce, bir kez daha yazayım dedim. 
Aslında konu derin. Üzerinde yıllarca durulacak bir konu. Fizikçi olmadığım için konuyla ilgili detaylı bilgiler veremeyeceğim. Dileyen arasın, bulsun. Ama düşünen yazan arkadaşların mutlaka olaya derinlemesine eğilmesi şart. Ben yazıyı uzatmadan kendi ilgi alanım olduğu için, sadece bir olayı,  felsefi ve edebi bakış açısıyla hafiften yoklayıp, gerisini düşünme işini size bırakayım.
Şöyle bir paragrafa rastladım: " Özellikle siyah,  oldukça gizemli bir renktir.Siyah, güneş ışığını yansıtmayan ve tamamen güneş ışınlarını emen cisimler arasında gerçek bir renk olarak kabul edilmez. Renkler arasında sadece siyah renk, kesinlikle güneş ışığını yansıtmaması ile bilinir. Siyahın tam tersi olarak beyaz ise, dönüşümleri tamamen yansıtan cisimlerden oluşur. Siyah ve beyazın bu ilginç durumuna bakarak, hemen birtakım insanlar geldi aklıma. Beyaz gibi,  ışığı yansıtanlar ve çevresini aydınlatan insanlar. Ve de siyah gibi tün renkleri emerek yok eden, tüm enerjileri emerek yok eden kapkaranlık insanlar geldi aklıma. Tüm  pozitif enerjileri krndine çekip, çevreye negatif enerji salanlar.Karanlık, kapkaranlık insanlar. 
Sanırım Melih Cevdet Anday' ın bir yazısında okumuştum: “Dünyada renk yoktur. Onu renkli kılan bizleriz." 
 

Yazarın Diğer Yazıları