BİLMESEK DE OLUR BİLGİLERLE GÜÇ GÖSTERİSİ
Coşkun Karabulut / Kültür Sanat
Bir iki tane olsa fazla aldırmazdım da, örnekler giderek
çoğalmaya başlayınca, bu konuya da bir el atmanın
zamanı geldi diye düşünüyorum. Ne kadar meraklısı
varmış üstelik. Adam gidiyor senin benim aklıma
gelmeyen, çok da ehemmiyeti olmayan onca bilgiyi
okuyor, ezberliyor. Sonra çok elzem şeyler söyleyecek
diye tabiri caizse müritleri tarafından şisirilerek
reklamı yapılınca, biraz da ününe şanına bakarak
vaktini ayırıp dinliyorsun. İki üç saat konuşuyor .
Yeni bir bilgi edineyim diye pür dikkat dinliyorsun.
Doğrusu yeni bilgiler ediniyorsun da. Neyse bitiyor
sohbet. Hafızayı bir yokluyorsun ne öğrendim diye.
Hiç. Eften püften şeyler. Yeni mi? Evet yeni . İlk kez
mi duyuyorum? Evet. Peki bunları öğrenmeseydim
büyük bir bilgi açığım olacak mıydı? Kesinlikle hayır.
Bilgi mi bilgi işte. Ama o kadar şişirilen kişiden, ağzı
açık dinlenilen koskoca ünvanlar sahibinden alınacak
bilgi bu kadar mı? Evet bu kadar ne yazık ki! Olmazsa
da olur cinsinden bir sürü gereksiz bilgiler. Bir de bu
gereksiz bilgilerle insanı ezik duruma sokmaları yok mu?
Bilmiyoruz ya bunları! Sonra bir düşünüyorsun ki, bilsem
ne yazar, bilmesem ne yazar?
Hani şöyle varoluşsal, diğer bilgilerinle harmanlandığında
tüm bilgilerini yukarı seviyelere taşıyacak baba bilgiler
olsa, bilgi dağarcığın için hayatî önem arz eden bilgiler
olsa eyvallah, başım üstüne. Ama bu ne ya? Bu kadar
mı yani? Bu kadar basit mi her şey? İnsanı hafife almak.
Karşındakini hakir görüp, ne versem yutar diye düşünmek.
Bir de daha önce yazmıştım yine buna benzer, genel
olarak ilgimizi çekmediği için öğrenmeyi de gerek görme-
diğimiz tuhaf bilgileri öğrenip, sırf hava olsun diye
söyleşi yapanlar. Kendisi de tam anlayamamış, desinler
için, "bakın neler de biliyor" desinler diye insanlara bilgi
üzerinden güç gösterisi yapmaya çalışan bilgi çöplükleri!
Sadece boş şeylerle hava atsanız neyse de, genç beyinleri
yanlış kulvarlarda koşturmanız bağışlanacak gibi değil!