Antalya'da Genç Kadının Şüpheli Ölümüne İlişkin Davada Sanıktan İntihar Savunması
Antalya'da 24 yaşındaki genç kadının başından silahla vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin davada tutuklu yargılanan dini nikâhlı eşi, ilk kez hâkim karşısına çıktı. Sanık, 'Onu öldürmem için hiçbir sebep yoktu. Kadına yönelik şiddete karşı biriyim' diyerek intihar iddiasında bulunurken, anne kızının olaydan bir gün önce 'Çok mutsuzum, pişmanım' dediğini, baba ise ölümün intihar olduğuna inanmadığını söyledi.
"Kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklandı
Olayın ardından Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan İsmail K., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesi sonrası mahkemeye çıkarılan İsmail K., 'kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail K.'nın, 'kadına karşı kasten öldürme' ile 'ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma' suçlarından tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık İsmail K., maktulün yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.
“Eşimi öldürmem için hiçbir sebep yoktu”
Tanıkların da dinlendiği ilk duruşmada savunma yapan İsmail K., suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Eşimi çok seviyordum. Onu öldürmem için hiçbir sebep yoktu. 2025 yılının başında tanıştık, aynı yılın kasım ayında dini nikâh kıydık. Kendisine bir kez bile tokat atmadım, kötü söz söylemedim. Olaydan bir gün önce kayınvalidem, kayınpederim ve kayınbiraderimle birlikte oturup yemek yedik, sohbet ettik. Eve geldiğimde kayınvalidem bizdeydi. Kendisine kalkmamasını, zaten ertesi gün onları ziyaret edeceğimizi söyledim. Olay günü sabah saat 07.00'de uyandık. Eşim, kayınvalidemle birlikte onların evine gitti. Ben ise iş yerine gittim. Kayınpederimle aynı yerde çalışıyorduk. Saat 17.30'da işimiz bittiğinde kayınvalidemin evine gittik. Duş almam gerektiğini söyleyerek kendi evime geçtim. Duştan çıktıktan sonra eşim beni arayıp, ‘Nerede kaldın?' diye sordu. Ben de ‘Geliyorum' dedim ve yanlarına gittim. Saat 19.00 olmuştu" ifadelerini kullandı.
Akşam saatlerinde kayınpederini evine bırakmak için çıktığını söyleyen İsmail K., savunmasını şöyle sürdürdü:
"Akşam saat 21.00 sıralarında kayınpederimi evine bırakmak için çıktım. Onu bıraktığım sırada dayımın oğlu beni aradı. Kayınpederimi bıraktıktan sonra dayımın oğlunu alarak Şarampol'e gittim. Daha sonra eşim arayıp, ‘Ne yapıyorsun, neredesin? Gel beni al, eve gideceğiz' dedi. Yolda dayımın oğlu Mustafa'yı evine bıraktım. Şarampol'den çıktığımız sırada kayınbiraderimin aracını gördük. Selektör yaptım ancak bizi fark etmedi. Alt geçide girerken göz göze geldik. Kendisini aradım ancak telefonu meşguldü. Daha sonra Emrah ağabey beni arayarak, yanımdaki kişinin Helin olduğunu düşündüğünü ve Helin'i aradığını söyledi. Ben de yanımdakinin Helin değil, dayımın oğlu olduğunu söyledim."
“Kapıyı açtığımda silahı alnına dayamıştı”
Daha sonra Helin Nama'yı ailesinin evinden aldığını anlatan İsmail K., eve döndüklerinde aralarında tartışma çıktığını öne sürerek, "Dayımın oğluyla buluşacağımı kendisine haber vermediğim için tepkili olduğunu düşündüm. Eve geldiğimizde yanıma gelerek, ‘Bana neden haber vermiyorsun?' diye sordu. Ben de aradığında kendisine söylediğimi belirttim. Bunun üzerine, ‘Sen benden önce davranacak, bana haber vereceksin' dedi. Ben de ‘Senden izin mi alacağım?' diye karşılık verdim. Aramızda haber verme ve izin alma konusunda tartışma çıktı" dedi.
Nama'nın tartışmanın ardından yatak odasına giderek kapıyı kilitlediğini ileri süren sanık, "Kapının kilitlenme sesini duydum ve yatak odasının kapısına gittim. Kapıyı zorlayarak açtığımda silahı alnına dayamış haldeydi. ‘Dur, ne yapıyorsun?' diyerek yaklaştığım sırada tetiğe bastı. Altı aydır kendime sürekli ‘Neden?' diye soruyorum. Silah üzerinde elimin izinin bulunması tamamen silaha temas etmemden kaynaklanmaktadır. Olaya müdahale ettiğim için ellerimde atış artığı bulunmuş olabilir" diye konuştu.
Helin Nama'yı apartmandan indirerek hastaneye götürdüğünü söyleyen sanık, "Sağ elimle başından, sol elimle bacaklarından tutarak aşağıya indirmeye başladım. Merdivenlerden inerken komşulara, ‘Yardım edin' diye bağırdım. Ardından eşimi Kepez Devlet Hastanesi'ne götürdüm. Kayınvalidemin evinden ayrılarak saat 23.00 sıralarında eve gelmiştik. Olay, eve geldikten yaklaşık 10 dakika sonra meydana geldi" dedi.
“Stresten yanlışlıkla Helin'i aradım”
Olayın ardından yaşanan telefon görüşmelerini de anlatan İsmail K., "Kayınpederimi aramak için telefonumu çıkardım ancak o an yaşadığım stresle yanlışlıkla iki kez Helin'i aradım. Bu sırada komşumuz geldi. Telefonumda kontör olmadığı için komşumuzun telefonundan kayınpederimi aradım ancak telefonu açmadı. Daha sonra kayınpederim komşumuzu geri aramış. Komşumuz bana, ‘Babası aradı, merdivenlerden düştüğünü söyledim' dedi. Ben de babasını yeniden arayarak, ‘Baba, Helin kafasına sıktı. Kepez Devlet Hastanesi'ndeyiz, gelin' dedim. Altı aydır eşimin acısını yaşayamadım. Onu hastaneye götürdüğüm halde cezaevindeyim. Eşime bir kez vurmadım, kırılmasın diye bir kez bile kötü söz söylemedim" dedi.
Silahı evde bulundurma nedenini de anlatan sanık, "Silahı saklamamın nedeni evimize misafirlerin gelmesiydi. Gelen çocukların silahı oyuncak zannetmesinden korktuğum için silahı eşimin makyaj masasının arkasına itmiştim. Şarjörü ise yanımdaki komodinin üzerine koymuştum" diye konuştu.
Bakmadan Geçme