Antalya'da Genç Kadının Şüpheli Ölümüne İlişkin Davada Sanıktan İntihar Savunması
Antalya'da 24 yaşındaki genç kadının başından silahla vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin davada tutuklu yargılanan dini nikâhlı eşi, ilk kez hâkim karşısına çıktı. Sanık, 'Onu öldürmem için hiçbir sebep yoktu. Kadına yönelik şiddete karşı biriyim' diyerek intihar iddiasında bulunurken, anne kızının olaydan bir gün önce 'Çok mutsuzum, pişmanım' dediğini, baba ise ölümün intihar olduğuna inanmadığını söyledi.
“Sezen Aksu'dan parça açıp 'Ben ölünce bunu dinle derdi'”
Eşinin evlenmeden önce zaman zaman ölümle ilgili konuştuğunu öne süren İsmail K., "Biz evlenmeden önce Sezen Aksu'nun bir parçasını ya da başka bir şarkıyı açarak, ‘Ben ölünce bunu dinle' derdi. Ben de ‘Hayatım, neden böyle yapıyorsun?' diye sorardım. O da ‘Bir gün ölmeyecek miyiz? Ben senden önce öleceğim' derdi. Cezaevinde bulunduğum süre boyunca hep bunları düşündüm. Lunaparka gittiğimizde de gondolun her zaman en ucuna binerdi" ifadelerini kullandı.
Silahı evini korumak için bulundurduğunu savunan İsmail K., "Yeni evliydim ve evimde altınlar vardı. Silahı geçen yıl inşaatta tanıştığım bir kişiden satın aldım. Eşim benden ayrılmak isteseydi aracı neden benim üzerime yapsın? Allah'a şükür bugüne kadar hiç sokakta kalmadım. Herhangi bir sabıkam yok. Kadına yönelik şiddete karşı biriyim. Kocasıyla mutsuz olan birisi her gün özçekim yapıp paylaşır mı? Müştekilerin ifadeleri doğru değil, söylediklerinin hepsi evde çalışılmış ifadeler" dedi.
“Çok mutsuzum, pişmanım dedi”
Maktul Helin Nama'nın annesi ise, kızının intihar eğilimi bulunmadığını savunarak, çiftin nişanlılık döneminde zaman zaman sorun yaşadığını söyledi. Nama'nın annesi, "Yaklaşık 2 ay evli kaldılar. Nişanlılık döneminde aralarında zaman zaman sürtüşmeler yaşanıyordu ancak ne olduysa düğünden sonra oldu. İsmail, kızıma psikolojik baskı uyguluyordu. Kızım yüzümüze dahi bakamaz hale gelmişti. İsmail, ‘Kimlikler değişecek, biraz zaman tanıyalım, daha sonra resmi nikâh yaparız' diyordu" ifadelerini kullandı.
Olaydan bir gün önce kızının evinde kaldığını belirten anne, "Helin'e ‘Çok zayıflamışsın, neden?' diye sordum. Bana, ‘Çok mutsuzum, pişmanım. Size dönsem beni kabul eder misiniz?' dedi. Ben de ‘İyi bir çocuk, neden böyle söylüyorsun?' diye sordum. Bunun üzerine, ‘Anne, sana davrandığı gibi bana davranmıyor. Bana çok baskı yapıyor. Beni babasından bile kıskanıyor. Senin bildiğin insanlardan değil' dedi" diye konuştu.
"Silahı sanığın babası getirdi" iddiası
Olayda kullanılan silaha ilişkin de beyanda bulunan anne, silahı İsmail K.'nın babasının getirdiğini ileri sürerek, "Bizde bulundukları bir gün İsmail'i sitenin dışına çağırdı. Yanında el çantası vardı ve çantanın içinde silah bulunuyordu. Silahı daha nişanlı oldukları dönemde verdi. Ben, ‘Neden silah verdiler?' diye sorduğumda İsmail, inşaatta çalışırken kendisini korumak amacıyla aldığını söyledi" dedi.
Kızının son aylarda içine kapandığını anlatan anne, "Kedi ve köpek bile yavrusuna sahip çıkarken, ailesi ona sahip çıkmadı. Ben ona sahip çıktım, evime aldım, karnını doyurdum. Demek ki karşılığı buymuş. Helin son 1-2 aydır çok durgundu. O bizim için hem erkek evlat hem kız evlattı. Her işimizi görür, her şeyimizi idare ederdi. Ben onun kendisini öldürecek bir kız olduğuna inanmıyorum. Hayat dolu, neşe dolu bir kızdı" ifadelerini kullandı.
“Kızımın intihar ettiğine inanmıyorum”
Maktulün babası Feyat Nama da kızının intihar ettiğine inanmadığını belirterek, olayın ardından kendisine ilk olarak kızının merdivenden düştüğünün söylendiğini ifade etti. Feyat Nama, "Beni bir komşu arayarak, ‘Kızın merdivenden düşmüş' dedi. Kızımın son zamanlarda psikolojisi çok bozulmuştu. Evlendikten sonra eski kızım değildi, adeta başka biri olmuştu. Ancak yaşadığı sorunları bana kimse anlatmadı. Kızımı istemeye İsmail'in babası değil, amcası geldi. Kızıma bu evliliği istemediğimi söylediğimde, ‘Onu seviyorum' dedi. Amcası gelip kızımı istedi, biz de verdik. O dönemde cezaevindeydim. Cezaevinden çıktıktan yaklaşık 1 ay sonra düğün yapıldı" diye konuştu.
Kızının intihar edecek biri olmadığını savunan Feyat Nama, "Evlenmeden önce İsmail'in sokakta kaldığını söylüyordu. Kızım bana, ‘Baba, sokakta kalmasın. Evlenelim, bir evimiz olsun' diyordu. Genç yaşında her işe koşan, araç kullanan, hayatın içinde olan bir kız, durup dururken neden intihar etsin? Kızımın intihar ettiğini düşünmüyorum. Ya İsmail kendisi yaptı ya da kızımı baskı altına alarak bu olaya zorladı. Kızım başörtülü olmadığı için İsmail'in babası istemeye dahi gelmedi" ifadelerini kullandı.
“Son görüşmemizde güldük ve sohbet ettik”
Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın ablası Elif K. ise Helin Nama'yı sevdiklerini belirterek, "Biz hayatımızda daha önce hiç mahkeme görmedik. Gelinimizi de çok seviyorduk. Olaydan 2 gün önce Helin ile telefonda görüştük. Otomobil aldıklarını ve evime geleceklerini söyledi. Olay tarihinde Diyarbakır'daydım. Helin ile yaptığımız son görüşmede güldük, eğlendik ve sohbet ettik" dedi.
“Kadını omzunda aşağıya indiriyordu”
Olay sırasında apartmanda misafir olarak bulunduğunu belirten tanık Nasuh B., olayın hemen sonrasında yaşananları anlattı. Nasuh B., "Erkek şahıs kadına, ‘Sen ne yaptın?' diyordu. Kadını omzunda aşağıya indiriyordu. Benden aracın kapısını açmamı istedi, ben de açtım. Herhangi bir tabanca sesi duymadım" ifadelerini kullandı.
“Helin'e yanımda bir kız olduğunu söylemiş, seni kız zannetmiş”
Olay günü sanıkla birlikte olan dayısının oğlu Mustafa A. da gün içinde yaşananları anlatarak, "Olay günü İsmail ile birlikteydik. Kendisine berbere gideceğimi ve isterse benimle gelebileceğini söyledim. İsmail, önce kayınpederini bırakacağını belirtti. Daha sonra beni aldılar ve kayınpederini bıraktık. Berbere gittiğimizde yaklaşık 1 saat sonra bizi alabileceğini söyledi. Bunun üzerine yakındaki bir oyun kafeye doğru gidip geri döndük" dedi.
Helin Nama'nın telefonla aramasının ardından yola çıktıklarını belirten Mustafa A., "İsmail'in eşi arayınca berbere gitmeden Helin'i almak için yola çıktık. Eve giderken İsmail, kayınbiraderiyle karşılaştı. Daha sonra telefonla konuştular. Görüşmenin ardından İsmail bana, ‘Helin'e yanımda bir kız olduğunu söylemiş, seni kız zannetmiş' dedi. İsmail daha sonra beni evime bıraktı. Gece saat 23.30 sıralarında beni arayarak, ‘Helin kafasına sıktı' dedi" şeklinde konuştu.
“Her tartıştığımızda silahı eline alıyor dedi”
Tanık olarak dinlenen maktulün ağabeyi Emrah N. ise, kardeşinin olay günü sanıkla birlikte aile evinde yemeğe geldiğini belirtti. Olaydan birkaç gün önce çiftin otomobil almak için Bursa'ya gittiğini söyleyen Emrah N., "Yolculuk sırasında Helin'in otomobili çok hızlı kullandığı gerekçesiyle tartışmışlar. İsmail, kardeşime ‘Seni döverim' demiş. Ben de yemek sırasında İsmail'e tepki göstererek, ‘Anne ve babası ona dokunmadı, sen kimsin?' dedim. Helin ise bana, ‘Çok üzerine gitme, her tartıştığımızda silahı eline alıyor' dedi" ifadelerini kullandı.
Kardeşine evden ayrılmamasını söylediğini anlatan Emrah N., "Bir işim olduğu için dışarı çıktım. Geri döndüğümde kardeşim evde yoktu. Daha sonra intihar ettiğini söylediler. Sanık saldırgan davranışlar sergileyen biriydi. Olaydan birkaç gün önce tartıştığı bir taksicinin ayağına şişe fırlatmıştı. Helin, olaydan 2 ay önce mesleğiyle ilgili sertifikalar alarak kendisini geliştirmeye çalışıyordu. İntihar etmeyi düşünen birisi bunları yapar mı?" dedi.
Duruşmada Helin Nama'nın hareket halindeki bir aracın kaputunda bulunduğu ve boş arazide kurusıkı tabancayla ateş ettiği anlara ilişkin görüntüler mahkeme heyetine izletildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Bakmadan Geçme