'Hamilelikte cilt bakımında bilinçli yaklaşım önemli'

Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Meryem Ayşit, hamilelikte östrojen ve progesteron hormonlarındaki artışın cilt üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu belirtti. Ayşit, 'Hamilelik yeni kozmetik ürünler denemek için uygun bir dönem değildir. Bu süreçte amaç, cilt bariyerini koruyan, güvenilir içeriklerden oluşan sade bir bakım rutini oluşturmaktır' dedi.

Hamilelik süreci, anne adaylarının vücudunda olduğu kadar ciltlerinde de önemli değişimlerin yaşandığı özel bir dönem. Hormonal değişikliklere bağlı olarak kuruluk, akne, leke ve cilt hassasiyeti gibi birçok dermatolojik sorun ortaya çıkabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Meryem Ayşit, bu dönemde cilt bakımının temel prensibinin güvenli, sade ve bilimsel kanıtlara dayalı ürünler kullanmak olduğunu belirterek, sosyal medyada önerilen ürünler ve ev yapımı tariflere karşı da uyarılarda bulundu.

'Hamilelikte cilt değişiklikleri normal olabilir'

Hamilelikte östrojen ve progesteron hormonlarındaki artışın cilt üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu belirten Uzm. Dr. Meryem Ayşit, en sık görülen değişikliklerin ciltte kuruluk veya yağlanma artışı, akne oluşumu ya da mevcut aknenin alevlenmesi, gebelik lekesi (melazma), cilt hassasiyetinde artış, karın orta hattında koyulaşma (linea nigra), meme başı ve genital bölgede pigment artışı ile damarların belirginleşmesi olduğunu ifade etti.
Her anne adayının bakım rutinini tamamen değiştirmesinin gerekli olmadığını vurgulayan Ayşit, 'Hamilelik yeni kozmetik ürünler denemek için uygun bir dönem değildir. Bu süreçte amaç, cilt bariyerini koruyan, güvenilir içeriklerden oluşan sade bir bakım rutini oluşturmaktır' dedi.

'Temel bakımın üç vazgeçilmezi'

Hamilelikte günlük cilt bakımının üç temel basamaktan oluştuğunu belirten Uzm. Dr. Ayşit, nazik temizleme, düzenli nemlendirme ve güneşten korunmanın ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Sabun yerine cildin fizyolojik pH'ına uygun syndet temizleyicilerin tercih edilmesini öneren Ayşit, seramid, hyalüronik asit ve skualan içeren nemlendiricilerin güvenle kullanılabileceğini belirtti. Ayşit, güneş koruyucuların ise en az SPF 30-50 geniş spektrumlu koruma sağlaması gerektiğini ifade etti.

'Bazı içeriklerden uzak durulmalı'

Hamilelik döneminde bazı kozmetik içeriklerin kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Meryem Ayşit, özellikle retinoidler (retinol, retinal, tretinoin, adapalen, tazaroten), oral isotretinoin, hidrokinon ve yüksek konsantrasyonlu salisilik asit peelinglerinden kaçınılması gerektiğini söyledi. Uzm. Dr. Ayşit, 'Bu maddelerin bir kısmı sistemik emilim gösterebilir ya da gebelikte güvenlik verileri yeterli değildir. Güvenliği kanıtlanmış alternatifler varken gereksiz risk almaya gerek yoktur' ifadelerini kullandı.

'Akne ve gebelik lekelerinde doğru tedavi önemli'

Hamilelik döneminde gelişen akne tedavisinde öncelikle gebelikte güvenli olduğu bilinen topikal tedavilerin tercih edildiğini belirten Ayşit, azelaik asidin bu dönemde sık kullanılan güvenli seçeneklerden biri olduğunu söyledi. Gebelik lekelerinin oluşumunda yalnızca ultraviyole ışınlarının değil görünür ışığın da etkili olduğuna dikkat çeken Ayşit, düzenli güneş koruyucu kullanımının melazmanın önlenmesinde en önemli adım olduğunu vurguladı.

'Güneş koruyucu her gün kullanılmalı'

Hamilelikte hormonların etkisiyle melazma riskinin arttığını belirten Uzm. Dr. Ayşit, güneş koruyucunun yalnızca yaz aylarında veya tatilde değil, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olması gerektiğini söyledi. Mineral filtreli, çinko oksit ve titanyum dioksit içeren güneş koruyucuların öncelikli tercih edildiğini belirten Ayşit, şapka, güneş gözlüğü ve gölgede kalmak gibi fiziksel korunma yöntemlerinin de güneşten korunmada önemli rol oynadığını ifade etti.

''Doğal' etiketi güvenli olduğu anlamına gelmiyor'

Bitkisel veya doğal olarak pazarlanan ürünlerin her zaman güvenli olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Meryem Ayşit, birçok bitkisel ve uçucu yağın alerjik reaksiyonlara ya da cilt tahrişine neden olabileceğini söyledi. Uzm. Dr. Meryem Ayşit, 'Ürün seçiminde pazarlama ifadelerine değil, içerik listesine ve bilimsel verilere odaklanılmalıdır' dedi.

'Hiçbir krem veya yağ, çatlakları kesin olarak önlediği gösterilmedi'

Çatlak oluşumunun büyük ölçüde genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler ve kilo artışıyla ilişkili olduğunu belirten Ayşit, bugüne kadar hiçbir krem veya yağın çatlakları kesin olarak önlediğinin gösterilemediğini söyledi. Ayşit, bununla birlikte düzenli nemlendirmenin kaşıntıyı azaltabileceğini, cilt bariyerini güçlendirebileceğini ve cildin elastikiyetine katkı sağlayabileceğini belirterek, 'Nemlendiriciler mucize değildir ancak tamamen etkisiz de değildir' ifadelerini kullandı.

'Estetik işlemler doğum sonrasına ertelenmeli'

Botoks, dolgu, lazer uygulamaları, kimyasal peelingler ve radyofrekans ile HIFU gibi enerji bazlı estetik işlemlerin, tıbbi zorunluluk olmadığı sürece gebelik ve emzirme dönemi sonrasına ertelenmesini öneren Uzm. Dr. Ayşit, bunun nedeninin bu işlemlerin zararlı olduğunun gösterilmiş olması değil, yeterli güvenlik çalışmasının bulunmaması olduğunu belirtti.

'Sosyal medya önerileri risk oluşturabilir'

Sosyal medyada sıkça paylaşılan limon, karbonat ve sirke gibi ev yapımı tariflerin ciddi cilt tahrişlerine ve kalıcı lekelere yol açabileceğine dikkat çeken Ayşit, internet üzerinden önerilen popüler ürünlerin de gebelik açısından güvenli olmayabileceğini söyledi.

'Bu belirtileri hafife almayın'

Ani başlayan yaygın döküntüler, şiddetli kaşıntı, su dolu kabarcıklar, yaygın iltihaplı akne, hızla büyüyen veya kanayan benler, belirgin pigment değişiklikleri ya da kullanılacak tedavinin gebelik açısından güvenli olup olmadığının bilinmediği durumlarda mutlaka dermatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Meryem Ayşit, 'Gebelikte birçok cilt değişikliği fizyolojik olsa da bazı deri hastalıkları hem anne hem de bebek açısından önem taşıyabilir. Doğru tanı ve uygun tedavi bu nedenle büyük önem taşır' dedi.

Bakmadan Geçme