Fethiye'de 'Dikişin Ustaları' konuştu: Makineler değişti, emek değişmedi
13 Temmuz Dünya Dikiş Makineleri Günü dolayısıyla Fethiye'de biri 55 yıldır dikiş makinesi tamirciliği, diğeri 42 yıldır terzilik yapan iki usta, dikiş makinelerinin geçmişten bugüne geçirdiği dönüşümü ve mesleğin geleceğine ilişkin endişelerini anlattı. Ustalara göre teknoloji değişse de emek, ustalık ve çırak yetiştirme kültürü her geçen gün biraz daha azalıyor.
13 Temmuz Dünya Dikiş Makineleri Günü, dikiş makinelerinin hazır giyim sektörüne kazandırdığı dönüşümü ve bu mesleklerin görünmeyen emekçilerini bir kez daha gündeme taşıdı. Fethiye'de yıllardır mesleklerini sürdüren dikiş makinesi tamircisi Osman Emek ile terzi Erol Tugay, değişen teknolojiyi, unutulmaya yüz tutan ustalık kültürünü ve mesleğin geleceğini değerlendirdi.
55 yıldır aynı mesleğin başında
Fethiye'de 'Singer'ci Osman' olarak tanınan Osman Emek, yaklaşık 55 yıldır dikiş makinesi tamiri yapıyor. Mesleğe tesadüf sonucu adım attığını anlatan Emek, 1973 yılında Singer Dikiş Makineleri bünyesinde çalışmaya başladığını ve o günden bu yana aynı alanda hizmet verdiğini söyledi. 1971 yılında Erkek Sanat Enstitüsü Torna Tesviye Bölümü'nden mezun olduğunu belirten Emek, aldığı bir iş teklifiyle dikiş makineleri sektörüne geçtiğini ve yarım asrı aşkın süredir bu mesleği sürdürdüğünü ifade etti.
'Bir zamanlar çeyizlerin vazgeçilmeziydi'
Osman Emek, geçmişte dikiş makinelerinin hemen her evin en değerli eşyalarından biri olduğunu belirterek, özellikle evlenecek genç kızların çeyizlerinin ilk sıralarında mutlaka bir dikiş makinesi bulunduğunu söyledi. Hazır giyim sektörünün gelişmesiyle birlikte dikiş makinelerine olan ilginin bir dönem azaldığını dile getiren Emek, son yıllarda ise tamir ve hobi amaçlı kullanımlarla birlikte yeniden hareketlilik yaşandığını kaydetti.
Teknolojinin gelişmesiyle makinelerin de büyük değişim geçirdiğini ifade eden Emek, ilk yıllarda yalnızca düz dikiş yapan mekanik makinelerin kullanıldığını, daha sonra zikzak dikiş yapabilen modellerin üretime büyük kolaylık sağladığını belirtti.
Hazır giyimin önünü açtı
Dikiş makinelerinin tekstil sektöründe üretim hızını artırdığını vurgulayan Emek, bu teknolojinin hazır giyim sektörünün gelişmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.
'En büyük sorunumuz çırak yetişmemesi'
1983 yılından bu yana Fethiye'de aynı cadde üzerinde terzilik yapan Erol Tugay ise mesleğin bugün karşı karşıya olduğu en büyük sorunun çırak yetişmemesi olduğunu söyledi. Mesleğe usta-çırak ilişkisiyle başladığını belirten Tugay, kendisini yetiştiren ustası Celal Koparalı'nın hayatına yön verdiğini ifade ederek, bugün aynı kültürün devam etmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. 'Bizden sonra bu mesleği kim sürdürecek bilmiyoruz' diyen Tugay, gençlerin artık el sanatlarına ve zanaat mesleklerine yeterli ilgiyi göstermediğini söyledi.
Makineler elektronikleşti, ustalık aynı kaldı
Terzilikte kullanılan makinelerin de yıllar içerisinde büyük değişim yaşadığını belirten Tugay, geçmişte ayak pedallı mekanik makinelerle çalışıldığını, bugün ise elektrikli ve elektronik sistemlerin yaygınlaştığını ifade etti. Kendisinin halen elektrikli ancak klasik sistemle çalışan makineleri tercih ettiğini belirten Tugay, tam otomatik makinelerin bulunduğunu ancak mevcut iş yoğunluğunun bu yatırımı gerekli kılmadığını söyledi.
Ailesinde kullanılan eski pedal sistemli Zetina ve benzeri makineleri de hatırladığını anlatan Tugay, teknolojinin üretimi kolaylaştırdığını ancak terzilikte ustalık ve el becerisinin hala en önemli unsur olduğunu vurguladı.
Meslekler değişiyor, ustalık kültürü korunmaya çalışılıyor
Fethiye'de biri dikiş makinesi tamircisi, diğeri terzi olarak uzun yıllardır aynı meslekleri sürdüren iki usta, teknolojinin üretimi kolaylaştırdığını ancak mesleklerin geleceğinin ancak yeni ustaların yetişmesiyle güvence altına alınabileceğine dikkat çekti. Yarım asrı aşan deneyimleriyle dikiş makinelerinin gelişimine tanıklık eden ustalar, teknolojinin ilerlemesine rağmen emeğin, sabrın ve ustalığın hiçbir zaman değerini kaybetmeyeceğini ifade etti.