Analogdan dijitale uzanan yolculuk Fethiye Fotoğraf Festivali'nde konuşuldu
Bu yıl 5'incisi düzenlenen Fethiye Fotoğraf Festivali kapsamında FEFSAD Dernek Merkezi'nde gerçekleştirilen atölyede, fotoğrafın analog dönemden dijital çağa geçiş süreci hem teknik, hem de felsefi boyutlarıyla ele alındı. Okyar Atilla'nın yürüttüğü atölyede, katılımcılar geçmiş ile günümüz arasında 'fotoğrafın dönüşüm hikayesine' tanıklık etti.
Bu yıl 5’incisi düzenlenen Fethiye Fotoğraf Festivali, fotoğraf sanatına farklı bakış açıları kazandıran atölye ve söyleşilerle devam ediyor. Festival kapsamında FEFSAD Dernek Merkezi’nde gerçekleştirilen “Analog Dönemden Dijital Döneme Geçiş” başlıklı atölye, yoğun katılımla dikkat çekti.
Analogdan dijitale geçişin kritik eşiği
Atölyeyi yürüten fotoğrafçı Okyar Atilla, uzun yıllar yöneticilik yaptıktan sonra fotoğrafı meslek haline getirdiğini belirterek, “Uzun yıllar yöneticilikten sonra fotoğrafçılığı meslek olarak edindik. FEFSAD’ın bu seneki festivalinde bana da bir yer verildi ve burada bir atölye gerçekleştirdik. Aslında bu atölyede analogdan dijitale geçişin tam kritik anını konuşuyoruz. Analog dünyanın bittiği yerden dijitale geçerken neler oldu, neyi kaybettik, neyi kazandık bunu tartışıyoruz” dedi.
Atilla, fotoğrafçılıktaki dönüşümün yalnızca teknik bir değişim olmadığını vurgulayarak, süreci felsefi bir çerçeveyle değerlendirdi. Atilla, “Geçiş aslında bir süreçtir. ‘Geçtim’ dediğinizde geçemiyorsunuz. Burada hem dönüşüm hem değişim var. Dönüşümde varlığınız tamamen değişir, değişimde ise özünüzü koruyarak ilerlersiniz. Biz fotoğrafçılar da analog ile dijital arasında bir arafta yaşıyoruz” diye konuştu.
Atölyede katılımcılarla birlikte analog üretim sürecine yeniden dönüş denemeleri de yapılırken, eski ve yeni teknikler karşılaştırmalı olarak ele alındı.
Analoga dönüşün deneyimsel hissi
Atölyeye katkı sunan isimlerden biri olan fotoğrafçı ve yazar Sabahattin Demir ise, dijitalden analoğa dönüş deneyimini paylaşarak, “Yaklaşık 14 yıldır dijital fotoğrafçılıkla ilgileniyorum ama bir noktadan sonra yeniden analoğa döndüm. Kendi fotoğraflarımı evimde banyo edebilir hale geldim. Bu süreç aslında zor değil, sadece sabır ve emek istiyor. Fotoğrafı çekip anında görmek yerine, sürecin içinde kalmayı öğretiyor” ifadelerini kullandı.
Demir, analog üretimin fotoğrafçıya farklı bir deneyim kazandırdığını belirterek, “Fotoğrafı kendiniz üretmenin hissi çok başka. Bunu burada katılımcılarla paylaşacağız” dedi.
FEFSAD ile başlayan yolculuk
Atölyenin videoya çekilmesine, kaydedilmesine ve arşivlenmesine destek veren lise öğrencisi Gülcan Er ise sinemaya olan ilgisinin FEFSAD ile tanıştıktan sonra geliştiğini ifade ederek, “Okulumuza gelen bir seminerle FEFSAD’ı tanıdım. Sonrasında boş vakitlerimi burada geçirmeye başladım. Kamera ile daha fazla ilgilenme fırsatı buldum. Yeni insanlar tanıdım ve bu süreç benim geleceğimi etkileyen büyük bir değişim oldu” ifadelerini kullandı.