Prof. Dr. Osman Genç - Fizyoloji uzmanı

Yüreklendirmek 

Prof. Dr. Osman Genç - Fizyoloji uzmanı

Bir şey meydana getirmek, oluşturmak, üretmek iyilerin işi. Yıkmak, yummak, perişan etmek kötülerin işi. Yapmak, inşa etmek meşakkatli, zor, uzun zaman alır. Ama sonucu o kadar güzel olur ki yapılan şeylerin bazıları ömürlük hatta asırlık olur. Yıkmak çok basit, ortadan kaldırmak çok basit ve çok kısa sürede gerçekleşir. Bunun sonucu da ömürlük hatta asırlık olabilir.
Ağaç dikip yetiştirmek yıllar alır. Suyu, ilacı vb yani bakımı ihmal etmeden yapılmalı. Ama bir kibrit, bir izmarit yüzlerce hektar ormanı yok etmeye yeter. 
İnsanın yetişmesi de zordur. İnsanın, insanların yetişmesine katkı sağlamak için en azından teşvik edici olmak, yüreklendirici olmak gerek. Bu, yapabileceklerimizden sadece birisi. 
Peki, yüreklendirmek için ne yapalım? Ne yapmayalım?
En basit yapabileceklerimiz;
Öncelikle şunu kabul edelim ki herkesin yüreklendirilecek tarafı, iyi yönleri, yapabilecekleri şeyler var. Özellikle ilgilendiğimiz kişide bunları tespit edip, görüp yüreklendirmek gerekmektedir. 
Davranışlarımız, hareketlerimiz, tavırlarımız; doğru olan, gerçekleşen şeyler üzerinden, abartmadan, pozitif olsun, yapıcı olsun.
Tavır ve davranışlarımızla yapabileceğimiz gibi sözlü olarak da ifade edebiliriz. Örneğin; “Aferin kızıma, ne güzel temizlik yapmışsın. Sen bu işi güzel yapıyorsun.” 
“Teşekkür ederiz, eline sağlık hayatım. Yemek harika olmuş. Sen bu yemeği çok güzel yapıyorsun.” 
“Öğrencilerinle çok güzel ilgileniyorsun. Velilerinle tek tek görüşüyorsun. Öğrencilerin problemlerini hallediyorsun.” “Hastaların senden çok memnun. Senin ilgin onları iyileştiriyor, hatta ilaçtan bile iyi geliyor sanki.” 
“Ustam sen bu işi iyi yapıyorsun. Eline sağlık.” 
“Yahu şu elektrikçi var ya, leb demeden leblebiyi anlıyor, çok da güzel tamir ediyor.” vb.
En basit yapılmamalı dediklerimiz;
Tavırlarımızda, davranışlarımızda, sözlerimizde eleştirel yaklaşım olmasın. Bu yaklaşımı kimse sevmez. Sadece yüreklendirmek istediğimiz kişiyle ilgili değil, hiç kimseyle ilgili eleştirel yaklaşım yapmayalım.  Yani dedikodu yapmayın. “O onu dedi, bu bunu dedi, bu böyle olur muymuş, öyle yapılır mıymış?” diye vıdı vıdı konuşup durmayın. Çünkü, yüreklendirmek istediğimiz kişi çok rahat “Beni de böyle eleştirirler, bana da böyle derler” deyip, hata yapmaktan korkup, kendini hepten kapatır. Zaten açılması için uğraştığımız kişiydi. Güya yüreklendirelim derken tersi bir durum gelişme olasılığı oldukça yüksek olur.
Yüreklendirmek istediğimize veya herhangi bir kişiye yapılmış olan eleştiriyi orada burada üçüncü kişilere anlatırsak bu tam bir facia olur. Bu tamir değil hançerleme olur. Eleştiri konusu kişinin algısını tahmin edemiyorum. 
Siz böyle bir şeye maruz kalsanız düşünceniz ne olurdu? 
Kendinizle ilgili düşünceniz ne olurdu? Anlatan kişi hakkında düşünceniz ne olurdu? 
Söyleyen kişi hakkında düşünceniz ne olurdu?
En çok anlatan kişiye kızardınız değil mi? Farklı düşünen var mı acaba?
Yüreklendirmek sevgi ister, sabır ister, saygı ister, empati ister, düşünce ister. 
Yüreklendirmek yürek ister, yürek. 
Selamlar Sevgiler Saygılar
 

Yazarın Diğer Yazıları