- Haberler
- Kültür Sanat
- Neşet Ertaş Fethiye'de türküleriyle anıldı: 'Gönül mirası' yaşatılıyor
Neşet Ertaş Fethiye'de türküleriyle anıldı: 'Gönül mirası' yaşatılıyor
Büyük halk ozanı Neşet Ertaş, vefatının yıldönümünde Fethiye Belediyesi tarafından düzenlenen 14. Neşet Ertaş Anma Programı'nda türküleri ve sözleriyle yad edildi. Fethiye Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü'nün düzenlediği gecede salon dolup taşarken, sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Erol Parlak onur konuğu olarak sahne aldı.
Anadolu’nun yetiştirdiği en önemli halk ozanlarından Neşet Ertaş, vefatının yıldönümünde Fethiye’de düzenlenen özel programla anıldı. Fethiye Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen 14. Neşet Ertaş Anma Programı, yoğun katılımla Fethiye Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Can Dündar’ın Neşet Ertaş belgeseli gösterimiyle başlayan programda, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Halime Ok açılış konuşması gerçekleştirdi.
Gecede sanatçılar Adem Kazan, Ali Tunç, Aysun Karasaçlı ve Mustafa Selçukoğlu, Neşet Ertaş’ın unutulmaz eserlerini seslendirdi. Fethiye Belediyesi Kent Orkestrası’nın sanatçılara eşlik ettiği gecenin onur konuğu ise Neşet Ertaş’ın sanat hayatına yakından tanıklık eden, bağlama icracılığının yanı sıra Anadolu müziği üzerine akademik ve alan araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Erol Parlak oldu. Program öncesinde Fethiye Kültür Merkezi önünde uzun kuyruklar oluşurken, salona ilave sandalyeler konulmasına rağmen yoğunluk bekleme holüne kadar taştı.
“Neşet Ertaş’ı kuşaktan kuşağa aktarma görevimiz var”
Gecenin program koordinatörlüğünü üstlenen sanatçı Ali Tunç, Neşet Ertaş’ın yalnızca eserleriyle değil, bıraktığı kültürel mirasla da yaşatılması gerektiğini vurguladı. Tunç, Neşet Ertaş’la aynı dönemde yaşamış olmanın kendileri açısından büyük bir şans olduğunu belirterek, sanatçıların sorumluluğunun usta ozanın eserlerini gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyledi. Tunç, “Çok kıymetli Neşet ustamızı, kaybetmemizin yıldönümünde bir kez daha türküleriyle yad edeceğiz. Bizler çok şanslıyız ki Neşet Ertaş gibi bir ustaya yetişebildik, onu görebildik, yaşayabildik. Onun türkülerini dilden dile aktarma görevi de bizlere düştü” dedi.
Neşet Ertaş’ın eserlerini onun seviyesinde yorumlamanın mümkün olmadığını ifade eden Tunç, “Biz hiçbir zaman Neşet Ertaş olamayız. Ama en azından Neşet Ertaş’ı kuşaktan kuşağa aktarma görevini üstleniriz. Bu akşam da sevgili Neşet Hocamızı türküleriyle yad edeceğiz” diye konuştu. Tunç, gecenin kendileri açısından ayrıca özel bir anlam taşıdığını belirterek, Neşet Ertaş’ın hayatına ve sanatına yakından tanıklık etmiş Prof. Dr. Erol Parlak’ın programa konuk olmasının heyecanını yaşadıklarını söyledi. Ali Tunç, “Karşımızda Erol Parlak gibi Neşet Ertaş'la birlikte yaşamış, Neşet Ertaş'ın türkülerini kitabına dökmüş ve seslendirmiş akademisyen bir hocanın karşısında bu türküleri söylemeye çalışacağız. Güzel bir program olacak. Ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun sevgili hocamızın” ifadelerini kullandı.
“Neşet Ertaş bana sazı ve sesi sevdirdi”
Gecenin onur konuğu Prof. Dr. Erol Parlak ise Neşet Ertaş’la olan bağının çocukluk yıllarına uzandığını anlattı. Fethiye’de yaşamaya başladığını belirterek Fethiyelilere seslenen Parlak, böyle anlamlı bir programın düzenlenmesinin kent adına önemli olduğunu ifade ederek, “Anadolu’muzun yetiştirdiği, çağımıza damgasını vurmuş bu çok büyük ozanımızın, ustamızın vefatının yıl dönümünde böyle bir programın olması gerçekten çok anlamlı. Fethiye’miz vefasını gösteriyor” dedi.
Neşet Ertaş’ın kendi sanat yolculuğundaki yerinin çok özel olduğunu anlatan Parlak, çocukluk yıllarında halk müziğine onun sesi ve sazıyla bağlandığını söyleyerek, “Çocukluğumda ben saza onunla başladım. Halk müziği ve türkü dinlediğimde babamın makaralı teybindeki ses Neşet Usta’nın sesiydi, sazıydı. Onunla ben saz ve sese sevdalandım. Sonrasında bu yola girdim” şeklinde konuştu.
Parlak, ilerleyen yıllarda Almanya’da başlayan ve Neşet Ertaş’ın Türkiye’ye dönüşünün ardından da devam eden dostluklarını anlattı. Ertaş’ın hayatı ve sanatına ilişkin çeşitli projelerde birlikte çalıştıklarını belirten Parlak, yaklaşık 15 yıl süren Neşet Ertaş külliyatı çalışmasının da bu mirası gelecek kuşaklara aktarma çabasının bir parçası olduğunu söyledi. Parlak, “Neşet Ertaş'ın sanatı, hayatı ve eserlerini komple işlediğimiz, hem bilim alanına hem de düşün alanına kazandırmaya çalıştığımız bir eser oldu” dedi.
Prof. Dr. Parlak, Neşet Ertaş’ın sanatının evrensel bir niteliğe ulaşmasında insan merkezli yaklaşımının belirleyici olduğunu ifade ederek, “Kendisiyle ilgili söyleyebileceğim en önemli şeylerden bir tanesi, insanlığa gönül penceresinden bakması. Hiçbir ayrımcılığa tevessül etmeden tüm insanlığa güzellikle, hoşlukla ve güzel avazla o birbirinden değerli sözleri, öğretileri aktarması; sevgiyi, barışı, kardeşliği, birliği ve beraberliği yüceltmesi” ifadelerini kullandı.
Ertaş’ın bu yaklaşımının onu yalnızca Türkiye’de değil, farklı kesimler tarafından benimsenen evrensel bir sanatçı haline getirdiğini belirten Parlak, “İşte o da onu evrensel bir sanatçı yaptı. Başta bizim ülkemiz olmak üzere her kesimin, her bölgenin, her dinden, inançtan, mezhepten, meşrepten herkesin çok sevdiği, vazgeçemediği bir değer oluştu ve bize çok büyük bir gönül mirası bırakarak bu dünyadan aramızdan geçip gitti” açıklamasında bulundu.
Parlak, gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti de dile getirerek, “Fethiyeliye yakışan budur. Neşet Ustamıza gereken saygıyı gösteriyorlar. Bunda bizim de bir katkımız varsa ne mutlu bize. Hep beraber anlamlı, güzel bir akşamı idrak edeceğiz” dedi. Gecenin sonunda Fethiye Belediye Başkan Vekili Oğuz Bolelli, Prof. Dr. Erol Parlak’a çiçek takdim etti.
-
fethiye neşet ertaş anma programı
-
erol parlak neşet ertaş
-
fethiye belediyesi kültür sanat
-
neşet ertaş türküleri
-
fethiye kültür merkezi etkinlik
Bakmadan Geçme




