Marmaris'te kaza diye kapatılan dosya yeniden açılınca cinayet çözüldü
Muğla'nın Marmaris ilçesinde 3 yıl önce 'kaza' olarak değerlendirilip takipsizlik kararı verilen dosya yeniden açılınca, olayın cinayet olduğu ortaya çıkartıldı. Olayla ilgili 2 kişi tutuklanırken, 2 kişi de adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
“Kameralar bozuk dediler”
İfadesinde kamera kayıt cihazına ilişkin iddialara da değinen S.U., olay günü evdeki kameraların kayıt almadığını bildiğini, çünkü yaklaşık 10 gün önce Abdullah Uslu’nun kameraların çalışmadığını fark ettiğini söyledi. Ancak kameraların olaydan bir gün önce yeniden bağlandığını kolluk ifadesi sırasında öğrendiğini belirten S.U., "Bir gün öncesinde kamera bağlandıysa olay günü kameranın açık olması lazım" dedi.
“Kamera kayıtı komşuda çıktı”
S.U., H.A.'nın kendisine kamera kayıt cihazının jandarmada olduğunu söylediğini, ancak daha sonra cihazın H.A.'nın elinde olduğunun ortaya çıktığını iddia etti. S.U., "Ben asla kamera kayıt cihazını H.A.'ya vermedim. Kendisi yalan söylüyor. Benim kameralardan ve kayıt cihazından haberim bile yoktu" ifadelerini kullandı.
“Ağız birliği yapmışlar”
Savcılık ifadesinde daha önceki kolluk beyanıyla çelişen noktalar da S.U.’ya soruldu. 28 Mart 2023 tarihli kolluk ifadesinde kasadan iki silah ve bir kutu mermi getirdiğini söylediği hatırlatılan S.U., savcılıkta "Şimdi hatırladığım kadarıyla kasadan 1 adet silah ve 1 kutu mermi getirdim" şeklinde beyanda bulundu. S.U., önceki ifadesindeki çelişkiye ilişkin olarak ise olaydan önce H.A.'nın kendisiyle konuştuğunu ve olayı belli bir şekilde anlatmasını söylediğini öne sürdü. S.U., "Ağız birliği yaptığımız için kolluk ifademde o şekilde belirttim" dedi. Ayrıca S.U., silahın yere düştüğünü görmediğini daha önce H.A.'nın söylediğini, ancak H.A.'nın olayın "silahın yere düşerek patlaması" şeklinde anlatılmasını istediğini savundu.
“Komşuları ile ortak arazi almışlar”
Soruşturmadaki arazi iddialarına da yanıt veren S.U., söz konusu arazinin olaydan önce Abdullah Uslu ile H.A.'nın kızı A. tarafından ortak alındığını, hissenin yüzde 50’sinin Abdullah Uslu’ya, yüzde 50’sinin ise A.’ya ait olduğunu öne sürdü. S.U., H.A.'nın arazinin kendisiyle ortak alındığını söylemesinin nedeninin Abdullah Uslu’nun çocuklarının pay almasını engellemek olduğunu iddia etti.
“Uslu’nun cep telefonu satılmış”
Olaydan 15 gün sonra Marmaris’ten ayrıldığını, önce Mersin Tarsus’a, ardından Ankara’ya gittiğini anlatan S.U., bunun otobüs biletleri veya telefon kayıtlarından tespit edilebileceğini söyledi. Abdullah Uslu’ya ait cep telefonunun ise kendisinde olduğunu, oğlunun telefonunun bozulması üzerine cihazı ona verdiğini, oğlunun da daha sonra telefonu Samsun’da bir telefoncuya sattığını beyan etti.
“Yuvarlak masada yemek yedik”
S.U., olay yeri fotoğraflarında gösterilen dikdörtgen masa üzerinde yemek yemediklerini de savundu. Yemeğin şöminenin yanındaki yuvarlak masada yenildiğini belirten Uslu, dikdörtgen masanın normalde mutfakta bulunduğunu, dışarı nasıl getirildiğini ve üzerine yemeklerin nasıl konulduğunu bilmediğini söyledi. İfadelerde masa çelişkisi belirlendi.
“Avukatını suçladı”
Şüpheli S.U., kendisine baro tarafından yeni bir avukat isterken, önceki avukatının kendisini yanlış yönlendirdiğini ifade etti. Eski avukatının bu şekilde ifade vermesi gerektiğini aksi takdirde kendisinin ‘katil’ diye içeri atılacağını belirten S.U., "Bu sebeple avukatı müdafim olmaktan azlediyorum" dedi. S.U., kendisine baro tarafından yeni bir avukat tahsis edilmesini istediğini, ek beyan vermek istediğini, mevcut avukatının kendisini yönlendirdiği için doğru ifade vermediğini beyan etti.
“Derin suç şüphesi var”
Marmaris’teki soruşturma kapsamında alınan şüpheli ve tanık ifadeleri, telefon inceleme tutanakları, teknik raporlar, kolluk tutanakları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildi. Şüpheliler H.A. ve S.U., hakkında kuvvetli suç şüphesinin oluştuğuna kanaat getirildi. Kararda, şüphelilerin soruşturma sürecinde verdikleri ifadelerin teknik raporlarla uyumlu olmadığı, S.U.'nun ifadelerinde değişiklikler bulunduğu ve bu nedenle inkar yönündeki savunmalara itibar edilmediği belirtildi.
“İkisi tutuklu, ikisi adli kontrolde”
Savcılık yeniden açılan dosyada Abdullah Uslu’nun eşi ev hanımı S.U., komşuları fırıncı E.A. ve eşi H.A. ile teknisyen yardımcısı Y.K.'yi gözaltına alarak yeniden ifadelerini aldı. Soruşturma çerçevesinde tutuklamalar geldi. 4 Mayıs 2026 itibarıyla S.U. ve H.A. tutuklandı. E.A. ve Y.K. adli kontrolle serbest bırakıldı. Şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla işlem yapıldı.
“Sonuç: Kaza değil, cinayet”
Başlangıçta "alkollü kazası" olarak kapatılan dosya, delillerin yeniden değerlendirilmesiyle bambaşka bir boyuta taşındı. Uzman raporları, adli tıp bulguları, iletişim kayıtları ve itiraflar bir araya geldiğinde, Abdullah Uslu’nun ölümünün basit bir kaza olmadığı, aksine güçlü şekilde cinayet şüphesi taşıdığı ortaya çıkartıldı. Marmaris’teki aydınlatılan olay, aradan geçen üç yıla rağmen dosyanın aydınlatılması ve adaletin tecellisi ettiğinin çarpıcı bir örneği olarak kayıtlara geçti.
Bakmadan Geçme