İstanbul'da 17 Yıl Avukatlık Yaptı, Aydın'da Çoban Oldu: 'Çobanlıkta Daha Mutluyum'
İstanbul'da 17 yıl avukatlık yaptıktan sonra memleketi Aydın'a dönüp avukatlığın yanında hayvancılık da yapmaya başlayan Mücahit Kibar, hobi olarak başladığı hayvancılığı kısa sürede profesyonel bir üretim modeline dönüştürdü. 'Anası 50 lira, danası 100 lira' sloganıyla özetlediği sığırlarda 'taşıyıcı anne' sistemi ile Kibar, çiftliğiyle hem et verimini artırmayı hem de maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.
“Anası 50 lira, danası 100 lira”
Üretim sisteminin temelinde 'taşıyıcı anne' modeli olduğunu belirten Kibar, yerli ırkların dayanıklılığına dikkat çekti. Kibar, "Yerli anaç hayvanlar çok ucuz. Bu bölgenin hava şartlarına ve mikroplara çok alışkın ve dayanıklılar. Diken yese de, çöp yese de büyüyorlar, gelişiyorlar ve buzağı veriyorlar. Bizim işimiz bir nevi koyunculuğun büyükbaş hali. Koyuncular süt sağmaz sadece kuzuya çalışırlar, biz de burada sadece buzağıya çalışıyoruz. Bizim amacımız iyi spermadan kaliteli buzağılar elde etmek. Bizim için anne hiç önemli değil. Bir anne melez olursa gen aktarımı hemen hemen olmuyora yakın. Baba daha baskın karakter oluyor. Dolayısıyla da çıkacak olan yavru babaya benziyor. Biz de buradan iyi bir ırk elde ediyoruz. Anayı taşıyıcı olarak kullanıyoruz. Yerli ırklarla melezleme yapıyoruz, et üretmek için yaptığımız besi materyalini buradan alıyoruz. Örnek veriyorum, bizim burada bir tane beyaz Simental kırığı bir danamızı var, hemen yanında da annesi var. Annesinin boyuna gelmek üzere. O dana 4-5 aylık. Kimse onu bilmez o anneden olduğunu. 'Bu hayvanın doğuracağı ne işe yarar?, hayvan küçücük, anası ne ki danası ne olsun?' derler. Benim sloganım da 'anası 50 lira, danası 100 lira.' Bu anlayış ile burada çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.
-
avukatlığı bıraktı
-
Aydın hayvancılık
-
çobanlık hikayesi
-
tersine göç
-
genç çiftçi
-
büyükbaş hayvancılık
-
Mücahit Kibar
Bakmadan Geçme