SGK'da Zaman Aşımı Tartışması: Danıştay İptali Sonrası Yeni Genelge Yayımlandı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), borçların zaman aşımıyla ilgili uygulamada yaşanan sorunların ardından 25 Ağustos 2025 tarihli ve 2025/12 sayılı yeni Genelge'yi yayımladı. Genelgede, kurum alacaklarının zaman aşımına ilişkin düzenlemeler kamuoyunda tartışma konusu oldu.

  • 453
TAKİP ET

Danıştay İptali Sonrası Yeni Düzenleme

SGK, daha önce yargı kararıyla zaman aşımına uğradığı tespit edilen borçların kurum kayıtlarında 'borç' olarak tutulmaya devam etmesi nedeniyle 'borcu yoktur' yazısının alınmasında yaşanan sorunları çözmek üzere yeni adım attı. Danıştay'ın ilgili genelgeyi iptal etmesi sonrası çıkarılan 2025/12 sayılı Genelge, prim ve diğer alacakların tahsilinde 10 yıllık zaman aşımı süresini esas alıyor.

Genelgede, zaman aşımı süresinin hesaplanmasında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine dikkat çekildi.

'Dolmayan Zaman Aşımı' Eleştirisi

Hukukçular, 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesinde yer alan 'zaman aşımını kesen sebepler' nedeniyle sürenin fiilen sonsuza kadar uzatılabileceğini belirtiyor. Ödeme emri tebliği, haciz işlemleri, dava süreçleri veya küçük tutarlı kısmi ödemeler, zaman aşımını her defasında yeniden başlatıyor.

Örneğin, 2005 yılında doğan bir SGK alacağı için 2010'da ödeme emri tebliğ edilmesi halinde zaman aşımı 2021'e uzuyor. 2019'da yapılan haciz işlemiyle bu süre 2030'a, haczedilen malın satışıyla 2040'a kadar gidebiliyor. Uzmanlar, bu durumun 'dolmayan zaman aşımı' anlamına geldiğini vurguluyor.

Hukuk Güvenliği Tehlikede

Vergi alacaklarında da görülen uygulamaya dikkat çeken uzmanlar, bazı durumlarda kurum personelinin zaman aşımını kesmek için mükellef adına vezneye 50-100 TL gibi küçük ödemeler yatırdığını, bunun da sürenin uzamasına yol açtığını aktarıyor. Danıştay ise hayatın olağan akışına aykırı bu tür ödemelerin zaman aşımını kesmeyeceğine karar vermişti.

Ancak SGK uygulamasında herhangi bir sınır olmaması, vatandaşları ömür boyu borç tehdidi altında bırakıyor. Hukukçular, bu durumun 'hukuk güvenliği' ilkesini ihlal ettiğini ve Anayasa Mahkemesi'nin daha önce benzer konularda iptal kararları verdiğini hatırlatıyor.

Yasal Düzenleme Çağrısı

Uzmanlara göre, çözüm için 6183 sayılı Kanun'da değişiklik yapılması gerekiyor. Ceza hukukunda olduğu gibi zaman aşımı sürelerine üst sınır getirilmesi, borçların belirsiz bir şekilde uzamasını engelleyecek. Önerilen düzenleme, zaman aşımının kesilmesi veya durması halinde sürenin, asli zaman aşımı süresinin en fazla bir buçuk katına kadar uzatılabilmesi yönünde.

Bakmadan Geçme