Mahmut Tanal'dan Fethiye Çıkışı! 'Göcek Tüneli Deli Dumrul'a Döndü, Körfez Unutuldu, Yol Bitmedi'
CHP Şanlıurfa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Mahmut Tanal, Muğla'nın Fethiye ilçesinde yaptığı özel açıklamalarda, emeklilerin durumu başta olmak üzere Göcek Tüneli, Fethiye Körfezi, Fethiye–Burdur yolu ve Karadere Köyü'nün sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tanal, yaklaşık altı yıldır Fethiye'de yaşadığını belirterek, Muğla'daki sorunları dile getirmenin anayasal bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Muğla ile olan bağını anlatan Tanal, “Ben Fethiye’de, Cumhuriyet Mahallesi’nde oturuyorum. Altı senedir Muğlalıyım yani Fethiyeliyim. Anayasamızın emredici hükümleri uyarınca bir milletvekili seçildiği ilin ya da partinin değil, tüm Türkiye’nin milletvekilidir. Bu sebeple Muğla’da yaşanan sorunları dile getirmeye ve çözüm yolları bulmaya çalışıyorum” dedi.
“Emeklilerin durumu 2002’den bile daha kötü”
Türkiye’de yaklaşık 16 milyon 500 bin emekli bulunduğunu hatırlatan Mahmut Tanal, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların derinleştiğini vurguladı. Yaklaşık 4 milyon 500 bin emeklinin 20 bin liranın altında maaş aldığını ifade eden Tanal, şunları söyledi:
“İktidar bu rakamı önce 18 bin küsur liraya çıkarmıştı. Ancak bizim Meclis’te yürüttüğümüz etkin muhalefet ve eylemler sonucunda 20 bin liraya çıkarıldı. Ama bu ücret emeklilerimize yakışan bir ücret değildir. Emeklilerin durumu 2002 yılından bile daha kötüdür. Çünkü 2002 öncesinde emekli maaşları asgari ücretin bir buçuk katıyken bugün asgari ücretin de altına düşmüştür.”
CHP olarak emekli maaşlarının en az asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini savunduklarını belirten Tanal, “Biz emekli aylıklarının 30 bin lira seviyesine çıkarılmasını istedik ancak milletvekili sayımız yetmediği için bunu başaramadık. AKP oylarıyla bu şekilde geçti” ifadelerini kullandı.
“Göcek Tüneli Deli Dumrul hikayesine döndü”
Fethiye ve Muğla’nın kronik sorunlarına da değinen Tanal, Göcek Tüneli ile ilgili eleştirilerini sert sözlerle dile getirdi. Tünelin bedelinin çoktan çıktığını savunan Tanal, şöyle konuştu:
“Göcek Tüneli’nde gelenden de gidenden de para alınıyor. Rahmetli İdare Hukuku Profesörü Lütfi Duran derdi ki; bir yer özelleştiriliyorsa, kamu hizmetinin bedeli çıktıktan sonra ücretsiz olması gerekir. Allah rızası için Göcek Tüneli’nin bedeli çoktan çıkmıştır. Bu durum adeta Deli Dumrul hikayesine döndü. Gelenden de geçenden de para alınıyor. Bu para devlete gitse diyeceğim ki yatılı okullara, yoksul çocuklara harcanıyor. Ama özel şirketlere peşkeş çekilmiş durumda.”
Tanal, sözleşmenin kamu yararı gerekçesiyle iptal edilmesi gerektiğini belirterek, “Tünel devlete geçirilmeli ve ücretsiz olmalıdır. En azından Muğla’da ikamet eden vatandaşlar için ücretsiz yapılmalıdır” dedi.
“Fethiye–Burdur yolu 23 yıldır neden bitmiyor?”
Fethiye–Burdur yolunun yıllardır tamamlanamamasını da eleştiren Tanal, “Altı yıldır Fethiye’de yaşıyorum. ‘Bu yıl bitecek, gelecek yıl bitecek’ deniyor ama altı yıl geçti. Yirmi üç yıldır iktidardasınız; bu yol neden bitmiyor?” diye sordu.
“Fethiye Körfezi vaadi seçimden sonra unutuldu”
Fethiye Körfezi’nin temizlenmesine yönelik verilen sözlerin tutulmadığını söyleyen Tanal, seçim öncesi yapılan açıklamaları hatırlatarak, “Ulaştırma Bakanlığı gemi gönderdi, ‘Körfezi temizleyeceğiz’ dedi. Seçim bitti, gemiler gitti. Buna siyasi dolandırıcılık denir” ifadelerini kullandı.
Bu nedenle Türk Ceza Kanunu’na teklif sunduğunu açıklayan Tanal, “Siyasetçiler oy almak için vaat verip yerine getirmezlerse siyasi dolandırıcılıktan yargılanmalıdır” dedi.
“İnsanların mutsuzluğu artık fotoğraflara yansıyor”
Toplumdaki umutsuzluğa da dikkat çeken Tanal, bir fotoğrafçıyla yaptığı sohbeti aktararak, “Kameralar çok iyi ama fotoğraflarda kimsenin yüzü gülmüyor. İnsanlar geleceğe karamsar bakıyor. İktidarın yarattığı mutsuzluk artık fotoğraf karelerine bile yansıyor” şeklinde konuştu.
“Reçete demokrasi ve hukuk devletidir”
Türkiye’nin sorunlarına ilişkin çözüm önerilerini de sıralayan Mahmut Tanal, sözlerini şöyle tamamladı:
“Reçete demokrasi, adalet, özgürlükler, hukuk devleti, liyakat ve eşitliktir. Kimse umutsuzluğa kapılmasın. Çare Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Çare Atatürk Cumhuriyeti’ni bu ülkede yeniden egemen kılmaktır. Çare milli birlik ve beraberliktir. Biz ayrıştırıcı dile karşı, inadına birleştirici bir dil kullanacağız.”