İncirköy'de yün yeniden hayat buluyor: Fethiye Likya Kadın Kooperatifi kültürel mirası geleceğe taşıyor
Fethiye Likya Kadın Girişimi Üretim İşletme ve Kalkınma Kooperatifi tarafından hibe desteği ve Fethiye Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilen Keçehane Projesi, İncirköy'de düzenlenen tanıtım etkinliğiyle kamuoyuna tanıtıldı. Kooperatif Başkanı Çiğdem Karaca, yıllardır atık olarak görülen koyun yününü yeniden ekonomiye kazandıracaklarını, coğrafi işaretli Kaya Halısı ve Seydiler Kilimi'nin ise özüne uygun şekilde yeniden üretileceğini söyledi.
Fethiye Likya Kadın Girişimi Üretim İşletme ve Kalkınma Kooperatifi'nin hibe desteği ve Fethiye Belediyesi işbirliğiyle tamamladığı Keçehane Projesi kapsamında İncirköy Yün Yıkama Tesisi'nde bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
Kooperatif Başkanı Çiğdem Karaca, yaklaşık üç yıldır üzerinde çalıştıkları projenin ilk somut adımını attıklarını belirterek, amaçlarının yalnızca bir üretim tesisi kurmak değil, bölgenin kültürel mirasını yeniden canlandırmak olduğunu ifade etti. Karaca, 'Bugün köklerimizden geleceğe uzanan yolculuğun ilk adımını attık. Yaklaşık üç yıldır bu proje için çalışıyoruz. Çünkü Kaya Halısı ve Seydiler Kilimi gibi coğrafi işaretli değerlerimizin en büyük sorunu hammaddesiydi. Gerçek yün olmadan gerçek bir Kaya Halısı ya da Seydiler Kilimi üretmek mümkün değildi. Biz de dedik ki yünümüzü kendimiz üretelim, onu kök boyalarla renklendirelim ve kültürel mirasımızı yeniden ayağa kaldıralım' dedi.
'Kadın emeğini yerel kalkınmanın merkezine taşıyoruz'
Projenin yalnızca geleneksel üretimi değil, kadın istihdamını ve yerel ekonomiyi de güçlendireceğini vurgulayan Karaca, kadın emeğinin görünür hale gelmesini hedeflediklerini söyleyerek, 'Amacımız her alanda kadın emeğini öne çıkarmak ve yerel ekonominin güçlü bir parçası haline getirmekti. Bu proje kültürel mirasa sahip çıkmanın yanında kadınların üretime katılması açısından da çok önemli bir adım oldu. İncirköy'ü yeniden kültürüyle, üretimiyle ve turizmiyle anılan bir merkez haline getirmek istiyoruz' ifadelerini kullandı. Karaca, Üzümlü'nün ardından İncirköy'ün de alternatif turizm rotalarından biri olacağını ve bölgede 12 aya yayılan turizm hedeflediklerini belirtti.
Ege ve Akdeniz Bölgesi'nde ilklerden biri
Keçehane'nin yalnızca üretim değil, sağlık, çevre ve kültürel miras açısından da önemli bir yatırım olduğuna dikkat çeken Karaca, benzer tesislerin Türkiye'de oldukça sınırlı sayıda bulunduğunu söyledi. Doğal yünün sağlık açısından birçok faydası bulunduğunu ifade eden Karaca, yünün nefes alabilen yapısı, antibakteriyel özellikleri ve doğal lanolin içeriği sayesinde hem tekstil, hem de sağlık ürünlerinde önemli bir yere sahip olduğunu anlattı. Sentetik ürünlerin yaygınlaştığı günümüzde doğal yün ve keçeye dönüşün önem kazandığını belirten Karaca, bu projeyle geçmişin bilgi birikimini günümüz üretim anlayışıyla buluşturduklarını dile getirdi.
Yünden halıya, yorgandan kozmetiğe uzanan üretim zinciri
Karaca, Keçehane Projesi'nin yalnızca halıcılığa yönelik olmadığını belirterek hedeflerini sıraladı. Çiğdem Karaca, 'Koyun yününden doğal yastık, yorgan ve yatak üretmek, ihram dokumaları için yün ip hazırlamak, coğrafi işaretli Kaya Halısı ve Seydiler Kilimi'nde kullanılacak kök boyalı ipleri üretmek, keçe üretimini yaygınlaştırmak ve yünden elde edilen lanolini kozmetik ile ilaç sektörüne kazandırmak istiyoruz' dedi.
Projeyle birlikte bölgedeki kadınların ekonomik hayata daha fazla katılım sağlamasının da hedeflendiğini belirten Karaca, yerel üretimin güçlenmesiyle kırsal kalkınmanın destekleneceğini kaydetti.
Bölge hayvancılığına da katkı sağlayacak
Tesiste kullanılan yünlerin bölgedeki üreticilerden temin edildiğini belirten Karaca, hayvancılıkla uğraşan üreticilerin projeye büyük destek verdiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl Dalaman Açık Ceza İnfaz Kurumu'ndan iki ton yün temin ederek üretime başladıklarını aktaran Karaca, bugün ise bölgedeki çobanlardan düzenli olarak yün topladıklarını ifade etti. Karaca, 'Bu proje sadece el sanatlarını değil, hayvancılığı da destekleyecek. Koyun yünü ekonomik değer kazandıkça üretici de kazanacak. Böylece hem kırsal kalkınmaya, hem de sürdürülebilir üretime katkı sağlayacağız' diye konuştu.
Yün, geleneksel yöntemlerle işleniyor
Bilgilendirme toplantısında tesisin çalışma sistemi de tanıtıldı. Buna göre kırkılan koyun yünleri önce yabancı maddelerden ayrıştırılıyor, ardından özel tamburlu sistemde yıkanıyor, kurutma işleminin ardından ise doğal yöntemlerle güneşte dinlendiriliyor. Son aşamada geleneksel kazanlarda hazırlanan kök boyalarla renklendirilen yünler, halı, kilim, keçe ve farklı tekstil ürünlerinde kullanılacak hale getiriliyor.