Fethiye'de tenisin felsefesi konuşuldu: 'Kort kişinin aynasıdır'
Fethiye'de tenis antrenörlüğü yapan Erdinç Ayvaz ile Spor Bilimleri mezunu tenis antrenörü Ezgi Güzel, tenisin yalnızca fiziksel değil zihinsel gelişime de önemli katkılar sunduğunu anlattı. İki antrenör de kortun, kişinin karakterini ortaya koyduğunu ve tenis sayesinde sabır, öz disiplin ile hata yönetiminin geliştiğini vurguladı.
Fethiye'de tenis antrenörlüğü yapan Erdinç Ayvaz, tenisin insanın karakterini en net ortaya çıkaran sporlardan biri olduğunu belirterek, "Kort kişinin aynasıdır" sözünün bunun en güzel ifadesi olduğunu söyledi. Ayvaz, korta çıkan herkesin kişilik özelliklerini oyuna yansıttığını belirterek, "Korta çıktığınız zaman kişilik özelliklerinize göre hareket edersiniz. Aceleciyseniz gelen topa erken hareket eder, hemen vurmak istersiniz. Günlük hayatında sakin bir insansanız da topun size gelmesini beklersiniz. Ancak tenis, insanı oyunun ritmine uyum sağlamaya zorlar. Oyun size uyumlanmaz, siz oyuna uyumlanırsınız. Bu nedenle tenis kişisel gelişime de büyük katkı sağlar" dedi.
"Tenis aceleciyi sakinleştirir"
Tenisin bireylerin davranış biçimlerini değiştirebildiğine dikkat çeken Ayvaz, aceleci insanların zamanla sabretmeyi öğrendiğini ifade ederek, "Aceleci insanlar her şeyin hemen olmasını ister. Ancak tenis oynayabilmek için topun doğru zamanda gelmesini beklemek zorundasınız. Beklemezseniz topa vuramazsınız. Kortta zamanlamayı öğrenen insanlar, günlük hayatlarında da daha sabırlı olmayı öğrenebiliyor" diye konuştu.
"Öğrenciyi önce karakteriyle tanıyoruz"
Antrenörlükte ilk yaptıkları şeyin öğrenciyi teknik açıdan değil, kişilik yapısıyla değerlendirmek olduğunu belirten Ayvaz, uygulanacak eğitim yönteminin de buna göre şekillendiğini söyleyerek, "Biz önce karşımızdaki kişinin aceleci mi, sakin mi, panik yapıya mı sahip, yoksa mükemmeliyetçi biri mi olduğuna bakıyoruz. Çünkü herkese aynı yöntemle eğitim veremezsiniz. Önce kişilik yapısını analiz ediyor, ardından ona uygun bir öğretim modeli oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı.
"Tenis en çok zihni geliştiriyor"
Tenisin fiziksel gelişimin ötesinde zihinsel dönüşüm sağlayan bir spor olduğuna dikkat çeken Ayvaz, nörobilim alanında da tenis sporunun tavsiye edildiğini belirterek, "Motor beceriler çalışarak gelişir ancak zihinsel dönüşüm çok daha zordur. Bana göre tenis en çok zihinsel gelişime katkı sağlayan sporlardan biridir. Nörobilim alanında ve tıp sempozyumlarında da tavsiye edilen bir spor olması bunun en önemli göstergelerinden biridir" şeklinde konuştu.
Ezgi Güzel: "Tenis hayatın küçük bir modelidir"
Spor Bilimleri mezunu ve tenis antrenörü Ezgi Güzel ise tenis eğitiminde performanstan önce öğrencinin zihinsel yaklaşımına odaklandığını söyledi. Tenisi hayatın bir yansıması olarak gördüğünü belirten Güzel, "Ben öğrencilerimle çalışırken ilk olarak performanslarına değil, tenise nasıl baktıklarına odaklanıyorum. Çünkü tenis bana göre hayatın küçük bir modeli. İnsanlar tenis oynamaya başladıklarında aslında kendi hayatlarını da terbiye etmeye başlıyorlar. Sabırsızlıklarını, mükemmeliyetçiliklerini ve hata yapma korkularını yönetmeyi öğreniyorlar" dedi.
"Tenisi diğer sporlardan ayıran şey hatalardır"
Tenisin diğer branşlardan farklı bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Güzel, oyunun temelinde hata yönetiminin bulunduğunu söyleyerek, "Basketbolda bir potaya, futbolda bir kaleye oynarsınız. Teniste ise topu istediğiniz kadar doğru yere gönderin, rakibiniz de aynı şekilde oynadığı sürece sayı kazanamazsınız. Sayıyı ancak iki kişiden biri hata yaptığında alırsınız. Bu nedenle tenis tamamen hataları kabul etmeyi ve onları dönüştürmeyi öğreten bir spordur" diye konuştu.
"Öğrenmenin ilk şartı süreci kabul etmek"
Öğrencilerin en büyük yanılgısının kısa sürede öğrenme beklentisi olduğunu söyleyen Güzel, gelişimin zamana ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Güzel, "Birçok kişi ilk dersten itibaren 'Ne kadar sürede maç yaparım?' diye soruyor. Oysa tenis bir süreçtir. Yürümeyi öğrenmeden koşamadığımız gibi teniste de önce emeklemek gerekir. Küçük adımlarla başlayan bu yolculuk zamanla gelişiyor. Sabır gösterenler hem oyunu, hem de kendilerini geliştirebiliyor" ifadelerini kullandı.
"Antrenörün görevi psikolojiyi de okuyabilmek"
Antrenörün yalnızca teknik bilgi veren kişi olmadığını belirten Ezgi Güzel, psikoloji ve nörobilim bilgisinin de eğitim sürecinde büyük önem taşıdığını dile getirerek, "Öğrencinin o anda ne hissettiğini, ne düşündüğünü ve ne yapmak istediğini anlayabilmek gerekiyor. Ben psikoloji ve nörobilime ilgi duyuyorum. Öğrenciyi doğru analiz ettiğinizde öğrenme süreci hem kolaylaşıyor, hem de çok daha keyifli hale geliyor" dedi.
Tenisin yalnızca raket ve topla oynanan bir spor olmadığını belirten iki antrenör de, kortta kazanılan en büyük başarının zihinsel gelişim, sabır ve kişisel dönüşüm olduğunu vurguladı.