Fethiye'de su kenarlarından sanata uzanan yol…
Anadolu'nun köklü el sanatları arasında yer alan sepetçilik, ustaların emeğiyle hem geçmişi yaşatıyor, hem de doğal malzemeyle şekillenen estetik bir kültürel mirası geleceğe taşıyor. El sanatları ustası Hasan Tarsun, doğadan gelen bu özel malzemenin ince işçilikle nasıl sanat eserine dönüştüğünü anlattı.
Doğanın sessiz tanıklarından biri olan sorgun ağacı, su yatakları ve dere kenarlarından toplanarak geleneksel el sanatlarının en zarif örneklerine dönüşüyor.
Bu kadim zanaatı yıllardır sürdüren el sanatları ustası Hasan Tarsun, 7 yaşında annesinden öğrendiği sepet örücülüğünü bugün hala aynı titizlikle yaşatıyor. Tarsun, sorgun ağacının doğadan toplanma sürecinden başlayarak işlenmesine kadar geçen aşamaları tek tek anlattı.
Su kenarlarından kesilen dalların önce kabuklarından ayrıldığını belirten usta, malzemenin yarım saat su içinde bekletilerek yumuşatıldığını, ardından örüme hazır hale getirildiğini ifade etti.
Geleneksel yöntemin sabır ve el emeği istediğini vurgulayan Tarsun, “Yumuşayan dallar artık ustanın elinde şekil bulur. Bu iş tamamen beceri ve sabır işidir” sözleriyle zanaatın ruhunu özetledi.
Sorgun ağacının işlenme sürecinde güneşin de önemli bir rolü olduğunu belirten Tarsun, soyulan dalların iki gün boyunca güneş altında kurutulduğunu, ardından yeniden suyla yumuşatılarak örüm aşamasına geçildiğini söyledi.