Fethiye'de emekli ve memur zammına tepki: 'Bu maaşlarla geçinmek mümkün değil'
Aralık ayı enflasyonu sonrası işçi emeklisine yüzde 12,19, memur ve memur emeklisine yüzde 18,60 zam kesinleşti. Fethiye'de vatandaşlar yapılan artışların hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını belirterek, en düşük emekli maaşının 30 bin TL'nin altına düşmemesi gerektiğini dile getirdi.
Milyonlarca emekli, memur ve memur emeklisinin merakla beklediği zam oranları Aralık ayı enflasyonunun açıklanmasıyla netleşti. Buna göre işçi emeklilerinin maaşlarına yüzde 12,19, memur ve memur emeklilerinin maaşlarına ise yüzde 18,60 oranında artış yapılacak. Açıklanan zam oranları Fethiye’de de geniş yankı uyandırdı.
Fethiye’de mikrofon uzattığımız vatandaşlar, özellikle emeklilerin mevcut maaşlarla geçinmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Ömer Aykut, en düşük emekli maaşının yetersizliğine dikkat çekerek, “En düşük memur maaşı 60 bin TL oldu ama emekliye verilen rakamlar ortada. Bu paranın yetmeyeceğini herkes biliyor. Ne diyebilirim ki, nasıl bir tepki verebilirim ki? En düşük emekli maaşı en az 30 bin TL olmalı. Emekliler ses çıkarmazsa durum daha da zorlaşır” dedi.
Osman Kaya ise Fethiye’de artan kira ve gıda fiyatlarına dikkat çekti. Kaya, “16 bin TL emekli maaşıyla bu şehirde yaşamak mümkün değil. Kiralar 10-20 bin TL. İnsan ne yiyecek, nasıl geçinecek? Türkiye genelinde en düşük emekli maaşı bana göre 30 bin TL olmalı” ifadelerini kullandı.
Kaya, “Bir de dul, yetim, yatalak hastalara bağlanan maaşlar var, bunlar da ayrı bir sorun. Bunların düzenlenmesi gerekiyor. Ayrıca yasal işlemler, yaptırımlar var ama piyasada karşılığı olmuyor. Herkes zam üstüne zam yapıyor. Bugün domatesi 20 liraya alıyorsun, hale gelene kadar 50 TL oluyor. Soğan desen 25–29 TL. Her şey çok pahalı” diye konuştu.
Ekonomik değerlendirmelerde bulunan Emrullah Ay ise maaşların düşük tutulmasının iç piyasayı olumsuz etkilediğini belirterek, “Şimdi yani memura, emekliye, asgari ücrete maaş fazla verilirse batacağımızı zannediyorlar. Bunlar tamamen yanlış düşünceler. Dolaylı vergiler Türkiye’de yüzde 70 civarında. Bir insan bir araba alırken neredeyse iki araba parası da devlete veriyor. Vergilerin bu kadar yüksek olduğu bir yerde maaşların düşük tutulması son derece zararlı, iç piyasaya zarar veriyor” açıklamasında bulundu.
Ay, “Bilhassa dünyanın en büyük şirketlerinin bulunduğu Amerika ve Avrupa’ya bakın; neden böyle? Çünkü emekliye de asgari ücretliye de maaşlar yüksek veriliyor, böylece iç piyasa canlanıyor. Bizde ise iç piyasa canlandırılmıyor, ülke fakirleştiriliyor. Bu yapılanlar açıkça fakirleştirmektir. Bence en düşük emekli maaşı 60 bin TL’nin üzerinde olmalı. Çünkü alım gücü çok düştü, pahalılık çok fazla. Memlekette insanlar geçinemiyor. Ev kiraları 20 bin–30 bin TL. Bir insan bu şartlarda nasıl geçinecek? İnsanlar emekli olurken çalışıyor, prim ödüyor; ‘rahat bir hayat yaşayacağım’ diye emekli oluyor. Ama bugün hak ettiği hayatı yaşayabiliyor mu? Bakıyoruz, emekliler çay içemiyor, kafeye giremiyor. Hiçbir sosyal hayatı yok. Evde oturup duruyorlar” dedi.