Fethiye Balık Pazarı'nın ruhu: 'Burası Fethiye'nin kalbi'
Fethiye'nin simge noktalarından biri olan Fethiye Balık Pazarı, sadece alışveriş yapılan bir alan değil, Fethiye'nin sosyal yaşamının merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 15 yıldır Fethiye Balık Pazarı'nda bir restoranda çalışan Muammer Keskin, balık pazarının işleyişini, yıllardır değişmeyen sistemini ve yaşanan sorunları anlattı.
Balık pazarını “yaşayan bir müze” olarak tanımlayan Keskin, yerli ve yabancı turistlerin sevinçlerine ve zaman zaman yaşadıkları olumsuzluklara burada tanıklık ettiklerini söyledi. Fethiye Balık Pazarı’nın ilçe için artık bir simge haline geldiğini vurgulayan Keskin, pazarın sosyal ve ekonomik açıdan önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
Yaklaşık 15 yıldır Fethiye Balık Pazarı’nda bir restoranda çalışan Muammer Keskin, balık pazarının Fethiye için taşıdığı anlamı, işleyiş sistemini ve yaşanan sorunları anlattı. Keskin, “Balık pazarı sadece bir alışveriş alanı değil, Fethiye’nin kalbinin attığı yerdir” dedi.
Fethiye Balık Pazarı’nda yaklaşık 14-15 yıldır bir restoranda çalışan Muammer Keskin, balık pazarının ruhunu ve yıllardır değişmeyen sistemini anlattı. Balık pazarını “yaşayan bir müze” olarak tanımlayan Keskin, yerli ve yabancı turistlerin sevinçlerine ve zaman zaman yaşadıkları üzüntülere burada tanıklık ettiklerini söyledi.
Keskin, “Balık pazarı yıllardır burada var olan bir müze gibi. Yerli yabancı turistlerin hem sevincini hem üzüntüsünü paylaştığı bir alan. Fethiye için artık bir simge haline gelmiş durumda” dedi. Balık pazarındaki sistemin klasik alakart restoranlardan çok farklı olduğuna dikkat çeken Keskin, “Buraya gelen misafirler balıklarını tezgahlardan kendileri seçiyor. Restoranlar olarak bizler, belirli bir ücret karşılığında bu balıkları pişiriyoruz. Alınan ürün kalamar da olabilir, karides de, sadece hamsi de olabilir.
Önemli olan ürün değil, pişirme sistemi. Biz restoran olarak kişi başı pişirme ücreti alıyoruz” dedi. Pişirme ücretlerinin makul seviyelerde olması gerektiğini vurgulayan Keskin, “200 TL’lik hamsi alan bir müşteriye 500 TL pişirme ücreti yazamazsınız. Ücretler masrafları kurtaracak şekilde belirleniyor. Şu anda kişi başı pişirme ücreti bazı restoranlarda 60 TL, bazılarında 80 TL. Salata, meze ve içecekler ise restoranlardan ekstra olarak sipariş ediliyor” diye konuştu.
Balık pazarında zaman zaman olumsuz izlenimler oluştuğunu da dile getiren Keskin, özellikle balık alırken fiyat ve gramaj konularına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Keskin, “Net bir şey söylemek istiyorum. Gelen misafirler balık alırken fiyatları ve gramajı mutlaka iyi sorsunlar. Bazen gramajlarda oynama yapılabiliyor. Bu durum hem kötü bir izlenim oluşturuyor, hem de Fethiye adına olumsuz bir reklam oluyor. Yoksa buranın kötü bir tarafı yok” ifadelerini kullandı.
Muammer Keskin, balık pazarının Fethiye için taşıdığı önemi ise, “Balık pazarını fazla anlatmaya gerek yok. Biz burayı ‘Fethiye’nin tek kalbi’ olarak görüyoruz. Eğer balık pazarı hareketliyse, tüm Fethiye hareketlidir. Balık pazarı sakinse, Fethiye’nin her yeri sakindir. Çünkü Fethiye’nin kalbi burada atmaya başlar” sözleriyle anlattı. Yaşanan bazı tartışmaların iletişim eksikliğinden kaynaklandığını belirten Keskin, balıkçıların ve esnafın müşterileri daha detaylı bilgilendirmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bazen balıkçılar ‘kişi başı 60 TL pişirme’ diyor ama bunun ürün başı mı, kişi başı mı olduğunu net anlatmıyor. Balıkçı balığını satmaya odaklanıyor ama ince detayları söylemeyince restoran çalışanları zor durumda kalıyor. Örneğin; balık için kişi başı 60 TL, kalamar ve karides için 120 TL, balıkla birlikte alındığında 180 TL gibi detayların açıkça anlatılması gerekiyor” dedi.
Keskin, “Misafirler bilmek zorunda değil. Anlık karar verip alıyor, yiyor ve gidiyor. Bu nedenle esnaf olarak bizlerin daha dikkatli ve açık olmamız şart. Fethiye Balık Pazarı’nın ruhunu korumak hepimizin sorumluluğu” diyerek sözlerini tamamladı.