Beşkaza Platformu Başkanı Karakuş'tan sağlık çalışanlarına yönelik linçlere itidal çağrısı
Beşkaza Kültür ve Dayanışma Platformu Başkanı Devrim Karakuş, sağlık çalışanlarına yönelik sosyal medya linçleri ve yargısız infazlara dikkat çekerek, acı ve kayıplar üzerinden yapılan paylaşımlarda sağduyu çağrısında bulundu.
Beşkaza Kültür ve Dayanışma Platformu Başkanı Devrim Karakuş, son dönemde sağlık çalışanlarına yönelik artan eleştiri ve linç kültürü üzerine kapsamlı bir açıklama yaptı. Açıklamasına, yakınını hastalık ya da farklı nedenlerle kaybeden herkese başsağlığı ve sabır dileyerek başlayan Karakuş, atalarımızın “sıralı ölüm versin” sözünü hatırlatarak, acının kaçınılmaz olduğunu ancak kayıpların yaşla birlikte daha katlanılabilir hale geldiğini vurguladı.
Karakuş, zaman zaman azalsa da son günlerde yeniden artış gösteren ve özellikle sosyal medyada hekimler üzerinden yürütülen sert eleştirilerin, çoğu zaman yargılamaya dönüştüğünü ifade etti. Uzun ve zorlu bir eğitim sürecinden geçen, ağır nöbet şartları ve insani olmayan mesai saatleri altında çalışan sağlık emekçilerinin, Avrupa ortalamasının üzerinde hasta baktığını hatırlatan Karakuş, bu tabloya rağmen yaşanan her olumsuzlukta sağlık çalışanlarının hedef haline getirildiğini belirtti.
İlimizdeki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yapısına da değinen Karakuş, hastanenin afiliye bir hastane olduğunu, yani tam anlamıyla üçüncü basamak bir hastane niteliği taşımadığını, hem ikinci hem üçüncü basamak özellikleri barındıran karma bir yapıya sahip olduğunu söyledi.
Bu durumun; yatak yetersizliği, yoğun bakım ve ameliyathane sorunları gibi pek çok idari ve teknik sıkıntıyı beraberinde getirdiğini ifade eden Karakuş, çözüm olarak hastanenin tamamen tıp fakültesine devredilmesi ya da en az 900–1000 yataklı yeni bir devlet hastanesinin yapılması gerektiğini dile getirdi. Özellikle uzun turizm sezonunda milyonlara varan nüfusa hizmet verildiğini hatırlatan Karakuş, bu yöndeki çalışmaların takipçisi olduklarını ve en kısa sürede hayata geçirilmesini temenni ettiklerini söyledi.
Açıklamasında, sosyal medyada bir vatandaşın yaşadığı acı kayıp üzerinden yapılan paylaşımların, hekimler hakkında linç kampanyasına dönüştüğüne dikkat çeken Karakuş, Türkiye genelinde 1 milyon 413 bin sağlık çalışanı bulunduğunu hatırlatarak, bu kadar büyük bir camianın tamamının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Karakuş, “Bir sorun ya da iddia karşısında, çevremizdeki sağlık çalışanlarına sormak yerine klavyelerle saldırmayı tercih ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Geçmiş yıllarda da benzer bir şekilde bir hekime iftira atıldığını, hukuki ve idari süreçler tamamlanmadan sosyal medyada ağır suçlamalar yapıldığını hatırlatan Karakuş, hekim aklandığında ise aynı kişilerin özür dahi dilemediğini belirtti. Karakuş, bu durumun sağlık çalışanlarını hem mesleki hem de psikolojik olarak yıprattığını söyledi.
“Linç etmek ilkel bir dürtüdür” diyen Karakuş, medeni olmanın en temel göstergesinin dürtüleri kontrol altına almak olduğunu vurguladı. Sağlık çalışanlarının zor şartlar altında ellerinden geleni yaptığını belirten Karakuş, görevini kötüye kullananlar için ise idari ve hukuki mekanizmaların zaten mevcut olduğunu ve işlediğini kaydetti.
Açıklamasının sonunda itidal çağrısını yineleyen Karakuş, “Hiçbir sağlık çalışanı hastasını kaybetmek istemez. Şartlar elverdiği ölçüde, hatta çoğu zaman şartları zorlayarak görevlerini yaparlar. Hepimizin hayatında, en az bir kritik anda sağlık çalışanlarının dokunuşu olmuştur. Lütfen sakin olalım, süreci izleyelim, gerçekler ortaya çıktığında ona göre hareket edelim” diye konuştu.