Bağ-Kur prim gün sayısı 7.200'e düşecek mi? Yeni düzenleme beklentisi gündemde
Bağ-Kur sigortalılarını yakından ilgilendiren prim gün sayısının 9.000'den 7.200'e düşürülmesine yönelik düzenleme yeniden gündeme geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın açıklamaları bu yönde bir hazırlık olduğunu ortaya koyarken, düzenlemenin kapsamına ilişkin belirsizlikler sürüyor.
Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, Dünya Gazetesi’nde yayımlanan köşe yazısında, söz konusu düzenlemenin tüm sigortalıları aynı şekilde etkilemeyeceğini belirtti.
Mevcut sistemde emeklilik şartları değişiyor
Erdursun, Bağ-Kur’da emeklilik şartlarının sigorta başlangıç tarihine göre farklılık gösterdiğine dikkat çekti. Buna göre, 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olan kadınlar 7.200 günle, erkekler ise 9.000 günle emekli olabilirken, bu grup EYT kapsamında yaş şartına tabi bulunmuyor.
9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında sigortalı olan kadınlar 58 yaş ve 9.000 gün, erkekler ise 60 yaş ve 9.000 gün şartını sağlamak zorunda. 1 Mayıs 2008 sonrası sigortalılar için ise 9.000 gün prim ve kademeli olarak 65 yaş şartı uygulanıyor.
“Düzenlemenin kapsamı belirleyici olacak”
Erdursun, köşe yazısında “Bağ-Kur prim gün sayısı 7.200’e indirilecek” şeklindeki söylemin detaylarının henüz netleşmediğini vurgulayarak, indirimin tüm sigortalıları mı kapsayacağı yoksa belirli gruplarla mı sınırlı kalacağının kritik olduğunu ifade etti. Genel bir indirim uygulanması halinde 9.000 günün 7.200’e, 7.200 günün ise 5.400’e kadar düşebileceğine işaret eden Erdursun, yalnızca 9.000 gün prim şartına tabi sigortalılar için yapılacak bir düzenlemede ise bu grubun 7.200 gün üzerinden emeklilik hakkı elde edebileceğini kaydetti.
En büyük avantaj 1999 öncesi sigortalılarda
Erdursun’a göre düzenlemeden en fazla faydayı 8 Eylül 1999 öncesi Bağ-Kur sigortalıları sağlayacak. Erdursun, erkek sigortalılar için 9.000 günden 7.200’e düşüşün önemli bir avantaj oluşturacağını, kadın sigortalılar için ise mevcut 7.200 gün şartının daha da aşağı çekilmesi halinde erken emeklilik imkanı doğabileceğini belirtti.
9 Eylül 1999 sonrası sigortalılar açısından ise prim gün sayısındaki indirimin tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Erdursun, bu grubun yaş şartını beklemeye devam edeceğini ifade etti.
“Kademeli emeklilik olmazsa avantaj sınırlı kalır”
Erdursun, özellikle 9 Eylül 1999 sonrası sigortalılar için kademeli emeklilik düzenlemesinin belirleyici olacağını kaydetti. Prim gün sayısının düşmesinin tek başına emekliliği öne çekmeyeceğini ifade eden Erdursun, kademeli emeklilik düzenlemesiyle birlikte hem yaş şartının esnetilebileceğini hem de emekliliğin daha erişilebilir hale gelebileceğini belirtti.
İhya maliyetlerine dikkat çekti
Erdursun, geçmişte prim borçları nedeniyle hizmet süreleri silinen veya dondurulan sigortalıların “ihya” yoluyla bu süreleri yeniden satın almak zorunda kalacağını belirterek, bu durumun ciddi maliyetler doğurabileceğini ifade etti.
Bu kapsamda yapılacak ödemelerin 300 bin liradan başlayıp 1 milyon lirayı aşabileceğine dikkat çeken Erdursun, düzenlemenin ekonomik boyutunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydetti.
“Herkes için aynı fırsat değil”
Erdursun, yazısında düzenlemenin tüm sigortalılar için eşit avantaj sağlamayacağını belirterek, en büyük kazanımın 1999 öncesi sigortalılarda olacağını, 1999 sonrası sigortalılar için ise etkinin sınırlı kalabileceğini ifade etti.
Bağ-Kur sistemindeki mevcut yapısal sorunlara da değinen Erdursun, son 2.520 gün kuralı, düşük emekli aylıkları ve prim ödeme yükümlülüğünün devam etmesinin sigortalıları farklı arayışlara yönelttiğini kaydetti. Bağ-Kur prim gün sayısına ilişkin düzenlemenin 2026 yılı içinde yasalaşmasının beklendiğini aktaran Erdursun, detayların önümüzdeki süreçte netleşeceğini ifade etti.