<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Fethiye Haber | FRT Televizyonu Haberleri - Gerçek Fethiye - Muğla Haberleri</title>
      <link>https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Fethiye son dakika kaza haberleri, Fethiye yangın ve fethiye deprem haberleri. Fethiye haber bülteni ile günlük fethiye haberleri, güncel köşe yazılarını takip edin.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Wed, 21 Oct 2026 10:12:49 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.gercekfethiye.com/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Yeşilüzümlü’de KETEM taramaları başladı]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/yesiluzumlu-de-ketem-taramalari-basladi/131560/</link>
            <description><![CDATA[Fethiye KETEM tarafından Yeşilüzümlü Mahallesi’nde başlatılan kanser taramaları bir hafta boyunca devam edecek. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında vatandaşlara bilgilendirme de yapıldı.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/yesiluzumlu-de-ketem-taramalari-basladi/131560/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 11:18:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Fethiye&#39;ye bağlı Yeşilüzümlü Mahallesi&#39;nde, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) tarafından yürütülen tarama çalışmaları başladı.</p><p>1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında Üzümlü Aile Sağlığı Merkezi&#39;nde vatandaşlarla bir araya gelen KETEM Sorumlu Hekimi Dr. Banu Mumcu, meme kanseri konusunda bilgilendirmede bulundu.</p><p>Çalışmalar kapsamında taramaya katılan vatandaşların Fethiye KETEM&#39;e ulaşımı taşımalı sistemle sağlandı. Merkezde vatandaşların taramaları gerçekleştirildi.</p><p>Yeşilüzümlü&#39;de başlatılan tarama çalışmalarının bir hafta boyunca devam edeceği belirtildi.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/yesiluzumlu-de-ketem-taramalar_1792484281_9k7rt2.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yeşilüzümlü’de KETEM taramaları başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/yesiluzumlu-de-ketem-taramalar_1792484281_9k7rt2.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bebeklerde kasık şişliğine dikkat: Cerrahi tedavi gerekebilir]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/bebeklerde-kasik-sisligine-dikkat-cerrahi-tedavi-gerekebilir/131554/</link>
            <description><![CDATA[Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İrfan Serdar Arda, çocuklarda kasık fıtığının kendiliğinden iyileşmediğini belirterek tedavinin geciktirilmesinin organlarda kalıcı hasara yol açabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/bebeklerde-kasik-sisligine-dikkat-cerrahi-tedavi-gerekebilir/131554/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 08:38:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İrfan Serdar Arda, çocuklarda kasık bölgesinde görülen şişliklerin kasık fıtığının belirtisi olabileceğini belirterek ailelere bu şişlikleri ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.</p><p>Çocukluk çağında sık karşılaşılan cerrahi sorunlardan biri olan kasık fıtığının özellikle bebeklerde ve erken doğan çocuklarda önemli sağlık risklerine yol açabildiğini ifade eden Prof. Dr. Arda, tanı konulduktan sonra uygun zamanda cerrahi tedavi uygulanması gerektiğini bildirdi.</p><strong>'Çocuk sakinleştiğinde ya da yattığında kaybolabiliyor'</strong><p>Kasık fıtığının en belirgin bulgusunun kasık bölgesindeki şişlik olduğunu aktaran Arda, 'Bu şişlik özellikle çocuk ağladığında, güldüğünde veya ıkındığında belirginleşebiliyor. Çocuk sakinleştiğinde ya da yattığında ise kaybolabiliyor' dedi.</p><p>Kasık fıtığının erkek çocuklarda kız çocuklarına göre yaklaşık 5 ila 8 kat daha sık görüldüğünü belirten Arda, erken doğan bebeklerin de risk grubunda bulunduğunu söyledi. Fıtığın sağ tarafta daha sık görülebildiğini kaydeden Arda, özellikle küçük yaştaki çocuklarda iki taraflı görülme olasılığının da daha yüksek olabileceğini ifade etti.</p><strong>Tedavinin geciktirilmesi kalıcı hasara yol açabilir</strong><p>Fıtık kesesinin içine çoğunlukla bağırsakların girdiğini, kız çocuklarında ise yumurtalığın da kese içinde bulunabildiğini belirten Arda, bu organların sıkışarak karın içine geri dönememesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti.</p><p>Sıkışan organın kan dolaşımının bozulabileceğini ve zamanında müdahale edilmediğinde kalıcı hasar gelişebileceğini vurgulayan Arda, erkek çocuklarda testislerin kanlanmasının da olumsuz etkilenebileceğini bildirdi.</p><p>Arda, kasık fıtığı bulunan çocuklarda şişliğin sertleşmesi, karın içine geri gitmemesi, ağrı veya kusma gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden acil tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.</p><strong>Temel tedavi cerrahi onarım</strong><p>Çocuklarda kasık fıtığının kendiliğinden kapanmadığını ve temel tedavisinin cerrahi onarım olduğunu belirten Arda, fıtığın iyileşmesini beklemenin doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti.</p><p>Ameliyatın genel anestezi altında gerçekleştirildiğini aktaran Arda, işlem sırasında fıtık kesesinin çevre dokulardan ayrıldığını ve karın içiyle bağlantı noktasının bağlanmasıyla onarımın tamamlandığını anlattı.</p><p>Ameliyatların çoğunlukla günübirlik yapılabildiğini kaydeden Arda, ameliyat öncesinde çocuğun anestezi uzmanı tarafından değerlendirilmesinin önemine işaret etti. Arda, beslenmenin kesilmesi dahil ameliyat öncesi hazırlıkların sağlık ekibinin önerileri doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı.</p><p>Uygun cerrahi yöntemle onarılan çocukluk çağı kasık fıtıklarında tekrarlama olasılığının düşük olduğunu belirten Arda, ailelere şüpheli durumlarda çocuk cerrahisi uzmanına başvurmaları önerisinde bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/bebeklerde-kasik-sisligine-dik_1792422066_wIL9DY.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bebeklerde kasık şişliğine dikkat: Cerrahi tedavi gerekebilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/bebeklerde-kasik-sisligine-dik_1792422066_wIL9DY.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Batana Yağı ve Geleneksel Aktar Kültürünün Modern Bakımdaki Yeri]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/batana-yagi-ve-geleneksel-aktar-kulturunun-modern-bakimdaki-yeri/131537/</link>
            <description><![CDATA[Saç bakımında kullanılan ürünler yıllar içinde değişse de, bitkisel yağlar farklı coğrafyalarda varlığını sürdüren bakım geleneklerinin bir parçası olmaya devam ediyor. Geçmişte yerel toplulukların günlük alışkanlıklarında yer alan çeşitli yağlar, günümüzde kozmetik formüllerde de kullanılıyor. Özellikle batana yağı, Orta Amerika'daki geleneksel kullanım geçmişi ve bitkisel kökeniyle bu dönüşümün örnekleri arasında bulunuyor. Saf bitkisel yağlardan farklı bileşenler içeren kozmetik ürünlere uzanan gelişim, geleneksel bakım kültürünün günümüz ürün çeşitliliğine nasıl yansıdığını gösteriyor.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/batana-yagi-ve-geleneksel-aktar-kulturunun-modern-bakimdaki-yeri/131537/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 17:15:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Saç bakımında kullanılan ürünler yıllar içinde değişse de, bitkisel yağlar farklı coğrafyalarda varlığını sürdüren bakım geleneklerinin bir parçası olmaya devam ediyor. Geçmişte yerel toplulukların günlük alışkanlıklarında yer alan çeşitli yağlar, günümüzde kozmetik formüllerde de kullanılıyor. Özellikle batana yağı, Orta Amerika&#39;daki geleneksel kullanım geçmişi ve bitkisel kökeniyle bu dönüşümün örnekleri arasında bulunuyor. Saf bitkisel yağlardan farklı bileşenler içeren kozmetik ürünlere uzanan gelişim, geleneksel bakım kültürünün günümüz ürün çeşitliliğine nasıl yansıdığını gösteriyor.</p><strong>Honduras&#39;tan Günümüz Saç Bakımına Uzanan Bir Gelenek</strong><p>Orta Amerika&#39;nın tropikal bölgelerinde yetişen Amerikan palmiyesi (Elaeis oleifera), yerel toplulukların farklı amaçlarla yararlandığı bitkiler arasında bulunuyor. Meyvesinden elde edilen batana yağı, özellikle Honduras&#39;ın La Moskitia bölgesindeki Miskito topluluklarının geleneksel bakım alışkanlıklarıyla ilişkilendiriliyor.</p><p>Bölgedeki geleneksel üretim yöntemlerinde palmiye meyveleri çeşitli işlemlerden geçirilerek yağ elde ediliyor. Batana yağı, yerel saç bakım uygulamalarında kullanılan bitkisel içeriklerden biri olarak biliniyor. Günümüzde ise farklı kozmetik ürünlerin formüllerinde yer alabiliyor.</p><p>Bir bitkinin geleneksel kullanım geçmişi, o ürünün kültürel önemini anlamak açısından değer taşıyor. Bununla birlikte geçmişten gelen uygulamaların, günümüz kozmetik ürünleri için doğrudan bir etkinlik kanıtı oluşturmadığını dikkate almak gerekiyor.</p><strong>Saç Bakımında Sade İçeriklere Yöneliş</strong><p>Günlük saç bakımında kullanılan ürünlerin sayısı, kişisel alışkanlıklara ve saçın özelliklerine göre değişebiliyor. Şampuan, saç kremi, maske ve şekillendirici ürünlerin bir arada bulunduğu rutinlerde ürünlerin içerikleri kadar kullanım amaçları da önem kazanıyor.</p><p>Bitkisel yağlar, kozmetik sektöründe farklı saç bakım formüllerinin bileşenleri arasında yer alıyor. Yağ bazlı ürünler, saç yüzeyindeki kayganlık ve görünüm üzerinde etkili olacak şekilde geliştirilebiliyor. Bir ürünün sağlayabileceği kozmetik sonuçlar ise formülündeki diğer maddelere, kullanım koşullarına ve ürünün özelliklerine bağlı olarak değişebiliyor.</p><p>Batana yağı içeren ürünler de diğer kozmetik bakım seçenekleriyle birlikte değerlendirilebilir. Saf bir yağ ile farklı bileşenlerden oluşan saç bakım ürününün yapısı aynı değildir. Saçın ince veya kalın telli olması, saç derisinin hassasiyeti ve ürünün kullanım talimatları, bakım rutininde dikkate alınması gereken unsurlar arasında bulunur.</p><strong>Geleneksel Aktar Kültürünün Günümüzdeki Yeri</strong><p>Türkiye&#39;de aktar kültürü, bitkilerden elde edilen ürünlerin günlük yaşamda yer bulmasını sağlayan köklü geleneklerden biridir. Baharatlar, kurutulmuş bitkiler ve bitkisel yağlar, farklı kullanım alanlarıyla bu kültürün önemli parçalarını oluşturur. Zaman içinde ürün çeşitliliğinin genişlemesiyle birlikte geleneksel aktar anlayışı, günümüzün değişen ihtiyaçlarına da uyum sağlamıştır.</p><p>Bitkisel içeriklere gösterilen ilgi, geçmişten gelen ürünlerin farklı alanlarda değerlendirilmesini beraberinde getirmiştir. Özellikle saç ve cilt bakımında kullanılan bitkisel yağlar, geleneksel bakım alışkanlıklarıyla günümüz kozmetik uygulamaları arasında bir bağ kurar. Batana yağı da farklı coğrafyalardan gelen bakım geleneklerinin tanınan örneklerinden biridir.</p><p>Köklü aktar geleneğiyle tanınan Arifoğlu aktar ürünleri, bitkisel ürünlere yönelik geniş çeşitliliğiyle bu kültürün günümüzdeki temsilcileri arasında yer alır. Geleneksel bitkisel ürünlerin yanı sıra farklı kullanım amaçlarına yönelik seçeneklerin bulunması, aktar kültürünün zaman içinde kazandığı çeşitliliği yansıtır.</p><p>Geleneksel bilgi birikiminin günümüzdeki karşılığı, bitkisel ürünlerin içerikleri ve kullanım alanları hakkında daha bilinçli bir yaklaşım geliştirilmesidir. Özellikle kozmetik amaçlı ürünlerde içerik bilgilerinin ve kullanım talimatlarının dikkate alınması, bitkisel bakım alışkanlıklarının önemli bir parçasıdır.</p><strong>Saf Yağlardan Çok Bileşenli Kozmetik Formüllere</strong><p>Geleneksel bakım ürünleriyle modern kozmetik formüller arasındaki farklardan biri, içeriklerin bir araya getirilme biçimidir. Tek bir bitkisel kaynaktan elde edilen yağların yanında, birden fazla yağ ve yardımcı bileşen içeren kozmetik ürünler de bulunur.</p><p>Batana yağı, bu ayrımın görülebildiği örneklerden biridir. Saf batana yağı olarak sunulan bir ürün ile batana yağı içeren çok bileşenli saç bakım formülü, farklı içerik yapılarına sahiptir. Çok bileşenli bir ürünün özellikleri, formülün tamamı üzerinden değerlendirilir.</p><p>Arifoğlu&#39;nun batana yağı ürünleri de bitkisel yağların farklı kozmetik ürün biçimlerinde sunulmasına örnek oluşturur. Markanın ürün çeşitleri arasında saf batana yağının yanı sıra batana yağı içeren saç bakım formülleri de yer alır. Bu çeşitlilik, aynı bitkisel içeriğin farklı ürün yapılarında kullanılabildiğini gösterir.</p><p>Kozmetik ürünlerde ambalaj üzerinde yer alan içerik listesi, kullanım amacı ve üretici tarafından belirtilen talimatlar, ürünler arasındaki farkların anlaşılmasını kolaylaştırır. Aynı bitkisel bileşenin birden fazla üründe bulunması, bu ürünlerin aynı özelliklere veya kullanım koşullarına sahip olduğu anlamına gelmez.</p><strong>Bitkisel Saç Bakımında Gerçekçi Beklentiler</strong><p>Sosyal medyada bitkisel içeriklerle ilgili paylaşımların yaygınlaşması, bazı yağların belirli dönemlerde daha fazla ilgi görmesine neden olabiliyor. Özellikle saç uzaması, saç dökülmesi ve yeni saç oluşumuyla ilgili paylaşımlarda kozmetik bakım ile tıbbi tedavi arasındaki ayrımın korunması önemlidir.</p><p>Batana yağının saç dökülmesini tedavi ettiğini veya yeni saç büyümesi sağladığını gösteren yeterli klinik kanıt bulunmuyor. Saçın görünümüne yönelik kozmetik bakım uygulamaları, saç dökülmesinin nedenlerine yönelik tıbbi değerlendirme ve tedavi süreçlerinin yerine geçmez.</p><p>Bitkisel içerikli kozmetik ürünlerde de diğer bakım ürünlerinde olduğu gibi kullanım talimatlarına uyulması gerekir. Özellikle hassas ciltlerde yeni bir ürünün küçük bir bölgede denenmesi, olası istenmeyen reaksiyonların fark edilmesine yardımcı olabilir. Devam eden saç dökülmesi veya saç derisi sorunlarında dermatoloji uzmanına başvurulması önem taşır.</p><p>Geleneksel bitkisel yağların modern kozmetik sektöründeki yeri, geçmişten gelen bakım alışkanlıklarının farklı ürün biçimleriyle devam ettiğini gösteriyor. Batana yağı da kültürel geçmişi ve kozmetik formüllerdeki kullanımıyla bu gelişimin örnekleri arasında bulunuyor. Bitkisel ürünler hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için geleneksel kullanım bilgilerini, ürünün gerçek içeriklerini ve bilimsel kanıtları birbirinden ayırmak gerekiyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/batana-yagi-ve-geleneksel-akta_1792419358_lV89MR.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Batana Yağı ve Geleneksel Aktar Kültürünün Modern Bakımdaki Yeri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/batana-yagi-ve-geleneksel-akta_1792419358_lV89MR.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fethiye’de kanser taramaları için kırsal mahallelere ulaşım desteği]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-kanser-taramalari-icin-kirsal-mahallelere-ulasim-destegi/131512/</link>
            <description><![CDATA[Fethiye KETEM Birimi, köy ebesiyle birlikte Nif Mahallesi’ndeki vatandaşların ulaşımını sağlayarak kanser taramalarına başladı. Ekipler, hafta boyunca Yeşilüzümlü’de, perşembe günü ise İncirköy’de olacak.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-kanser-taramalari-icin-kirsal-mahallelere-ulasim-destegi/131512/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 12:04:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[  ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/fethiye-de-kanser-taramalari-i_1792400643_fdPJut.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fethiye’de kanser taramaları için kırsal mahallelere ulaşım desteği ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/fethiye-de-kanser-taramalari-i_1792400643_fdPJut.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Menopoz şikayetlerine katlanmak zorunda değilsiniz]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/menopoz-sikayetlerine-katlanmak-zorunda-degilsiniz/131496/</link>
            <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Irmak Üyel, menopozun kadın hayatının doğal bir evresi olduğunu belirterek, doğru bilgi ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarıyla bu dönemin daha konforlu geçirilebileceğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/menopoz-sikayetlerine-katlanmak-zorunda-degilsiniz/131496/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 08:50:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Menopozun, yumurtalıkların hormonal faaliyetlerinin azalmasıyla adet kanamalarının kalıcı olarak sona ermesi şeklinde tanımlandığını belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Irmak Üyel, herhangi bir başka neden olmaksızın 12 ay boyunca adet görülmemesinin menopoz göstergesi olarak kabul edildiğini ifade etti. Menopozun genellikle 45-55 yaşları arasında ortaya çıktığını kaydeden Üyel, bu döneme geçiş sürecinin son adet tarihinden yıllar önce başlayabildiğini dile getirdi.</p><strong>'12 ay adet görmemek menopoz göstergesidir'</strong><p>Menopozun yumurtalıkların hormonal faaliyetlerinin azalmasıyla adetlerin kalıcı olarak sona ermesi şeklinde tanımlandığını belirten Op. Dr. Irmak Üyel, şu bilgileri verdi;</p><p>'Başka bir neden olmaksızın 12 ay boyunca adet görülmemesi durumu menopoz olarak kabul edilir. Genellikle 45-55 yaşları arasında ortaya çıkar. Ancak menopoza geçiş süreci, son adet tarihinden yıllar önce başlayabilir. Bu süreçte adet aralıkları ve kanama miktarı değişebilir; sıcak basması, gece terlemesi ve uyku sorunları sıkça gözlemlenir.'</p><strong>'Her kadının deneyimi farklıdır'</strong><p>Sürecin kişiden kişiye değişkenlik gösterdiğini ifade eden Op. Dr. Üyel, şikyetleri dile getirmekten çekinilmemesi gerektiğini belirterek şu uyarılarda bulundu;</p><p>'Bazı kadınlar bu dönemi oldukça hafif geçirirken, bazılarında duygu durum değişiklikleri, günlük hayatı, iş hayatını ve ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Menopoz her ne kadar doğal bir süreç olsa da kadınların yaşam kalitesini bozan şikyetlere katlanmak zorunda olmadığını bilmesi önemlidir. Menopoz döneminde takibin yalnızca adet düzeni veya sıcak basmaları ile sınırlı kalmaması gerekiyor. Kemik sağlığı, kalp ve damar sağlığı, uyku düzeni ve ruhsal iyilik hli bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Düzenli yürüyüş, kas güçlendirici egzersizler, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma ve kaliteli uyku alışkanlıkları sağlığın korunmasında kritik rol oynar. Yaşa ve kişisel risk faktörlerine uygun taramalar ile jinekolojik kontroller aksatılmadan sürdürülmelidir.'</p><strong>'Tedavi kişiye özel planlanmalıdır'</strong><p>Menopoz yakınmaları için etkili ve güvenilir tedavi seçeneklerinin mevcut olduğunu belirten Op. Dr. Üyel, her kadına standart bir tedavi uygulanamayacağını söyledi. Üyel, 'Hormon tedavileri, hormon içermeyen tıbbi seçenekler ve vajinal yakınmalara yönelik özel uygulamalar; hastanın şikyetleri, genel sağlık geçmişi ve kişisel tercihleri doğrultusunda değerlendirilir. Temel amacımız, kişiye en uygun yaklaşımla belirtileri hafifletmek ve yaşam kalitesini artırmaktır' dedi.</p><p>18 Ekim Dünya Menopoz Günü vesilesiyle tüm kadınlara seslenen Op. Dr. Irmak Üyel, 'Bedeninizdeki değişimleri tanıyın, sorularınızı sormaktan ve profesyonel destek almaktan çekinmeyin. Doğru bilgi ve kişiye özel sağlık desteği ile menopoz dönemini sağlıklı, aktif ve konforlu bir şekilde geçirmek mümkündür' diyerek sözlerini tamamladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/menopoz-sikayetlerine-katlanma_1792332635_DcA2Cj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Menopoz şikayetlerine katlanmak zorunda değilsiniz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/menopoz-sikayetlerine-katlanma_1792332635_DcA2Cj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aşırı takviye kullanımı böbrek ve karaciğere zarar verebilir]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/asiri-takviye-kullanimi-bobrek-ve-karacigere-zarar-verebilir/131491/</link>
            <description><![CDATA[Kozmetoloji ve Dermatoloji Akademisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Hüray Hügül, sağlıklı bir cilt için uzman hekim önerilerinin önemine dikkati çekerek, aşırı takviye kullanımının böbrek ve karaciğere zarar verebileceği uyarısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/asiri-takviye-kullanimi-bobrek-ve-karacigere-zarar-verebilir/131491/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 20:32:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı ile Kozmetoloji ve Dermatoloji Akademisi Derneğince Antalya&#39;da düzenlenen 'A&#39;dan Z&#39;ye Estetik Zirvesi' kapsamında AA muhabirine konuşan kongre eş başkanı Hügül, Türkiye&#39;nin estetik uygulamalar ve tedaviler konusunda önemli bir deneyime sahip olduğunu söyledi.</p><p>Türk hekimlerinin bilgi ve tecrübelerini uluslararası bilim dünyasıyla paylaştığını belirten Hügül, uzun ve sağlıklı yaşamın yanı sıra cildin gençliğini korumanın da önem kazandığını ifade etti.</p><p>Hügül, sağlıklı bir cilt için dengeli beslenme, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve ruhsal iyilik halinin önemli olduğunu kaydetti.</p><strong>Komşunuza iyi gelen uygulama size zarar verebilir</strong><p>Cilt sağlığı ve estetik uygulamalarda uzman hekimlere başvurulması gerektiğini vurgulayan Hügül, kişilerin başkalarına iyi geldiği düşüncesiyle bilinçsiz uygulamalara yönelmemesi gerektiğini belirtti.</p><p>Hügül, şöyle konuştu:</p><p>'Kulaktan dolma, herkese iyi gelen şeyin kendisine de iyi geleceğini düşünüp &#39;Komşuma iyi geldi, ben de uygulayayım&#39; şeklinde yapılan uygulamalar çok yanlış oluyor. Bu yüzden hiç üşenmeyin, dermatoloğunuza başvurun. Sizi en uygun şekilde yönlendirecektir. Evde hazırlanan veya kulaktan dolma yapılan ya da merdiven altı uygulamalar her zaman sağlığınıza, cildinize zarar verir. O yüzden bilimin, eğitimin, güzelliğin ve sağlığın yanında olun.'</p><strong>Takviyeleri doktor önerisi doğrultusunda kullanın</strong><p>Genç ve sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyenlerin bilinçsiz takviye kullanımından kaçınması gerektiğini vurgulayan Hügül, 'Güzel olayım, sağlıklı kalayım diye aşırı supplement (takviye) kullanmak çok yanlış. Çok fazla supplement kullandığınızda böbrekleriniz ve karaciğeriniz bozulabiliyor. Çok yanlış kullanımlar olabilir.' diye konuştu.</p><p>Takviyelerin doktor önerisi doğrultusunda kullanılması gerektiğini ifade eden Hügül, sağlıklı beslenme, spor ve uzman hekimlerin önerdiği uygulamaların birlikte değerlendirilmesinin önemine işaret etti.</p><p>Hügül, cilt sağlığını ve güzelliği korumak için bilimsel bilgiye ve uzman görüşüne önem verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/asiri-takviye-kullanimi-bobrek_1792328384_XoYQpG.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aşırı takviye kullanımı böbrek ve karaciğere zarar verebilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/asiri-takviye-kullanimi-bobrek_1792328384_XoYQpG.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fethiye’de Gebe Buluşması: Anne Adayları Doğuma Uzmanlarla Hazırlandı]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-gebe-bulusmasi-anne-adaylari-doguma-uzmanlarla-hazirlandi/131454/</link>
            <description><![CDATA[Muğla’nın Fethiye ilçesinde Aksazlar’da düzenlenen Gebe Buluşması’nda yaklaşık 30 anne adayı; gebelik, doğuma hazırlık, nefes egzersizleri, beslenme ve doğum sonrası süreç hakkında uzmanlardan bilgi aldı.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-gebe-bulusmasi-anne-adaylari-doguma-uzmanlarla-hazirlandi/131454/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 13:02:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Fethiye&#39;de Aksazlar&#39;da düzenlenen Gebe Buluşması, anne adaylarını kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, fizyoterapist, yoga ve nefes eğitmenleri, ebe ve diyetisyenle bir araya getirdi. Bilgi, hareket ve paylaşım temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte gebelik sürecinden doğum sonrasındaki ilk 40 güne kadar pek çok konu ele alındı.</p><p>Yaklaşık 30 anne adayının katıldığı programda doğuma hazırlık, gebelikte fiziksel egzersiz, nefes teknikleri, sağlıklı beslenme, emzirme ve kordon kanı saklama hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Uzmanlar, anne adaylarının doğum sürecine ilişkin sorularını yanıtlarken katılımcılar da merak ettikleri konularda bilgi alma fırsatı buldu.</p><strong>Fethiye&#39;de anne adaylarına doğuma hazırlık eğitimi</strong><p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yasin Ceylan, etkinliğin temel amacının anne adaylarının gebelik ve doğum sürecine daha bilinçli hazırlanmasını sağlamak olduğunu belirtti.</p><p>Fethiye&#39;de dört yıldır görev yaptığını ifade eden Ceylan, organizasyon fikrinin Fizyoterapist Asena Akgül ile yapılan bir sohbet sırasında ortaya çıktığını söyledi. Benzer etkinliklerin büyük şehirlerde düzenlendiğini belirten Ceylan, Fethiye&#39;de de anne adaylarını farklı uzmanlık alanlarıyla buluşturmak istediklerini dile getirdi.</p><p>Program kapsamında gebelik boyunca karşılaşılabilecek tıbbi durumlar, doğuma hazırlık egzersizleri, nefes çalışmaları ve sağlıklı beslenme konularında bilgilendirme yapıldığını aktaran Ceylan, anne adaylarının korku ve endişelerinden uzaklaşarak doğuma daha bilinçli hazırlanmalarını hedeflediklerini kaydetti.</p><p>Ceylan, etkinliğe bebek ve anne ürünleri alanında faaliyet gösteren firmaların da katıldığını, stantlar aracılığıyla anne adaylarının farklı hizmet ve ürünler hakkında bilgi edindiğini belirtti.</p><strong>'Doğum sürecinde nelerle karşılaşacaklarını anlattık'</strong><p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayla Terzi de Gebe Buluşması&#39;nın anne adaylarına hem manevi hem de pratik açıdan destek sunmayı amaçladığını söyledi.<br>Etkinlikte interaktif bir sunum gerçekleştirdiğini belirten Terzi, doğum sırasında anne adaylarını nelerin beklediği, karşılaşabilecekleri durumlarda nasıl hareket edebilecekleri ve doğum sürecini kolaylaştırmaya yardımcı olabilecek yöntemler üzerinde durdu. Terzi, katılımcıların sorularını yanıtlayarak merak ettikleri konulara açıklık getirmeye çalıştığını ifade etti.</p><strong>Gebelikte hareket ve doğru egzersiz vurgusu</strong><p>Fizyoterapist Asena Akgül, etkinliğin farklı uzmanlık alanlarını bir araya getiren multidisipliner bir anlayışla hazırlandığını belirtti. Yaklaşık iki yıl önce Fethiye&#39;ye taşındığını ve burada kendi kliniğini açtığını anlatan Akgül, programda kadın doğum uzmanları, diyetisyen ve ebe ile birlikte görev aldıklarını söyledi.</p><p>Akgül, gebelik döneminde hareket, duruş ve güvenli egzersizler konusunda anne adaylarını bilgilendirdiklerini belirterek sağlıklı gebelik ve doğum sürecinin yanı sıra doğumdan sonraki ilk 40 günün de programın önemli başlıkları arasında yer aldığını ifade etti.</p><strong>Gebelik eğitimi doğum sonrasında da devam etti</strong><p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Erol Nadi Varlı da etkinlikte anne adaylarının gebelik ve doğum süreci hakkında bilgi edinmesinin önemine dikkat çekti.<br>Varlı, kadın doğum uzmanlarının yanı sıra yoga eğitmenleri, nefes eğitmenleri ve ebelerin de programda yer aldığını belirtti. Anne adaylarının farklı uzmanlardan bilgi almasının doğuma hazırlık sürecine katkı sağlayacağını ifade eden Varlı, sağlık profesyonellerinin bilgilendirme sorumluluğunun önemini vurguladı. Varlı, Gebe Buluşması&#39;nın devam etmesini temenni ederek gebelik döneminde doğru ve kapsamlı bilgiye erişimin önemine işaret etti.</p><strong>Kordon kanı ve kök hücre saklama hakkında bilgi verildi</strong><p>Etkinlikte anne adaylarına kordon kanı ve kordon dokusu saklama konusunda da bilgi aktarıldı. Yaşam Bankası bölge sorumlusu Alev Uzunoğlu, kordon kanının içerdiği kök hücrelerin belirli hastalıkların tedavisinde kullanılabildiğini anlattı.</p><p>Uzunoğlu, kordon kanının doğum sonrasında, bebek göbek kordonundan ayrıldıktan sonra alınabildiğini belirterek bu işlemin doğum sürecinden ayrı bir uygulama olarak gerçekleştirildiğini ifade etti. Kordon kanından elde edilen kök hücrelerin bazı kan hastalıklarının yanı sıra farklı hastalıkların tedavisinde de kullanıldığını söyledi.<br>Kordon dokusunun da kök hücre araştırmaları açısından önem taşıdığını aktaran Uzunoğlu, bu alandaki çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Kordon kanı ve dokusunun saklanma süresinin ilgili koşullara ve ailelerin tercihine göre değişebildiğini belirten Uzunoğlu, Türkiye&#39;de de bu alanda hizmet sunulduğunu ifade etti.</p><strong>Anne adayları uzmanlarla buluştu</strong><p>Gebe Buluşması, anne adaylarının gebelik, doğum ve doğum sonrası dönem hakkında farklı uzmanlık alanlarından bilgi edinmesini sağladı. Eğitimlerin yanı sıra katılımcılar, etkinlik alanındaki stantları ziyaret ederek anne ve bebek ürünleri ile çeşitli hizmetler hakkında bilgi aldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/fethiye-de-gebe-bulusmasi-anne_1792317735_zpmMGS.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fethiye’de Gebe Buluşması: Anne Adayları Doğuma Uzmanlarla Hazırlandı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/fethiye-de-gebe-bulusmasi-anne_1792317735_zpmMGS.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından çocuklarda buruk tıkanıklığı uyarısı]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/uzmanindan-cocuklarda-buruk-tikanikligi-uyarisi/131440/</link>
            <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Uzmanı Operatör Doktor Faruk Atlı, çocuklarda uzun süreli burun tıkanıklığının ağızdan nefes almaya ve çene yapısında bozulmalara neden olabileceğini belirterek, özellikle 3 yaşından sonra burun tıkanıklığı devam eden çocuklarda geniz etinin kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/uzmanindan-cocuklarda-buruk-tikanikligi-uyarisi/131440/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 08:44:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocuklarda uzun süre devam eden burun tıkanıklığının çene yapısında bozulmalara ve ilerleyen dönemlerde farklı sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p><p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kulak Burun Boğaz Uzmanı Operatör Doktor Faruk Atlı, burun ve boğazın vücudun mikroplarla karşılaştığı temel bölgeler arasında yer aldığını belirtti. Burun tıkanıklığının ağızdan nefes almaya neden olduğunu kaydeden Atlı, özellikle çocuklarda bu durumun uzun süre devam etmesinin çene gelişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkati çekti.</p><strong>'Uzun süre ağızdan nefes almak çene yapısını bozabilir'</strong><p>Çocuklarda burun tıkanıklığının kemik eğriliği, alerji veya geniz eti büyümesi gibi nedenlerle ortaya çıkabildiğini anlatan Atlı, geniz etinin bebeklik döneminde doğal olarak bulunduğunu belirtti. Geniz etinin zamanla küçülebildiğini ancak büyüklüğünün ve neden olduğu şikayetlerin değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Doktor Atlı, daha sonra şunları söyledi:</p><p>'Mikropların gireceği iki yer var; burun ve boğaz. İkisi de bizim alanımızda. Sindirim bile ağızda başlar. Akciğerle ilgili problemler varsa burunda da sorunlar görülebilir. Alerji nedeniyle burun tıkandığında akciğerle ilgili sıkıntılar da ortaya çıkabilir. Burun tıkandığı zaman insan ağızdan nefes alır. Özellikle çocuklarda ağızdan nefes alma çene yapısının bozulmasına sebep olur.'</p><p>Geniz etinin çocukluk döneminde yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Atlı, uzun süreli burun tıkanıklığı yaşayan çocukların uzman hekim tarafından değerlendirilmesinin önemine işaret etti.</p><strong>'Burundan nefes almak solunum kalitesini etkiliyor'</strong><p>Burundan nefes almanın solunum açısından önemli işlevleri bulunduğunu belirten Atlı, burun yoluyla alınan havanın ısıtıldığını, nemlendirildiğini ve temizlendiğini ifade ederek, 'Herkesin bildiği gibi burundan geçerken hava ısıtılır, nemlendirilir, temizlenir ama bilmediğiniz bir şey daha vardır. Nazalöral seviyede genişleme sağlayan, yani akciğerde gaz alışverişinin yapıldığı bölgede genişlemeyi sağlayan nazalöral refleksin de olduğu yerdir burası. Buradan geçerken nazalöral refleks, hava geçerken genişler. Genişleyince aldığımız havadan çok fazla miktarda oksijen geçmiş olur' diye konuştu.</p><p>Burun tıkanıklığının orta kulakta sıvı birikimine ve bazı durumlarda işitme sorunlarına zemin hazırlayabileceğini belirten Atlı, çocuklarda burun tıkanıklığının nedeninin araştırılması gerektiğini ifade ederek, '3 yaşını geçten sonra bile burun tıkanıklığı olan çocuk varsa etrafınızda mutlaka geniz etinin kontrol edilmesi gerekir. Aileler, çocuklarının nefes alma alışkanlıklarını takip etmeli' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-cocuklarda-buruk-ti_1792243897_7CWpHx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından çocuklarda buruk tıkanıklığı uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-cocuklarda-buruk-ti_1792243897_7CWpHx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[8 yaşındaki çocuğun boynunda grip kaynaklı düşünülen şişlik tümör çıktı, uzmanlardan uyarı geldi]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/8-yasindaki-cocugun-boynunda-grip-kaynakli-dusunulen-sislik-tumor-cikti-uzmanlardan-uyari-geldi/131375/</link>
            <description><![CDATA[Antalya'da boynundaki şişlik antibiyotik tedavisine rağmen geçmeyen 8 yaşındaki Ayşenur Keklikoğlu'na, biyopsi sonucunda çocukluk çağı tümörlerinden rabdomyosarkom tanısı konuldu. Antalya Şehir Hastanesi'nde kemoterapi ve radyoterapi uygulanan Ayşenur'un tedavisinde ilk değerlendirmelerde belirgin yanıt alındı. Kemoterapisi devam eden küçük kız, "Boynumda bir şişlik vardı, kayboldu. Hiçbir hastalık olmadı, boğazımda acıma yok" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/8-yasindaki-cocugun-boynunda-grip-kaynakli-dusunulen-sislik-tumor-cikti-uzmanlardan-uyari-geldi/131375/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 10:57:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Antalya&#39;da yaşayan, ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi Ayşenur Keklikoğlu&#39;nun boynunda oluşan şişlik nedeniyle ailesi hastaneye başvurdu. Verilen antibiyotik tedavisinin ardından şişliğin geçmemesi üzerine hematolojiye yönlendirilen Ayşenur,&#39;un durumu Antalya Şehir Hastanesi&#39;nde değerlendirildi. Yapılan görüntüleme tetkiklerinin ardından alınan biyopsi örneğinin incelenmesiyle küçük kıza rabdomyosarkom tanısı konuldu. Yaklaşık iki ay önce tedavisine başlanan Ayşenur&#39;a kemoterapiyle birlikte radyoterapi uygulandı. Radyoterapi süreci tamamlanan küçük kızın sistemik kemoterapisi devam ederken, doktorları ilk değerlendirmelerde tedaviye belirgin yanıt alındığını bildirdi.</p><strong>'Çocuğumun hastalığını ilk öğrendiğimde yıkıldım'</strong><p>Kızının boynundaki şişliğin uzun süre geçmediğini anlatan anne Çiğdem Keklikoğlu, ilk olarak gittikleri hastanede verilen ilaçların ardından yeniden kontrole gittiklerini söyledi. Şişliğin devam etmesi üzerine Antalya Şehir Hastanesi hematoloji bölümüne yönlendirildiklerini belirten Keklikoğlu, 'Buraya geldiğimizde doktorlar Ayşenur&#39;un boynundaki şişliğe bakıp yatış yapmanız gerekiyor dedi. Hastanede yattık, parça alındı, parça da kötü huylu çıkınca tedavisine başlandı. Tedavimiz devam ediyor' diye konuştu.<br>Tanıyı öğrendiğinde yaşadıklarını anlatan Keklikoğlu, şu ifadelere yer verdi: 'Çocuğumun hastalığını ilk öğrendiğimde yıkıldım, kötü oldum. Şokun etkisinden çıkamadım. Mecbur alışmak zorunda kaldım. Moral vermek istedim çocuğuma, morale ihtiyacı var. Gripten geliyor, nezlesin dedim. O yüzden boğazın şişti dedim. Doktorlarımızın hepsinden Allah razı olsun.'</p><strong>'Hiçbir hastalık olmadı'</strong><p>Tedavisi Antalya Şehir Hastanesi&#39;nde devam eden Ayşenur Keklikoğlu ise 'Boynumda bir şişlik vardı, kayboldu. Boğazımda hiç acıma yok. Hiçbir hastalık olmadı. Kendimi iyi hissediyorum' ifadelerini kullandı.</p><strong>Biyopsiyle tanı konuldu</strong><p>Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Dr. Mediha Akcan, Ayşenur&#39;un boynundaki şişliğin antibiyotik tedavisine rağmen büyümeye devam etmesi üzerine kendilerine başvurduğunu söyledi. Bu tür durumlarda tümör olasılığını değerlendirdiklerini belirten Akcan, görüntüleme tetkiklerinin ardından doku tanısı için biyopsi yaptıklarını kaydetti. Akcan, 'Biyopsi sonucunda da bir çocukluk çağı tümörü olan rabdomyosarkom tanısını aldık. Ayşenur bize boyunda şişlik şikayeti ile geldi. Önce antibiyotik tedavisi verilmiş ama antibiyotik tedavisine yanıt vermediğive şişlik büyümeye devam ettiği için geldi. Biz böyle durumlarda genellikle malign hastalık dediğimiz tümörel oluşum olabilir mi diye değerlendiriyoruz. Ve yaptığımız filmler sonucunda da böyle bir şey olabileceğini düşündük, oradan doku tanısına gitmek için biyopsi aldık. Biyopsi sonucunda da bir çocukluk çağı tümörü olan rabdomyosarkom tanısını aldık. Tanıyı aldıktan sonra sistemik kemoterapi tedavisine başladık' dedi.</p><p>Ayşenur&#39;un tedavisinde radyoterapinin de önemli bir basamak olduğunu ifade eden Akcan, hastanedeki radyasyon onkolojisi ekibinin desteğiyle kemoterapiyle eş zamanlı uygulanan radyoterapinin tamamlandığını bildirdi.</p><strong>'Tedaviye yanıtımız belirgin derecede var gözüküyor'</strong><p>Sistemik kemoterapinin devam edeceğini belirten Akcan, 'kemoterapi ve radyoterapiyi birlikte değerlendirdiğimizde ilk etapta tedaviye yanıtımız belirgin derecede var gözüküyor. Ama şimdi tabii ki tedavinin belli aşamalarında kabaca bir 4-5 hafta sonrasında tekrar MR kontrollerini çekeceğiz. Şu anda ilk değerlendirmemizde tedavi yanıtımız var, Gayet iyi gidiyor' ifadelerini kullandı.</p><strong>'Önümüzde bir 4-6 ay kadar daha sistemik tedavi süreci olacak'</strong><p>Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Dr. Ayşe Nur Akınel, çocukluk çağı tümörlerinin tedavisinin farklı branşların katılımıyla yürütülen bir ekip işi olduğunu söyledi. Biyopsi aşamasında cerrahi ekibin, radyoterapi aşamasında radyasyon onkolojisi ekibinin desteğini aldıklarını belirten Akınel, hemşirelik bakımı ve ailenin tedaviye uyumunun da sürecin bir parçası olduğunu kaydetti. Akınel, 'Neyse ki Ayşenur&#39;da radyasyon, onkolojisi, radyoterapi kısmında belirgin bir yan etki görmeden bu süreci sorunsuz bir şekilde tamamladık. Şimdi sistemik kemoterapisini de tamamlayıp inşallah tedavi kestiğimiz günleri de göreceğiz' dedi.</p><p>Tedavi planına ilişkin bilgi veren Akınel, 'Önümüzde bir 4-6 ay kadar daha sistemik tedavi süreci olacak. Bir 4-5 hafta sonra ara değerlendirmemizi göreceğiz. Sonrasında da pet ile değerlendireceğiz' diye konuştu.</p><strong>Radyoterapi sürecinde yan etkiler yakından takip edildi</strong><p>Antalya Şehir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Kliniği İdari Sorumlusu Doç. Dr. Eda Küçüktülü, Ayşenur&#39;un hastalığının baş-boyun bölgesinde bulunması nedeniyle radyoterapinin yan etkilerini yakından takip ettiklerini söyledi. Ağız mukozasının hassas olduğuna dikkati çeken Küçüktülü, yan etkilerin önlenmesi ve azaltılmasında takip ile destek tedavisinin önemini anlattı. Küçüktülü, 'Çok güzel bir yan etki takibi ve destek tedavisiyle Ayşenur&#39;u yemek yemek problemleri yaşamadan, çok ciddi bir kilo kaybı yaşamadan, çok mutlu bir biçimde burada tedavi olmasını sağladık' dedi.</p><p>Radyoterapi sırasında kullanılan maskeye Ayşenur&#39;un uyum gösterdiğini anlatan Küçüktülü, 'Bu maskeden yetişkin hastalar bile çok korkabiliyor. Yüzün şeklini alması için sıcak olarak yüze yerleştiriliyor, ardından kısa sürede soğuyarak şekil alıyor. Ayşenur, küçük yaşına rağmen tüm bunları büyük bir olgunlukla karşıladı' ifadelerini kullandı.</p><p>Toplumda ışın tedavisine yönelik korkunun geçmişte kullanılan tedavi tekniklerinden kaynaklandığını belirten Küçüktülü, 'Günümüzde yeni tedavi teknikleri ve yüksek teknolojili cihazlar kullanıyoruz. Ancak hastalarımızın ışın tedavisine ilişkin korkularını gidermek her zaman kolay olmuyor. Ayşenur onlar için canlı bir örnek oldu. Hem radyoterapi alan hem de kliniğin içinde neşeyle koşan bir çocuğu görmek, yetişkin hastalarımızın da korkularının azalmasına yardımcı oldu' diye konuştu.</p><strong>Antibiyotiğe rağmen büyüyen şişliklere dikkat</strong><p>Çocuklarda boyun bölgesindeki lenf bezi şişliklerine sık rastladıklarını belirten Dr. Mediha Akcan, bunların büyük bölümünün iyi huylu olduğunu söyledi. Kötü huylu hastalıklarda tanının gecikmemesi için şişliğin seyri ve eşlik eden belirtilerin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Akcan, ailelere şu uyarıda bulundu: 'Eğer antibiyotik tedavisi altında büyümeye devam ediyorsa, kilo kaybı eşlik ediyorsa, kemik ağrısı varsa, antibiyotiğe yanıt vermeyen ateş durumu varsa veya vücudunda kolay morarmalar, küçük küçük morluklar oluştuysa, böyle durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk hematoloji, onkoloji hekimine, merkezine başvurmalarını öneriyoruz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/8-yasindaki-cocugun-boynunda-g_1792223829_e2QNCf.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 8 yaşındaki çocuğun boynunda grip kaynaklı düşünülen şişlik tümör çıktı, uzmanlardan uyarı geldi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/8-yasindaki-cocugun-boynunda-g_1792223829_e2QNCf.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Datça'da erken teşhis için ücretsiz tarama hizmeti uzatıldı]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/datca-da-erken-teshis-icin-ucretsiz-tarama-hizmeti-uzatildi/131370/</link>
            <description><![CDATA[Muğla İl Sağlık Müdürlüğünce Datça'da hizmete sunulan Mobil Kanser Tarama Aracı'nın ilçedeki hizmet süresi, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle 31 Ekim'e kadar uzatıldı.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/datca-da-erken-teshis-icin-ucretsiz-tarama-hizmeti-uzatildi/131370/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 09:47:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cumhuriyet Meydanı&#39;nda 5 Ekim&#39;de hizmet vermeye başlayan mobil araçta, uygun yaş grubundaki vatandaşlara randevusuz ve ücretsiz kanser taraması yapılıyor.</p><p>Uygulamadan yararlanan Datçalı kadınlar, daha önce tarama yaptırmak için Muğla merkezine veya çevre ilçelere gitmek zorunda kaldıklarını belirterek, hizmetin ilçede sunulmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.</p><p>Sağlık yetkilileri, kanserle mücadelede erken teşhisin önemine dikkati çekerek vatandaşları tarama hizmetlerinden yararlanmaya davet etti.</p><p>Ücretsiz taramaların 31 Ekim&#39;e kadar Datça Cumhuriyet Meydanı&#39;nda devam edeceği bildirildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/datca-da-erken-teshis-icin-ucr_1792219630_YDvjso.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Datça'da erken teşhis için ücretsiz tarama hizmeti uzatıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/datca-da-erken-teshis-icin-ucr_1792219630_YDvjso.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yakın çalışma ve uzun ekran süresi, miyopi riskini artırıyor]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/yakin-calisma-ve-uzun-ekran-suresi-miyopi-riskini-artiriyor/131367/</link>
            <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tuğba Kurt, özellikle çocuklarda uzun süreli yakın çalışmanın gözlerin uyum mekanizmasını sürekli çalıştırabildiğini belirterek, "Uzun süre yakın mesafeye odaklanmak, gözlerde yorgunluk ve kuruluk gibi şikayetlere neden olabilir. Çocuklarda ders çalışırken ortaya çıkan baş ağrısı, bulanık görme, gözlerde yanma ve ağrı gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerekiyor" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/yakin-calisma-ve-uzun-ekran-suresi-miyopi-riskini-artiriyor/131367/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 08:28:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocukların ders çalışırken, kitap okurken veya ekran kullanırken uzun süre yakın mesafeye odaklanmasının gözlerin uyum mekanizmasını sürekli çalıştırdığını belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tuğba Kurt, 'Akomodasyon adı verilen bu mekanizma, yakındaki nesnelerin net görülmesini sağlar. Uzun süre kesintisiz yakın çalışma gözlerde yorulma hissine neden olur. Özellikle ders sırasında ortaya çıkan baş ağrısı, bulanık görme, gözlerde yanma ve ağrı gibi yakınmalar dikkate alınmalıdır. Her çocuğun ekran ve yakın çalışma süresine verdiği yanıt aynı değildir. Çocuğun ders çalışırken sık sık gözlerini ovuşturması, baş ağrısından yakınması veya yazıları görmek için gözlerini kısması göz yorgunluğunun yanı sıra bir görme probleminin de göstergesi olabilir' dedi.</p><strong>Ekrana bakarken göz kırpma sayısı azalıyor</strong><p>Uzun süre ekrana bakmanın gözlerde kuruluk şikayetini artırabildiğini söyleyen Op. Dr. Tuğba Kurt, bunun önemli nedenlerinden birinin göz kırpma sıklığının azalması olduğunu belirtti. Kurt, 'Normal şartlarda göz kırpmak, göz yüzeyindeki gözyaşının düzgün bir şekilde dağılmasını sağlar. Ancak ekrana yoğun şekilde odaklanıldığında göz kırpma sayısı azalabilir. Bu durumda gözyaşı daha hızlı buharlaşır ve göz yüzeyinde kuruluk oluşabilir. Kurulukla birlikte yanma, batma, ağrı, kızarıklık ve zaman zaman bulanık görme gibi şikyetler ortaya çıkabilir. Özellikle uzun süre bilgisayar veya tablet kullanan çocukların bu belirtileri yaşayıp yaşamadığının takip edilmesi önemlidir' diye konuştu.</p><strong>20-20-20 kuralı gözleri dinlendirmeye yardımcı oluyor</strong><p>Ekran kullanımında gözleri düzenli olarak dinlendirmenin göz yorgunluğunun azaltılmasına yardımcı olabileceğini ifade eden Op. Dr. Tuğba Kurt, '20-20-20 kuralı bu açıdan uygulanabilecek basit yöntemlerden biridir. Her 20 dakikalık yakın çalışmanın ardından yaklaşık 20 saniye boyunca en az 20 feet, yani 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmak gözlerin yakına odaklanmasını azaltmaya yardımcı olur. Bunun yanında özellikle uzun süre ders çalışan çocukların yaklaşık her yarım saatte bir kısa bir mola vermesi, gözlerini 1-2 dakika kapatması ve sürekli ekrana sabitlenmek yerine bakışlarını farklı uzaklıklara yönlendirmesi faydalı olabilir. Buradaki amaç yalnızca ekran süresini bölmek değil, gözlerin sürekli yakın mesafeye odaklanmasını da azaltmaktır' dedi.</p><strong>Ekran ile göz arasında en az bir kol mesafesi olmalı</strong><p>Ekranın konumunun ve kullanım mesafesinin de göz sağlığı açısından önem taşıdığını belirten Op. Dr. Tuğba Kurt, 'Ekran ile göz arasında yaklaşık 50-70 santimetrelik, yani en az bir kol mesafesine yakın bir uzaklık bulunması uygun olur. Ekranın üst kenarının göz hizasında veya biraz altında olması ve bakışın hafif aşağı yönelmesi tercih edilmelidir. Ekran parlaklığının da ortamın aydınlatmasına uygun olması gerekir. Çok parlak bir ekranın karanlık bir odada kullanılması gözlerdeki rahatsızlık hissini artırabilir. Bu nedenle çocukların ders çalışırken veya dijital içerik tüketirken karanlık bir ortamda ekrana bakmamaları, çalışma alanının yeterli ve dengeli şekilde aydınlatılması önemlidir' ifadelerini kullandı.</p><strong>Uzun ekran süresi miyopi gelişimini etkileyebilir</strong><p>Çocukluk ve gençlik döneminde uzun süreli yakın çalışmanın miyopi gelişimi ve ilerlemesi açısından da dikkate alınması gerektiğini ifade eden Op. Dr. Tuğba Kurt, 'Özellikle çocuklarda uzun süre ekran kullanımı ve yakın mesafeli çalışmaların artması, miyopi açısından risk oluşturan faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor. Yakın çalışmanın uzun süre devam etmesi gözün uyum mekanizmasını sürekli aktif tutarken, çocukluk döneminde gözün yapısal gelişimi de devam ediyor. Bu nedenle ekran kullanımının sınırlandırılması, yakın çalışma sırasında düzenli molalar verilmesi ve çocukların gün içerisinde açık havada zaman geçirmesi önem taşıyor. Mümkünse her gün en az bir saat gün ışığında dışarıda vakit geçirilmesi göz sağlığı açısından destekleyici olabilir' dedi.</p><strong>Mavi ışığın gözlere kalıcı hasar verdiğine dair çalışma yok</strong><p>Dijital ekranlardan yayılan mavi ışık konusunda da toplumda çeşitli endişeler bulunduğunu belirten Op. Dr. Tuğba Kurt, 'Bugünkü bilimsel veriler, dijital cihazlardan gelen mavi ışığın doğrudan gözlerde kalıcı bir hasara neden olduğunu göstermiyor. Aynı şekilde mavi ışık filtreli gözlüklerin gözde oluşabilecek bozulmaları önlediği veya ekran kaynaklı göz yorgunluğunu kesin olarak azalttığına ilişkin yeterli klinik kanıt bulunmuyor. Ancak ekranların özellikle gece saatlerinde yoğun kullanılması uyku düzenini etkileyebilir. Bu nedenle çocukların yatmadan önce ekran kullanımını bırakması, özellikle gece geç saatlerde uzun süre telefon veya tablet kullanmaması hem uyku düzeni hem de genel sağlık açısından önemlidir' dedi.</p><strong>Çocuğunuz ekrana gözlerini kısarak bakıyorsa dikkat</strong><p>Çocuğun ekrana bakarken gözlerini kısmasının veya ekrana yaklaşmasının yalnızca yorgunluk olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Op. Dr. Tuğba Kurt, 'Çocuk ekrandaki yazıları görmek için gözlerini kısıyor, televizyona veya bilgisayara normalden fazla yaklaşıyor, sık sık gözlerini ovuşturuyor ya da ders çalışırken tekrarlayan baş ağrısından şikyet ediyorsa görme problemi açısından değerlendirme yapılması gerekir. Bu belirtiler miyopi, hipermetropi, astigmatizma veya başka bir göz problemine işaret edebilir. Özellikle çocuğun okul performansında veya okuma alışkanlığında bir değişiklik fark edildiğinde yalnızca ekran süresini azaltmakla yetinilmemeli, göz muayenesi de ihmal edilmemelidir' dedi.</p><strong>Uyku, hijyen ve beslenme de göz sağlığını etkiliyor</strong><p>Göz sağlığının yalnızca ekran kullanım süresiyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Tuğba Kurt, uyku düzeni, hijyen ve beslenme alışkanlıklarının da önemli olduğunu söyledi. Kurt, 'Çocukların yeterli ve düzenli uyuması, ekran kullanımının özellikle gece saatlerinde sınırlandırılması ve göz hijyenine dikkat edilmesi gerekir. Ellerin sık sık yıkanması ve gözlere kirli ellerle dokunulmaması, özellikle enfeksiyonların yaygın olduğu dönemlerde önem taşır. Bunun yanında dengeli beslenme de göz sağlığını destekler. Yumurta, balık, ceviz ve omega-3 yağ asitleri açısından zengin besinlerin dengeli bir beslenme düzeninde yer alması faydalı olabilir. Ekran kullanımını tamamen ortadan kaldırmak yerine doğru kullanım alışkanlıkları oluşturmak, düzenli molalar vermek ve gözle ilgili şikyetler ortaya çıktığında zamanında değerlendirme yapmak çocukların göz sağlığının korunmasına katkı sağlar' diyerek sözlerini tamamladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/yakin-calisma-ve-uzun-ekran-su_1792160086_nAI839.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yakın çalışma ve uzun ekran süresi, miyopi riskini artırıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/yakin-calisma-ve-uzun-ekran-su_1792160086_nAI839.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fethiye’de Optikçi Mahmut Görgülü Doğru Gözlük Seçiminin Püf Noktalarını Anlattı]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-optikci-mahmut-gorgulu-dogru-gozluk-seciminin-puf-noktalarini-anlatti/131332/</link>
            <description><![CDATA[Fethiye’de optik mağazası işleten Mahmut Görgülü, doğru gözlük kullanımında yalnızca cam numarasının değil, çerçevenin yüze uygunluğunun da önemli olduğunu belirtti. Görgülü, yanlış çerçeve seçiminin burun ve şakak bölgesinde rahatsızlığa neden olabileceğine dikkat çekti.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-optikci-mahmut-gorgulu-dogru-gozluk-seciminin-puf-noktalarini-anlatti/131332/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 14:59:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Fethiye&#39;de optik mağazası işleten Mahmut Görgülü, gözlük seçiminde doğru camın tek başına yeterli olmadığını ifade etti, çerçevenin kişinin yüz yapısına ve ölçülerine uygun olması gerektiğini söyledi.</p><p>Çerçevenin buruna ve şakaklara doğru şekilde oturmasının önemini vurgulayan Görgülü, sap uzunluğu ve ekartman ölçülerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Görgülü, bir gözlük çerçevesinin kişiye yakışmasının, o çerçevenin doğru olduğu anlamına gelmediğini ifade etti. Son dönemde gözlüklerin aksesuar amacıyla da sıkça kullanıldığına değinen Görgülü, numarasız gözlük tercihinde camın niteliğinin önemli olduğunu söyledi.</p><p>Bilgisayar başında uzun süre çalışan kişiler için mavi ışık filtreli camların tercih edilebildiğini belirten Görgülü, yalnızca aksesuar amacıyla kullanılan standart sıfır numaralı camların gerekli olmayabileceğini dile getirdi.</p><p>Görgülü, numarasız gözlüklerin göz sağlığı açısından doğrudan bir sorun oluşturduğunu söylemenin doğru olmayacağını, ancak çerçevenin ağırlığının burun üzerinde rahatsızlık yaratabileceğini kaydetti.</p><p>Gözlük seçiminde estetik görünümün yanı sıra yüz ölçülerine uygunluğun ve kullanım rahatlığının da göz önünde bulundurulması gerekiyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/fethiye-de-optikci-mahmut-gorg_1792151946_uVCXIx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fethiye’de Optikçi Mahmut Görgülü Doğru Gözlük Seçiminin Püf Noktalarını Anlattı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/fethiye-de-optikci-mahmut-gorg_1792151946_uVCXIx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Okul dönemi çocuk sağlığı için el yıkama alışkanlığı çok önemli]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/okul-donemi-cocuk-sagligi-icin-el-yikama-aliskanligi-cok-onemli/131303/</link>
            <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, 15 Ekim Dünya El Yıkama Günü vesilesiyle okul dönemi çocuk hastalıklarından korunmak için el hijyeninin yanı sıra aşı ve beslenme önerileri sundu.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/okul-donemi-cocuk-sagligi-icin-el-yikama-aliskanligi-cok-onemli/131303/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 08:26:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, soğuk havalarda çocukların hastalıklardan korunması için dikkat edilmesi gereken noktaları vurguladı. 15 Ekim Dünya El Yıkama Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Dr. Çebi, el hijyeninin önemini ön plana çıkardı. 'Özellikle el hijyeni çok önemlidir. Çocuklarımıza mutlaka el yıkama alışkanlığı kazandırmalıyız ve en önemlisi doğru el yıkamayı öğretmeliyiz' dedi.</p><p>Serin havaların, birçok aile için endişe kaynağı olduğunu belirten Dr. Çebi, 'Okullar açıldı ve birçok çocuğumuz hastanelerin yolunu tutmaya başladı. Çocuklarımızı hastalıklardan korumak için sıkça el yıkamalıyız. Grip aşısı, hastalık sıklığını ve şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir. 9 yaşın altındaki çocuklar için 1 ay arayla 2 doz aşı önerilmektedir' şeklinde konuştu.</p><p>Çocukların düzenli ve mevsimine uygun beslenmesinin bağışıklık sistemini güçlendireceğini belirten Dr. Çebi, 'Sebze ve meyveleri mevsimine göre tüketmek, hormonlu gıdalardan uzak durmamıza yardımcı olur. Ayrıca, doktor kontrolü ile alınan takviye vitaminler bağışıklık sistemini destekleyebilir' ifadelerini kullandı.</p><p>Doğal çözümler konusunda da önerilerde bulunan Dr. Çebi, 'Kış boyunca öksürükleri önlemek için ayva yaprağı ve ıhlamur kullanılabilir. Ayrıca doğal öksürük şurubu tarifi olarak turp, karabiber ve bal öneriyorum. 1 yaşın altındaki çocuklara bal vermemek gerekiyor. Hastalık belirtileri devam ederse mutlaka doktora başvurulmalıdır. Tedbirimizi aldığımız takdirde, kıştan korkmamıza gerek yok' açıklamasında bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/okul-donemi-cocuk-sagligi-icin_1792070917_Qlkv6U.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Okul dönemi çocuk sağlığı için el yıkama alışkanlığı çok önemli ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/okul-donemi-cocuk-sagligi-icin_1792070917_Qlkv6U.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ortaca’da Şap ve Brucella aşılama çalışması devam ediyor]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/ortaca-da-sap-ve-brucella-asilama-calismasi-devam-ediyor/131240/</link>
            <description><![CDATA[Ortaca İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından büyükbaş hayvanlar üzerinde Şap ve Brucella aşılama çalışmaları devam ediyor.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/ortaca-da-sap-ve-brucella-asilama-calismasi-devam-ediyor/131240/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 10:16:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Güzelyurt Mahallesinde Şap ve Brucella aşılama çalışmaları gerçekleştirildi. İlçe Müdürlüğü Hayvan Sağlığı birimi tarafından 2026 yılı Sonbahar dönemi Şap Aşılama Kampanyası kapsamında Güzelyurt Mahallemizdeki büyükbaş hayvancılık işletmelerinde aşılama çalışmaları yapıldı. Çalışmalar kapsamında işletmelerde bulunan tüm büyükbaş hayvanlara Şap aşısı, dişi sığırlara ise Brucella aşısı uygulandı.</p><p>Hayvan sağlığının korunması, bulaşıcı hayvan hastalıklarının yayılmasının önlenmesi ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin desteklenmesi amacıyla koruyucu aşılama çalışmalarının bundan sonra da aralıksız olarak devam edeceği açıklandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/ortaca-da-sap-ve-brucella-asil_1792048610_Dcq3I4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ortaca’da Şap ve Brucella aşılama çalışması devam ediyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/ortaca-da-sap-ve-brucella-asil_1792048610_Dcq3I4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA['Meme sağlığı için düzenli kontrolleri ihmal etmeyin']]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/meme-sagligi-icin-duzenli-kontrolleri-ihmal-etmeyin/131238/</link>
            <description><![CDATA[Meme sağlığının korunmasında sağlıklı yaşam alışkanlıkları, düzenli kontroller ve erken tanının önemine dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Nihan Turhan, "Meme kanseri erken dönemde saptandığında tedavi seçenekleri artıyor. Her kadının kendi meme yapısını tanıması, düzenli kontrollerini yaptırması ve memede ortaya çıkan değişiklikleri dikkate alması erken tanı açısından önem taşıyor" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/meme-sagligi-icin-duzenli-kontrolleri-ihmal-etmeyin/131238/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 08:32:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Nihan Turhan, meme kanserine ilişkin açıklamalarda bulundu. Meme sağlığının genel vücut sağlığından ayrı düşünülmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Nihan Turhan, 'Sağlık, bireyin fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan iyi olması halidir. Meme sağlığı da vücut bütünlüğü içerisinde değerlendirilmeli. Bu nedenle yaşam tarzının düzenlenmesi, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kişisel hijyene dikkat edilmesi ve günlük stresi azaltacak aktivitelere zaman ayrılması önem taşıyor. Doğum ve emzirmenin de meme kanserine karşı koruyucu etkileri olduğu gösterilmiştir' diye konuştu.</p><p><strong>'Erken tanı tedavi seçeneklerini artırıyor'</strong><br>Meme kanserinde görüntüleme yöntemleri ve biyopsi tekniklerindeki gelişmeler sayesinde hastalığın daha erken evrelerde tespit edilebildiğini ifade eden Doç. Dr. Turhan, 'Günümüzde birçok hastada henüz herhangi bir şikyet ortaya çıkmadan, rutin taramalar sırasında meme kanseri öncesi lezyonlar veya erken evre meme kanseri saptanabiliyor. Erken evrede tanı alan hastalarda daha sınırlı cerrahi işlemlerle tedavi mümkün olabiliyor. Hastanın yaşı, aile öyküsü ve tümörün özellikleri değerlendirilerek tedavi planlanıyor' dedi.</p><p><strong>'Kadınlar kendi kendine meme kontrolünü ihmal etmemeli'</strong><br>Kadınların kendi kendine meme kontrolünü düzenli olarak yapmasının önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Turhan, '18 yaşından itibaren kadınların kendi kendine meme muayenesi yapmasını öneriyoruz. Adet gören kadınlarda muayenenin adet kanaması bittikten 3-4 gün sonra, menopoz dönemindeki kadınlarda ise her ay belirlenen aynı günde yapılması uygun olabilir. Meme başında içe çökme, ciltte çekinti veya kalınlaşma, kızarıklık, ödem, yeni ortaya çıkan şekil ve simetri değişiklikleri, memede veya koltuk altında ele gelen kitle ve meme ucundan kan gelmesi gibi bulguların dikkate alınması gerekiyor' şeklinde konuştu.</p><p><strong>'Memede ele gelen her kitle kanser değildir'</strong><br>Memede ele gelen her kitlenin kanser anlamına gelmediğini ancak her kitlenin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Turhan, şu bilgileri paylaştı:</p><p>'Memedeki kitleler değerlendirilirken kitlenin ne zamandır bulunduğu, adet döngüsüyle ilişkisi, ağrı olup olmadığı ve eşlik eden meme başı veya cilt değişiklikleri dikkate alınıyor. Kistler, iyi huylu meme hastalıkları ve enfeksiyonlar da kitleye neden olabilir. Ancak özellikle adet döngüsüyle ilişkili olmayan, sert ve hareketi kısıtlı kitlelerin mutlaka araştırılması gerekiyor. Tanı için gerekli görüldüğünde görüntüleme yöntemleri ve biyopsi uygulanabiliyor.'</p><p><strong>'Yaşam tarzı meme kanseri riskini etkileyebiliyor'</strong><br>Beslenme, kilo kontrolü ve fiziksel aktivitenin meme kanseri açısından önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Turhan, 'Alkol ve sigara kullanımı meme kanseri riskini artırabilen yaşam tarzı faktörleri arasında yer alıyor. Hareketsiz yaşam ve özellikle menopoz sonrası kilo artışı da dikkate alınması gereken faktörler arasında bulunuyor. Düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve dengeli beslenme meme kanseri riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir' dedi.</p><p><strong>'Mamografi ve ultrason farklı amaçlarla kullanılıyor'</strong><br>Meme kanserinin erken tanısında mamografinin önemli bir görüntüleme yöntemi olduğunu belirten Doç. Dr. Turhan, 'Mamografi, fizik muayenede ele gelmeyebilecek küçük kitlelerin, kireçlenmelerin ve bazı yapısal değişikliklerin tespit edilmesini sağlayabiliyor. Genel olarak tarama amacıyla mamografi 40 yaşından itibaren uygulanıyor ve kişinin risk durumuna göre takip sıklığı belirleniyor. Meme ultrasonu ise radyasyon içermeyen bir görüntüleme yöntemi ve her yaşta uygulanabiliyor. Ancak mamografinin yerine geçmiyor. Hastanın yaşı, şikyetleri ve risk durumuna göre ultrason, tomosentez, kontrastlı mamografi veya MR gibi yöntemlerden de yararlanılabiliyor' açıklamasında bulundu.</p><p><strong>'Aile öyküsü olan kadınlarda takip daha erken başlayabiliyor'</strong><br>Ailesinde meme, rahim veya yumurtalık kanseri bulunan kadınların takiplerinin kişisel risklerine göre planlanması gerektiğini aktaran Doç. Dr. Turhan, 'Ailede meme kanseri öyküsü bulunan kadınlarda taramalara daha erken yaşta başlanır ve daha sık aralıklarla yapılabilir. Gerekli durumlarda mamografi ve ultrasona ek olarak meme MR&#39;ı gibi görüntüleme yöntemleri kullanılabiliyor. Ailede birden fazla meme, rahim veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunması durumunda genetik değerlendirme de gündeme gelebiliyor. Bu nedenle aile öyküsü bulunan kadınların hekimleriyle görüşerek kendilerine uygun takip programını oluşturmaları önemli' dedi.</p><p><strong>'Şikyeti olmayan kadınlar da düzenli taramalarını yaptırmalı'</strong><br>Meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesinde düzenli taramaların önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Turhan, 'Meme kanseri tarama programları kapsamında 40 yaşından itibaren kadınlara düzenli mamografi taraması uygulanıyor. Tarama sonucunda şüpheli bulgular saptanan kadınlar ileri değerlendirme için ilgili hekimlere yönlendiriliyor. Aile öyküsü veya başka risk faktörleri bulunan kadınlarda ise takip programı kişiye özel olarak daha erken yaşta başlatılabiliyor. Memede ele gelen kitle, meme ucundan sıvı veya kan gelmesi, meme ucunda çökme, ciltte çekinti, portakal kabuğu görünümü ya da koltuk altında ele gelen kitle gibi değişikliklerde rutin kontrol tarihi beklenmeden hekime başvurması gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'Erken tanı ile tedavi daha sınırlı cerrahiyle mümkün olabiliyor'</strong><br>Meme kanserinde günümüzde farklı cerrahi ve tıbbi tedavi seçeneklerinin bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Turhan, 'Meme kanseri erken saptandığında birçok hastada meme kaybı yaşanmadan tedavi mümkün olabiliyor. İleri evre hastalarda da etkili ilaç tedavileri ve meme onarımı için rekonstrüksiyon seçenekleri bulunuyor. Koruyucu hekimlik kapsamında yaşam tarzının düzenlenmesi, kendi kendine meme muayenesi ve rutin doktor kontrollerinin önemini tekrar vurgulamak istiyorum' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/meme-sagligi-icin-duzenli-kont_1791983779_JsRfBK.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 'Meme sağlığı için düzenli kontrolleri ihmal etmeyin' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/meme-sagligi-icin-duzenli-kont_1791983779_JsRfBK.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kansızlık bir hastalık değil, vücudun bize verdiği mesajdır]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/kansizlik-bir-hastalik-degil-vucudun-bize-verdigi-mesajdir/131174/</link>
            <description><![CDATA[Denizli Devlet Hastanesi Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Aysun Şentürk Yıkılmaz, kansızlığın (anemi) toplumda sık görülen sağlık sorunlarından biri olduğunu belirterek, "Altında yatan farklı nedenler bulunabilen anemi, tek başına bir hastalık olarak değerlendirilmemeli" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/kansizlik-bir-hastalik-degil-vucudun-bize-verdigi-mesajdir/131174/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 08:26:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Günlük hayatta sıkça kullanılan 'Kansızlığım var, demir kullanayım' yaklaşımının her hasta için doğru olmadığını ifade eden Doç. Dr. Aysun Şentürk Yıkılmaz; ' Aneminin ortaya çıkmasında birçok farklı neden olabilir. Demir eksikliği bunların başında gelir. Bunun yanında B 12 ve folat eksiklikleri, kronik hastalıklar ve inflamasyon, böbrek hastalıkları, kan kayıpları, bazı enfeksiyonlar, ilaçlar ve kalıtsal kan hastalıkları anemiye yol açabilir. Özellikle Türkiye açısından talasemi taşıyıcılığını da unutmamak gerekir. Demir eksikliği ile talasemi taşıyıcılığının birbirine benzeyen kan sayımı özellikleri olabilir ve bu nedenle her mikrositer anemide doğrudan demir tedavisine başlamak doğru yaklaşım değildir' dedi.</p><p>Demir eksikliğinin yalnızca yetersiz demir alımından kaynaklanmadığını belirten Doç. Dr. Aysun Şentürk Yıkılmaz; ' Yetersiz demir alımı, artmış ihtiyaç, emilim bozuklukları veya kronik kan kayıpları da demir eksikliğine neden olabilir. Özellikle erişkin bir kişide yeni ortaya çıkan ve tekrarlayan demir eksikliğinde sadece demir vermekle yetinmemek gerekir. Demir neden eksildi sorusunun da yanıtlanması gerekir. Kadınlarda yoğun adet kanamaları da önemli bir demir eksikliği olabilir. Özellikle erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda açıklanamayan demir eksikliği saptandığında gastrointestinal sistemden kaynaklanabilecek kronik kan kayıplarının da araştırılması gerekir' dedi.</p><p>Nedeni açıklanamayan, tekrarlayan veya tedaviye rağmen düzelmeyen anemilerde hematoloji değerlendirmesinin önemine değinen Doç. Dr. Aysun Şentürk Yıkılmaz; ' Özellikle demir tedavisine rağmen düzelmeyen anemilerde, birden fazla kan hücresinde düşüklük olduğunda, kan sayımında belirgin veya olağandışı bulgular bulunduğunda, ailede talasemi veya başka kalıtsal kan hastalıkları öyküsü olduğunda hematoloji uzmanının değerlendirmesi gerekebilir. Ayrıca anemiye açıklanamayan kilo kaybı, ateş, gece terlemesi, lenf bezi büyümesi, tekrarlayan enfeksiyonlar veya kanama gibi bulgular eşlik ediyorsa daha ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır. Kansızlığı yalnızca hemoglobin değerini yükseltilecek bir laboratuvar sonucu olarak görmemek gerekir. Önemli olan hemoglobini yükseltmek kadar, hatta çoğu zaman daha önemlisi, hastanın neden anemik olduğunu ortaya koymaktır. Çünkü aynı hemoglobin değerine sahip iki hastanın tedavisi tamamen farklı olabilir. Bir hastanın demire ihtiyacı olabilirken, başka bir hastanın B12 tedavisine, kan kaybının araştırılmasına, talasemi açısından değerlendirmeye veya tamamen farklı bir tedavi yaklaşımına ihtiyacı olabilir. Doğru tedavi, doğru tanıyla başlar. Bu nedenle kansızlığınız varsa kendi kendinize uzun süre demir kullanmak yerine, aneminin nedenini anlamaya çalışmak en doğru yaklaşımdır' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kansizlik-bir-hastalik-degil-v_1791896721_nlV9Hf.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kansızlık bir hastalık değil, vücudun bize verdiği mesajdır ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/kansizlik-bir-hastalik-degil-v_1791896721_nlV9Hf.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yaşlanmak tek başına kalp için risk oluşturmaz]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/yaslanmak-tek-basina-kalp-icin-risk-olusturmaz/131107/</link>
            <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre ülkemizde yaşlı nüfustaki ölümlerin yüzde 38.1'i dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanıyor. Yaş almanın tek başına kalp hastalıklarına yakalanmak için bir neden olmadığını belirten Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr. Abdi Sağcan, günlük hayatta alınacak basit önlemlerle risklerin azaltılabileceğini dile getirdi. Prof. Dr. Abdi Sağcan, 65 yaş sonrasında kalp-damar sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken 7 önemli adımı paylaştı.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/yaslanmak-tek-basina-kalp-icin-risk-olusturmaz/131107/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 08:48:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkemizde 65 yaş ve üzerindeki bireylerde gerçekleşen ölümlerin yüzde 38,1&#39;i dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanıyor. Kalp krizinden yüksek tansiyona, damar sertliğinden inmeye kadar pek çok rahatsızlığı kapsayan bu tablo, ileri yaşlarda kalp-damar sağlığını korumanın hayati önemini bir kez daha ortaya koyuyor.Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, 65 yaşından sonra günlük yaşamda atılacak doğru adımlar, yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli kontrollerle kalbi korumanın mümkün olduğunu söyledi.</p><strong>Yüksek tansiyona dikkat</strong><p>Kalp-damar hastalıkları riskinin yaşla birlikte artmasına rağmen koruyucu adımların her yaşta sonuç verdiğini ifade eden Prof. Dr. Abdi Sağcan, 'İleri yaşlarda kalp ve damar sağlığına gösterilmesi gereken özen artıyor. Ancak yaş almak, kalp hastalığının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle 65 yaşından sonra günlük yaşamda yapılabilecek bazı değişiklikler ve düzenli sağlık kontrolleri, kalp ve damar sağlığının korunmasında önemli rol oynuyor. Tansiyonun düzenli aralıklarla kontrol edilmesi son derece kritiktir. Yüksek tansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için kişinin kendisini iyi hissetmesi tansiyonunun normal olduğu anlamına gelmez. Bu süreçte kolesterol ve kan şekeri takibinin de aksatılmaması gerekir' dedi.</p><strong>Hareketli yaşam ve kalp dostu beslenme</strong><p>Fiziksel aktivite kaybı ve yanlış beslenmenin kalp sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. Abdi Sağcan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Hareketsizlik, kalp-damar sağlığının yanı sıra kas gücü, denge ve genel yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Kişinin sağlık durumuna ve hareket kapasitesine uygun tempolu yürüyüş, hafif egzersizler ve denge çalışmaları rutin bir alışkanlık haline getirilmelidir. Beslenmede ise sebze, meyve, tam tahıl, balık ve zeytinyağı gibi kalp dostu seçimlere ağırlık verilmeli; aşırı tuz, doymuş yağ ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır. Ayrıca sigara kullanılıyorsa &#39;Bu yaştan sonra faydası olmaz&#39; düşüncesine kapılmadan mutlaka bırakmak için destek alınmalıdır.'</p><strong>Uyku kalitesi, stres yönetimi ve belirtilerin takibi önemli</strong><p>Kalp sağlığının bütüncül bir yaklaşımlarla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Abdi Sağcan, 'Kalp sağlığını korumak yalnızca fiziksel faktörlerle sınırlı değildir. Düzenli uyku, stres yönetimi ve sosyal ilişkileri sürdürmek genel sağlığın ayrılmaz parçalarıdır. Mümkün olduğunca aktif olmak, aile ve arkadaşlarla zaman geçirmek genel iyilik haline katkı sağlar. Diğer yandan ileri yaşlarda hastalık belirtileri her zaman belirgin olmayabilir. Göğüste baskı veya ağrı, nefes darlığı, olağandışı yorgunluk, çarpıntı ve baş dönmesi gibi şikyetler kesinlikle önemsenmelidir. Özellikle göğüs ağrısına nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı eşlik ediyorsa ya da ağrı kola, sırta, çeneye yayılıyorsa vakit kaybetmeden acil tıbbi değerlendirme alınmalıdır. Her bireyin sağlık ihtiyacı farklı olduğundan 65 yaşından sonra kontroller kişiye özel bir plan doğrultusunda sürdürülmelidir' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/yaslanmak-tek-basina-kalp-icin_1791813709_4j2SNs.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yaşlanmak tek başına kalp için risk oluşturmaz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/yaslanmak-tek-basina-kalp-icin_1791813709_4j2SNs.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[MUSKİ, Dağdibi’nin su kaynaklarını güvence altına alıyor]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/muski-dagdibi-nin-su-kaynaklarini-guvence-altina-aliyor/131090/</link>
            <description><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Menteşe ilçesine bağlı Dağdibi Mahallesi’ne içme suyu sağlayan kaynakların korunması ve daha verimli kullanılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/muski-dagdibi-nin-su-kaynaklarini-guvence-altina-aliyor/131090/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 17:10:44 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>MUSKİ ekipleri tarafından bölgede yürütülen düzenleme ve iyileştirme çalışmalarıyla, özellikle kış aylarında yoğun yağışlar nedeniyle su kaynaklarında oluşabilecek bulanıklığın önüne geçilmesi hedefleniyor. </p><p>Çalışmalarla mahalle sakinlerine daha sağlıklı ve güvenli içme suyu ulaştırılması amaçlanırken, mevcut kaynaklardan elde edilen su miktarının da artırılması için iyileştirmeler gerçekleştiriliyor.</p><p>MUSKİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, içme suyu kaynaklarının korunması ve altyapının güçlendirilmesi amacıyla çalışmaların aralıksız sürdürüldüğü belirtildi.</p><p>Açıklamada, 'Kaynaklarımızın korunması, içme suyu altyapımızın güçlendirilmesi ve vatandaşlarımıza kesintisiz, kaliteli su sağlanması amacıyla sahadaki çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras&#39;ın &#39;Temiz Su, Sağlıklı Kent&#39; anlayışı doğrultusunda, kentimizin dört bir yanında içme suyu kaynaklarımızı koruyan ve geleceğe taşıyan yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz' ifadelerine yer verildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/muski-dagdibi-nin-su-kaynaklar_1791814242_mHW3eY.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ MUSKİ, Dağdibi’nin su kaynaklarını güvence altına alıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/muski-dagdibi-nin-su-kaynaklar_1791814242_mHW3eY.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fethiye’de meme kanserine karşı farkındalık çalışması]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-meme-kanserine-karsi-farkindalik-calismasi/131064/</link>
            <description><![CDATA[Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Fethiye 3 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’nde kadınlara yönelik bilgilendirme çalışmaları ve tarama uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ebe Ayşegül Tümen, erken teşhisin önemine dikkat çekerek kadınları düzenli taramalarını yaptırmaya davet etti.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-meme-kanserine-karsi-farkindalik-calismasi/131064/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 13:07:58 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Her yıl 1-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek ve kadınları sağlık taramaları konusunda bilinçlendirmek amacıyla çalışmalar sürdürülüyor. </p><p>Fethiye 3 No&#39;lu Aile Sağlığı Merkezi&#39;nde yürütülen çalışmalar kapsamında kadınlara meme kanseri hakkında bilgilendirmelerde bulunulurken, uygun tarama hizmetlerinden yararlanmaları için de yönlendirmeler yapılıyor. Çalışmalarla meme kanserinin erken evrede tespit edilmesinin önemi konusunda farkındalık oluşturulması ve kadınların sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri hedefleniyor.</p><p>Fethiye İlçe Sağlık Müdürlüğü&#39;nde ebe olarak görev yapan Ayşegül Tümen, farkındalık ayı kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar, tarama hizmetleri ve kadınların başvurabileceği merkezler hakkında açıklamalarda bulundu. </p><p>Meme kanseri taramalarının sadece farkındalık ayıyla sınırlı olmadığını belirten Ebe Ayşegül Tümen, kadınların yıl boyunca tarama hizmetlerinden yararlanabileceğini ifade etti. Tümen, Fethiye İlçe Sağlık Müdürlüğüne bağlı Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi&#39;nde mamografi ve HPV testlerinin yapıldığını belirterek, kadınların yaş gruplarına uygun tarama programlarına katılmalarının önemini vurguladı.</p><p>Tümen, mamografi taramalarının 40-69 yaş grubundaki kadınlara iki yılda bir, HPV testlerinin ise 36-45 yaş grubundaki kadınlara beş yılda bir uygulandığını aktardı. Kadınların erken teşhis konusunda bilinçlenmesinin önemine dikkat çeken Tümen, herkesi sağlık taramalarını yaptırmaya davet etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/fethiye-de-meme-kanserine-kars_1791799675_WD53me.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fethiye’de meme kanserine karşı farkındalık çalışması ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/fethiye-de-meme-kanserine-kars_1791799675_WD53me.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Korku değil, farkındalık kazandırır]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/korku-degil-farkindalik-kazandirir/131041/</link>
            <description><![CDATA[Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Avcı, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinde erken tanının ve kişiselleştirilmiş tedavilerin hayat kurtarıcı öneme sahip olduğunu vurguladı.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/korku-degil-farkindalik-kazandirir/131041/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 08:50:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kadın sağlığını tehdit eden en yaygın kanser türünün meme kanseri olduğuna dikkat çeken Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Avcı, hastalığın meme dokusundaki hücrelerin kontrol mekanizmalarını yitirerek kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla geliştiğini belirtti. Meme kanserinin gelişiminde pek çok faktörün rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Nilüfer Avcı, en önemli risk faktörünün yaş ilerlemesi olduğunu belirtti. Ancak günümüzde hastalığın çok genç yaşlardaki kadınlarda da görülebildiğine dikkat çekerek şu risk faktörlerinin altını çizdi:<br>'15 yaşından erken adet görmek ve geç menopoza girmek. Hiç evlenmemek veya ileri yaşta gebelik yaşamak. Ailede meme, yumurtalık veya erkek meme kanseri öyküsünün bulunması. Alkol ve sigara tüketimi, fazla kilolu olmak ve fiziksel aktivite azlığı. BRCA gen mutasyonu taşıyıcısı olmak.'</p><strong>'Ağrısız kitleler tehlike saçabilir'</strong><p>Meme kanserinin erken evrelerde çoğu zaman hiçbir belirti vermediğinin altını çizen Prof. Dr. Nilüfer Avcı, bu nedenle düzenli taramaların ve yaşa uygun görüntüleme yöntemlerinin hayati olduğunu belirtti. Hangi belirtilerin dikkate alınması gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Prof. Dr. Avcı, 'Memede yeni ortaya çıkan sertlik veya kitle, şişlik, kalınlaşma, boyut veya şekil değişiklikleri, deride çökme, portakal kabuğu görünümü, meme başında içe çekilme ya da kanlı akıntı gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır. Memede ağrı yoksa kanser değildir algısının tamamen yanlış olduğunu, başlangıçta ağrının genellikle görülmez' dedi.</p><strong>Doğru bilinen yanlışlar</strong><p>Toplumda doğru bilinen bazı yanlış inanışların hastaların erken teşhis ve tedavi süreçlerini geciktirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nilüfer Avcı, şu önemli değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Mamografinin memeyi sıkıştırarak kanser hücrelerini yaydığına veya kansere neden olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Düşük doz X-ışını kullanılsa da, erken evrede yakalamanın sağladığı fayda bu teorik riskten çok daha büyüktür. Biyopsi, &#39;Bıçak değer ise kanser yayılır&#39; düşüncesi kesinlikle yanlıştır. Teşhis ve doğru tedavi planı için memedeki kitleden mutlaka biyopsi yapılmalıdır. Patolojik inceleme, başarılı bir tedavinin ilk ve en önemli adımını oluşturur.'</p><strong>'Her hasta özeldir, tedavi kişiselleştirilmelidir'</strong><p>Tüm hastalara aynı standart tedavinin uygulanmadığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Avcı, günümüzde meme kanseri tedavisinin tamamen hastaya ve tümörün biyolojik özelliklerine göre tasarlandığını söyledi. Kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları sayesinde başarı oranlarının ve hastalıksız sağ kalım sürelerinin ciddi oranda arttığını vurguladı. Prof. Dr. Nilüfer Avcı, sözlerini tüm kadınlara şu çağrıyla sonlandırdı:</p><p>'Sevgili kadınlar; kendi memenizdeki normal yapıyı ve değişiklikleri tanımanız çok değerlidir. Memenizde yeni bir kitle ya da farklılık fark ettiğinizde &#39;Nasıl olsa geçer&#39; diye beklemeyin. Meme kanseri erken yakalandığında tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır; bir uzmana muayene olmaktan asla korkmayın.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/korku-degil-farkindalik-kazand_1791728916_yJ6bSY.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Korku değil, farkındalık kazandırır ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/korku-degil-farkindalik-kazand_1791728916_yJ6bSY.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: Gripten korunmak için el hijyenine dikkat]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/uzmani-uyardi-gripten-korunmak-icin-el-hijyenine-dikkat/130982/</link>
            <description><![CDATA[Acil Servis Doktoru İrem Demirel, grip ile nezlenin karıştırılmaması gerektiğini söyleyerek, "Grip, nezleye göre daha ağır eklem ve kas ağrıları, ateş ve öksürükle seyretmektedir" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/uzmani-uyardi-gripten-korunmak-icin-el-hijyenine-dikkat/130982/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 09:04:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Mevsim geçişlerinde daha sık görülen grip, influenza virüslerinin neden olduğu bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı olarak biliniyor. Ateş, öksürük, boğaz ağrısı, halsizlik, baş ve kas ağrısı gibi belirtilerle kendisini gösteren grip, özellikle kapalı ve kalabalık ortamlarda kolaylıkla bulaşabiliyor. Okulların açılmasıyla birlikte çocukların günün büyük bölümünü toplu halde geçirmesi, grip başta olmak üzere solunum yolu enfeksiyonlarının yayılma riskini artırıyor.</p><p>Dr. İrem Demirel, okulların açılması ve havanın serinlemeye başladığı şu günlerde artan grip ve grip aşısıyla ilgili önemli bilgiler verdi.</p><strong>'Grip ile nezle karıştırılmaktadır'</strong><p>Grip hastalığının, influenza virüsünün neden olduğu bir solunum yolu hastalığı olduğunu söyleyen İrem Demirel, 'Hastalığın belirtileri ateş, üşüme, titreme, ciddi eklem ağrıları, öksürük ve boğaz ağrısı gibi şikayetlerdir. Grip ile nezle karıştırılmaktadır. Nezle de daha çok burun akıntısı ve burun tıkanıklığı semptomları olmaktadır. Grip, nezleye göre daha ağır eklem ve kas ağrıları, ateş ve öksürükle seyretmektedir' dedi.</p><strong>'Özellikle el hijyenine dikkat etmek gerekiyor'</strong><p>Sonbahar ve kış aylarında grip şikayetleriyle başvuran hasta sayısının arttığını dile getiren Demirel, 'Grip aşısını belli bir yaşın üzerinde, belirli kronik hastalıkları olan, gebe ve küçük çocukların doktoruna danışarak yaptırmalarını öneriyoruz. Gripten korunmak için özellikle el hijyenine dikkat etmek gerekiyor. Kapalı ve kalabalık ortamlarda çok uzun süre bulunmamamız gerekiyor. Kapalı ortamı mümkün olduğunca havalandırmamız gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p><strong>'Okullar açıldığından çocuklar hastalığı birbirlerine daha kolay bulaştırabiliyorlar '</strong><p>Grip olan veya semptom başlangıcı olan kişilerle yakın temastan kaçınılması gerektiğini kaydeden Dr. İrem Demirel, 'Gripte tedavi yöntemlerimizden birisi semptomatik olarak hastanın ağrısını ve ateşini kontrol etmek, hastanın bol sıvı alarak dinlenmesini sağlamaktır. Okullar açıldığından çocuklar hastalığı birbirlerine daha kolay bulaştırabiliyorlar. Bunun sonucunda okuldan eve taşınabiliyor. Grip olanlara mümkünse istirahat öneriyoruz. Eğer çalışılması gerekiyorsa maskeyle korunarak çalışılmasını öneriyoruz' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmani-uyardi-gripten-korunmak_1791641439_E1mc6e.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanı uyardı: Gripten korunmak için el hijyenine dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmani-uyardi-gripten-korunmak_1791641439_E1mc6e.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından Uyarı: Bilinçsiz Ağrı Kesici Kullanımı Böbrekleri Vuruyor]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/uzmanindan-uyari-bilincsiz-agri-kesici-kullanimi-bobrekleri-vuruyor/130930/</link>
            <description><![CDATA[Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Garip Bekfilavioğlu, özellikle uzun süreli ve yüksek dozda ağrı kesici kullanımının böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açabileceğine dikkat çekerek vatandaşları uyardı.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/uzmanindan-uyari-bilincsiz-agri-kesici-kullanimi-bobrekleri-vuruyor/130930/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 08:28:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ağrı kesicilerin hekim önerisi olmadan, gereğinden fazla dozda veya uzun süre kullanılmasının ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirten Uzm. Dr. Garip Bekfilavioğlu, bazı ağrı kesicilerin böbreklere giden kan akışını azaltarak böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebildiğini ifade etti.</p><p><strong>'Böbrek hasarı her zaman belirti vermeyebilir'</strong><br>Böbreklerin vücuttaki atık maddelerin uzaklaştırılması, sıvı ve elektrolit dengesinin korunması gibi hayati görevleri bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Garip Bekfilavioğlu, ilaç kullanımında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Dr. Garip Bekfilavioğlu, özellikle böbrek hastalığı bulunanlar, ileri yaştaki kişiler, diyabet ve hipertansiyon hastaları ile sıvı kaybı yaşayan bireylerin ağrı kesici kullanırken daha dikkatli olması gerektiğini kaydetti.</p><p>Böbrek fonksiyonlarında meydana gelen bozulmaların başlangıçta belirgin şikyetlere neden olmayabileceğini hatırlatan Uzm. Dr. Garip Bekfilavioğlu, gerekli durumlarda kan ve idrar tetkikleriyle böbrek sağlığının değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtti.</p><p><strong>'İlaçlar doktor önerisiyle kullanılmalı'</strong><br>Ağrı kesicilerin tamamen zararlı ilaçlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, ancak doğru ilaç seçimi, uygun doz ve kullanım süresinin büyük önem taşıdığını ifade eden Uzm. Dr. Garip Bekfilavioğlu,'Her ilaçta olduğu gibi ağrı kesicilerin kullanımında da bilinçli hareket edilmelidir. Özellikle birden fazla ilaç kullanan, kronik hastalığı bulunan veya daha önce böbrek rahatsızlığı yaşayan kişilerin doktorlarına danışmadan ağrı kesici kullanmamaları gerekir. Ağrı kesicilerin sık kullanılması ihtiyacı doğuyorsa ağrının nedeninin araştırılması önemlidir. Böbrek sağlığını korumak için ilaçlar önerilen dozda ve uygun süre boyunca kullanılmalıdır' dedi.</p><p>Uzm. Dr. Garip Bekfilavioğlu, böbrek sağlığının korunmasında bilinçli ilaç kullanımının yanı sıra düzenli sağlık kontrollerinin de önemli olduğunu belirterek vatandaşlara ilaç kullanımı konusunda sağlık profesyonellerinin önerilerini dikkate almaları çağrısında bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-uyari-bilincsiz-agr_1791552123_wELYXh.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından Uyarı: Bilinçsiz Ağrı Kesici Kullanımı Böbrekleri Vuruyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-uyari-bilincsiz-agr_1791552123_wELYXh.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Muğla’da hayvan sağlığı ile mücadele çalışmaları devam ediyor]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-hayvan-sagligi-ile-mucadele-calismalari-devam-ediyor/130891/</link>
            <description><![CDATA[Muğla’da hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında küçükbaş hayvanlardan kan numuneleri alındı.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-hayvan-sagligi-ile-mucadele-calismalari-devam-ediyor/130891/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 12:32:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri tarafından il genelinde yürütülen sürvey çalışmaları kapsamında alınan kan numuneleri, Koyun ve Keçi Vebası (PPR) hastalığı yönünden incelenmek üzere laboratuvara gönderilecek.</p><p>Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri, hayvan sağlığının korunması, hastalıkların yayılmasının önlenmesi ve hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla saha çalışmalarının ve hastalıklarla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/mugla-da-hayvan-sagligi-ile-mu_1791538350_4NHt6B.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Muğla’da hayvan sağlığı ile mücadele çalışmaları devam ediyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/mugla-da-hayvan-sagligi-ile-mu_1791538350_4NHt6B.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[MSKÜ Dermatoloji Anabilim Dalı’na sözel bildiri birincilik ödülü]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/msku-dermatoloji-anabilim-dali-na-sozel-bildiri-birincilik-odulu/130833/</link>
            <description><![CDATA[Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Tuğçe Çelebi Çelikkıran, Antalya’da düzenlenen 3. Temelden Pratiğe Dermatoloji ve Kozmetik Sempozyumu’nda sunduğu sözlü bildiriyle birincilik ödülünün sahibi oldu.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/msku-dermatoloji-anabilim-dali-na-sozel-bildiri-birincilik-odulu/130833/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 14:45:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Antalya&#39;da gerçekleştirilen 3. Temelden Pratiğe Dermatoloji ve Kozmetik Sempozyumu&#39;nda, Dermatoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Tuğçe Çelebi Çelikkıran tarafından sunulan &#39;Premenopozal ve Postmenopozal Kadınlarda Rozasea: Klinik Aktivite ve Yüz Termal Özelliklerinin Karşılaştırılması&#39; başlıklı sözlü bildiri, jüri tarafından birincilik ödülüne layık görüldü.</p><p>Dermatoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri ve araştırma görevlilerinin katkılarıyla gerçekleştirilen çalışma, bilimsel niteliği ve özgün yaklaşımıyla sempozyumda dikkat çekti.</p><p>Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Prof. Dr. Ethem Acar, elde edilen başarı dolayısıyla çalışma ekibini makamında kabul ederek tebrik etti. Ziyarette, Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Suzan Demir Pektaş, Doç. Dr. E. Tuba Alataş, çalışmanın danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Tetik Aydoğdu, Dr. Öğretim Üyesi Yunus Özcan ve Araştırma Görevlisi Dr. Tuğçe Çelebi Çelikkıran yer aldı.</p><p>Prof. Dr. Ethem Acar, akademisyen ve araştırma görevlilerini tebrik ederek, bilimsel çalışmaların ve elde edilen başarıların artarak devam etmesi temennisinde bulundu.</p><p>Dermatoloji Anabilim Dalı tarafından yapılan açıklamada ise Dr. Tuğçe Çelebi Çelikkıran başta olmak üzere çalışmaya katkı sunan tüm akademisyen ve araştırma görevlileri tebrik edilerek başarılarının devamı dilendi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/msku-dermatoloji-anabilim-dali_1791459908_T5yY1D.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ MSKÜ Dermatoloji Anabilim Dalı’na sözel bildiri birincilik ödülü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/msku-dermatoloji-anabilim-dali_1791459908_T5yY1D.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Muğla'da Kızılay'ın kan bağışı kampanyasına öğrenciler destekte bulundu]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-kizilay-in-kan-bagisi-kampanyasina-ogrenciler-destekte-bulundu/130815/</link>
            <description><![CDATA[Muğla'da Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Turgutreis Yurt Müdürlüğünde, Türk Kızılay işbirliğiyle düzenlenen kan bağışı etkinliğinde öğrenciler 191 ünite kan bağışında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-kizilay-in-kan-bagisi-kampanyasina-ogrenciler-destekte-bulundu/130815/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 12:53:19 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Müdürlük bünyesinde gerçekleştirilen organizasyona öğrenciler yoğun katılım gösterdi. Gönüllü öğrenciler tarafından verilen 191 ünite kan bağışıyla Turgutreis Yurt Müdürlüğü, Türk Kızılay&#39;ın 6 Ekim&#39;de Türkiye genelindeki kan bağışı sıralamasında ilk sırada yer aldı.<br>Müdürlük yetkilileri, toplumsal dayanışmaya katkı sağlayan ve duyarlılık gösteren öğrencilere teşekkür ederek, kan bağışının hayat kurtarma yolundaki önemine dikkati çekti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/mugla-da-kizilay-in-kan-bagisi_1791453197_C3ioHb.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Muğla'da Kızılay'ın kan bağışı kampanyasına öğrenciler destekte bulundu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/mugla-da-kizilay-in-kan-bagisi_1791453197_C3ioHb.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Marmaris Devlet Hastanesi’nde 93 yaşındaki hastaya başarılı göz ameliyatı]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/marmaris-devlet-hastanesi-nde-93-yasindaki-hastaya-basarili-goz-ameliyati/130789/</link>
            <description><![CDATA[Marmaris Devlet Hastanesi’nde 93 yaşındaki hastaya başarıyla uygulanan katarakt ameliyatı, hastanenin ileri yaştaki hastalara sunduğu göz sağlığı hizmetlerine bir örnek oldu.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/marmaris-devlet-hastanesi-nde-93-yasindaki-hastaya-basarili-goz-ameliyati/130789/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 10:18:24 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Katarakt ameliyatı için Marmaris Devlet Hastanesi&#39;ni tercih eden 93 yaşındaki hasta, Göz Kliniği&#39;nde ameliyat edildi. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Fırat Apa tarafından gerçekleştirilen operasyonun başarılı geçtiği, hastanın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.</p><strong>Ameliyat sonrası yakın takip</strong><p>Marmaris Devlet Hastanesi Başhekimi Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Oğuzhan Erciyes, Başhekim Yardımcısı Erdoğan Kocayiğit ve Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Fırat Apa, operasyonun ardından hastayı odasında ziyaret etti.</p><p>Hastanın ameliyat sonrası durumunu kontrol eden hekimler, geçmiş olsun dileklerini iletti. Başarıyla tamamlanan operasyon, Marmaris&#39;te ileri yaştaki hastaların da kamu hastanesinde katarakt cerrahisi hizmetinden yararlanabildiğini gösterdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/marmaris-devlet-hastanesi-nde-_1791443902_FYJvie.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Marmaris Devlet Hastanesi’nde 93 yaşındaki hastaya başarılı göz ameliyatı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/marmaris-devlet-hastanesi-nde-_1791443902_FYJvie.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çocuklarda sağlıklı gelişimin anahtarı uykuda]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/cocuklarda-saglikli-gelisimin-anahtari-uykuda/130788/</link>
            <description><![CDATA[Bebeklik ve çocukluk çağında uyku; yalnızca günün yorgunluğunu atmak ya da dinlenmek değil, kemiklerin uzamasından bağışıklık sisteminin güçlenmesine, öğrenilen bilgilerin hafızaya kaydedilmesinden duygusal olgunlaşmaya kadar tüm gelişimi inşa eden en temel biyolojik süreç olarak önem taşıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Özge Yendur, çocuklarda büyüme, gelişme ve uyku arasındaki bilimsel bağlara dikkat çekerek ailelerin merak ettiği soruları yanıtladı.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/cocuklarda-saglikli-gelisimin-anahtari-uykuda/130788/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 08:44:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocuk sağlığı ve gelişiminde uykunun kritik bir rol oynadığını belirten  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yendur, uykunun fizyolojik ve psikolojik boyutlarını değerlendirdi. Büyüme hormonunun salınım mekanizmalarından ekran kullanımının etkilerine kadar pek çok konuda önemli uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Özge Yendur, ailelere rehberlik edecek tıbbi tavsiyeler sundu. Büyüme hormonu ile uyku arasındaki biyolojik mekanizmayı ve yaş gruplarına göre gelişim üzerindeki etkilerini açıklayan Uzm. Dr. Özge Yendur, 'Büyüme hormonu (somatotropin), vücudumuzun iç biyolojik saatiyle (sirkadiyen ritim) kusursuz bir uyum içinde çalışır. Günlük toplam büyüme hormonunun yaklaşık yüzde 60-70&#39;i çocuk uykudayken salgılanır. Çocuk uykuya daldıktan yaklaşık 60-90 dakika sonra ulaşılan NREM Evre 3, yani halk arasında bildiğimiz adıyla &#39;derin ve yavaş dalga uykusu&#39; döneminde hormon en yüksek seviyesine (tepe noktasına) çıkar. Vücut saatine göre bu salınım ekseriya gece 22.00 ile 04.00 saatleri arasında yoğunlaşır. Uykunun bölünmesi, çocuğun çok geç yatması veya derin uykuya geçememesi, boy uzamasını sağlayan bu ana hormonun salınım miktarını ve etkinliğini doğrudan azaltır' açıklamalarını kaydetti.</p><strong>Bebeğinize şefkatle zaman tanıyın</strong><p>İlk 6 ay - 1 yaş arasındaki fizyolojik geçiş sürecinde bebeğin iç biyolojik saati ve sinir sisteminin henüz gelişim aşamasında olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Özge Yendur, bu dönemde gece sık uyanmaların ve değişken uyku saatlerinin tamamen doğal olduğunu belirtti. Uzm. Dr. Özge Yendur, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>'Anne ve babaların bu evrede katı uyku saatleri koyma ısrarına girmemesi, bebeğe şefkatle zaman tanıması gerekir. Biyolojik saatin oturması gereken 1 yaş sonrasında geç yatma ve sık uyanma kronikleşirse, boy ve kilo gelişim cetvellerinde (persentil eğrilerinde) somut sapmalar başlar. Derin uykunun kaçırılması, karaciğerden salınarak kemik uzamasını tetikleyen büyüme faktörünü (GH/IGF-1 aksını) sekteye uğratır ve boy uzama hızı yavaşlar. Kilo tarafında ise iki yönlü bir risk oluşur: Kimi çocukta doku onarımı yetersiz kaldığı için kilo alımı durur ve gelişim geriliği görülür; kimi çocukta ise geç yatmanın getirdiği gece atıştırmalıkları ve hormon dengesizliği sonucu göbek çevresinde yağlanma ve çocukluk çağı obezitesi tetiklenir' dedi.</p><p>Gündüz ve gece uykuları arasındaki hücresel farklara da değinen Uzm. Dr. Özge Yendur, 'İnsan bedeni güneşin doğuşu ve batışına göre programlanmıştır. Beynimizdeki ana biyolojik saat merkezi (suprakiazmatik çekirdek), doğrudan ışık ve karanlık döngüsüne tepki verir. Gündüz uykusu ile gece uykusu eşit sürede olsa dahi hücresel etkileri aynı olamaz. Epifiz bezinden salgılanan ve güçlü bir antioksidan ile vücut tamir hormonu olan melatonin, ışığın etkisiyle baskılandığı için yalnızca karanlık ortamda sentezlenir. Gündüz uykusunda melatonin üretilemediği için büyüme hormonu ve stres hormonu olan kortizolün dengeli çalışması mümkün olmaz. Ayrıca gündüz uykusu, gece uykusunun sunduğu derin uyku (NREM) ve rüya (REM) evrelerinin eksiksiz döngüsünü taklit edemez. Bu nedenle vücudu hücresel düzeyde onaran esas süreç sadece karanlıkta yapılan gece uykusudur' ifadelerini kullandı.</p><p>Öte yandan yetersiz ve kalitesiz uykunun çocukların bağışıklık sistemi ve iştah dengesi üzerinde doğrudan olumsuz etkileri bulunduğunu aktaran Uzm. Dr. Özge Yendur, vücudun mikroplarla savaşmasını sağlayan koruyucu proteinlerin üretiminin derin uykuda tavan yaptığına dikkat çekti. Uzm. Dr. Özge Yendur, 'Yetersiz uyuyan çocuk sık sık enfeksiyonlara yakalanır; bu durum vücuttaki besin depolarını tüketerek boy uzamasını ve büyümeyi duraksatır' dedi. Uykusuzluğun hormonal dengeyi bozarak iştahı da etkilediğini belirten Uzm. Dr. Özge Yendur, 'Uykusuzluk tokluk hissi veren leptin hormonunu düşürürken açlık sinyali veren ghrelin hormonunu artırır. Dengesi bozulan çocuk sürekli şekerli ve hamur işi gıdalara yönelir, bu da sağlıklı kas ve iskelet gelişiminin önüne geçer' dedi.</p><strong>Mavi ışık tehlikesi ve ideal uyku süreleri</strong><p>Uzm. Dr. Özge Yendur, ekran maruziyetinin uyku dengesini bozduğunu söyleyerek, 'Telefon, tablet ve televizyon ekranlarından yayılan mavi ışık dalgaları, gözün ağ tabakasındaki (retina) özel ışık algılayıcı hücreleri uyarır. Beyin bu ışığı aldığında ortamı gündüz sanarak epifiz bezinin melatonin (uyku hormonu) üretimini bıçak gibi keser. Melatonin salgılanamayınca uyku saati ileriye kayar. Çocuk yatakta dönüp durur, derin uyku evresine ancak sabaha karşı ulaşabilir; dolayısıyla gece yarısı gerçekleşmesi gereken büyüme hormonu pikini kaçırır' diye konuştu. Uzm. Dr. Özge Yendur, Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) ve Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi kılavuzlarına göre bebeklik döneminde (4-12 ay) gündüz kestirmeleri dahil 12-16 saat, erken çocukluk döneminde (1-2 yaş) gündüz uykusu dahil 11-14 saat, okul öncesi oyun döneminde (3-5 yaş) toplam 10-13 saat, ilkokul döneminde (6-12 yaş) gece kesintisiz 9-12 saat ve ergenlik/lise döneminde (13-18 yaş) hızlı gelişim ile yoğun zihinsel faaliyet gereği en az 8-10 saat uykunun gerekli olduğunu vurguladı.</p><strong>Sürdürülebilir uyku hijyeni tavsiyeleri</strong><p>Sağlıklı bir uyku düzeni kurgulamak için dikkat edilmesi gereken noktaları paylaşan Uzm. Dr. Özge Yendur, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Yatak odasına telefon, tablet veya televizyon sokulmamalı, uykudan en az 1.5 - 2 saat önce tüm ekran bağlantısı kesilmelidir. Hafta sonları dahil sabah uyanma saati sabit tutulmalı, sabah uyanır uyanmaz perdeler açılarak odaya doğal ışık girmesi sağlanmalıdır. Biyolojik saatin &#39;gün başladı&#39; sinyalini alması, gece uykusunun garantisidir. Yatak odası serin (yaklaşık 18-20C), havalandırılmış ve tamamen karanlık tutulmalıdır. Gece lambası gerekiyorsa mavi veya beyaz değil; loş, gözü yormayan kehribar veya kırmızı tonları tercih edilmelidir. Uykudan önceki son 2 saatte sindirimi zor, ağır proteinli ya da şekerli gıdalar verilmemelidir. Ilık bir duş, diş fırçalama, hafif bir masaj, loş ışıkta masal okuma ya da ninni gibi sinir sistemini sakinleştiren 20 dakikalık değişmez bir geçiş ritüeli oluşturulmalıdır. Çocuğun gün içinde açık havada koşup oynamasına, enerjisini akıtmasına alan tanınmalıdır; gün içinde hareket edip açık hava alan çocuk akşam içsel bir huzurla uykuya dalar. Ayrıca uyku bir ayrılık kaygısı oluşturmamalıdır. Bebeği kapıyı kapatıp yalnız ağlatmak (Cry-It-Out) güvenli bağlanmayı zedeleyebilir. Bunun yerine kültürümüze de çok uygun olan, bebeği ağladığında kucağa alıp sakinleştirip tam dalmadan yatağına bırakan &#39;Kaldır-Koy&#39; gibi şefkatli yöntemlerle bebeğe güvende olduğu hissettirilmelidir. Unutmayın, uyku düzeni robotik bir kural listesi değil, çocuğunuzla kurduğunuz sevgi dolu bağın bir uzantısıdır. Bu kuralları haftanın 7 günü katı bir askeri disiplinle uygulamak yerine &#39;çoğu gün&#39; sürdürmek hem bebeğe hem de aileye nefes aldırır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/cocuklarda-saglikli-gelisimin-_1791384213_mcWH0A.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çocuklarda sağlıklı gelişimin anahtarı uykuda ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/cocuklarda-saglikli-gelisimin-_1791384213_mcWH0A.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Mevsim geçişleri ruh sağlığını etkiliyor]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/mevsim-gecisleri-ruh-sagligini-etkiliyor/130782/</link>
            <description><![CDATA[Mevsim geçişlerinin ruh sağlığı üzerinde etkili olduğu ancak bir değerlendirme yapılabilmesi için isteksizlik, moral bozukluğu, eskiden yapılan aktivitelerden keyif alınmaması gibi bulguların en az iki hafta sürmesi gerektiği belirtildi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/mevsim-gecisleri-ruh-sagligini-etkiliyor/130782/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 20:32:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Psikiyatri Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Görkem Karakaş Uğurlu, , mevsim geçişlerinin ruh sağlığı üzerine etkilerine ilişkin açıklamada bulundu.</p><p>Gün ışığındaki azalmanın beyin üzerinde etkileri olduğunu belirten Uğurlu, yetersiz fiziksel aktivite ve sosyal yaşamın da duygusal durum üzerinde değişikliklere yol açabildiğini söyledi.</p><p>Prof. Dr. Uğurlu, bu değişikliklerin her zaman psikiyatrik sorunlarla ilişkili olmadığına işaret ederek, mevsimlerin kişilerin duygu durumları üzerinde farklı etki yaratabildiğini ifade etti.</p><p>Özellikle mevsim geçişlerinde kişilerin evden daha az çıkma, daha fazla uyuma ve yemek yeme eğiliminde olabileceğini belirten Uğurlu, sosyal ilişkilerde azalma ve fiziksel aktivitelerde yavaşlamanın da görülebildiğini söyledi.</p><strong>'Şiddet ve süre bizim için önemli'</strong><p>Mevsim geçişlerinde yaşanan ruhsal değişikliklerin değerlendirilmesinde iki faktörün öne çıktığını bildiren Uğurlu, 'Bir değerlendirme yapmamız açısından bizim için şiddet ve süre oldukça önemli. Bu değişimlerin varlığı ne kadar şiddetli oluyor ve günlük yaşamımızı ne kadar etkiliyor. Bizim günlük rutinlerimizi sürdürmemizi ne kadar etkiliyor, bu önemli.' dedi.</p><p>Prof. Dr. Uğurlu, şöyle konuştu:</p><p>'En az iki hafta süreyle şiddetli olacak ve günlük yaşamımızı etkileyecek düzeyde değişikliklerin var olması gerekiyor. Bunların içerisinde bir depresif duygu durumundan, isteksizlikten, moral bozukluğundan, eskiden yaptığımız aktiviteleri yapmaktan keyif alamamaktan bahsediyorsak, bunların süresi en az iki hafta olmalı. Buna eşlik eden de birtakım iştah ve uyku değişikliklerinin varlığı, fiziksel aktivitede azalma gibi belirtileri bununla birlikte görüyor olmamız gerekiyor.'</p><p>Bipolar bozuklukta görülen depresyon ve mani dönemlerinin mevsimsel değişikliklerden etkilenebileceğini ifade eden Uğurlu, sağlığın korunmasında uyku düzenine dikkat edilmesinin, belli bir saatte yatılmasının önem taşıdığını vurguladı.</p><p>Uğurlu, fiziksel egzersizin de ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/mevsim-gecisleri-ruh-sagligini_1791379029_ObTS5I.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Mevsim geçişleri ruh sağlığını etkiliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/mevsim-gecisleri-ruh-sagligini_1791379029_ObTS5I.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi’nde gebelikte erken tanı için önemli adım]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-ozel-lokman-hekim-esnaf-hastanesi-nde-gebelikte-erken-tani-icin-onemli-adim/130772/</link>
            <description><![CDATA[Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi’nde gebelik sürecinde fetal anomali taramasının önemi ele alındı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Alper Özbaş ile Radyoloji Uzmanı Dr. Emrah Yaşar, detaylı ultrason olarak da bilinen fetal anomali taramasının amacı, uygulama süreci ve erken tanı açısından taşıdığı öneme ilişkin bilgiler verdi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-ozel-lokman-hekim-esnaf-hastanesi-nde-gebelikte-erken-tani-icin-onemli-adim/130772/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 17:38:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Gebelik sürecinde bebeğin gelişiminin yakından takip edilmesi, olası yapısal anomalilerin erken dönemde fark edilebilmesi açısından önem taşıyor. Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi Kadın Doğum Polikliniği&#39;nde gerçekleştirilen değerlendirmede, fetal anomali taramasının gebelik takibindeki yeri ve farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışmasının sağladığı avantajlar anlatıldı. </p><p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Alper Özbaş, rutin tarama testlerinin normalsonuçlanmasının bebeğin tüm yapısal özelliklerinin normal olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekti. Özbaş detaylı ultrasonla bazı yapısal problemlerin daha ayrıntılı şekilde değerlendirilebildiğini belirterek, 'Tarama testleri normal olsa bile bebeğin gelişim basamaklarındaki aksamalara bağlı yapısal anormallikler görülebilir. Yarık damak-dudak, kalp içinde delik olması, uzuvlarıyla ilgili problemler detaylı ultrasonla fark edilir. Bunun için tüm gebelerimize detaylı ultrason öneriyoruz' dedi.</p><strong>'Tarama testleri her şeyi yakalayamaz'</strong><p>Fetal anomali taramasının tüm gebeler açısından önemli olduğunu vurgulayan Özbaş, farklı tarama yöntemlerinin birbirinin alternatifi olmadığını belirtti. Özbaş, 'Herkesin bunu yaptırması lazım. Tarama testleri normal olsa bile her şeyi yakalayamaz. Bunun için de detaylı ultrason yapılması lazım' ifadelerini kullandı. Detaylı ultrason için önerilen gebelik haftasına da değinen Özbaş, incelemenin genel olarak 18-24. haftalar arasında, özellikle 20-22. haftalarda yapılmasının uygun olduğunu belirtti. Taramanın ultrasonografi yöntemiyle gerçekleştirildiğini aktardı.</p><strong>Doğum öncesi ve sonrası planlamaya katkı sağlayabiliyor</strong><p>Tespit edilen bulgunun niteliğine göre gebelik sürecinde farklı planlamalar yapılabileceğini belirten Özbaş, bazı durumlarda doğum sonrasında uygulanabilecek tedavilere yönelik hazırlık yapılabildiğini ifade etti. Özbaş, 'Belirli durumlarda yapılabilir. Her durum için değil. Ama en azından doğum sonrası yapılabilecek bir şey varsa ona göre de gebemizi uygun hastanede doğum yapması için yönlendiriyoruz' dedi.</p><p>Detaylı ultrasonun aynı hastane içerisinde kadın doğum ve radyoloji uzmanları tarafından değerlendirilebilmesinin de gebeler açısından önemli bir kolaylık sağladığını belirten Özbaş, bu sayede farklı merkezlerden alınan raporların yeniden değerlendirilmesi konusunda yaşanabilecek sürecin de daha sağlıklı yürütülebileceğini söyledi.</p><strong>'Bebeği baştan ayağa sistematik olarak inceliyoruz'</strong><p>Radyoloji Uzmanı Dr. Emrah Yaşar ise fetal anomali taramasını, bebeğin olası yapısal anomalilerinin erken dönemde tespit edilmesine yönelik ayrıntılı bir ultrasonografi incelemesi olarak tanımladı. Yaşar, 'Fetal tarama ultrasonografisi, bebekte olabilecek yapısal anomalilerin erken saptanması amacıyla yapılan bir görüntüleme yöntemidir' dedi. İncelemede bebeğin anatomik yapısının baştan ayağa sistematik biçimde değerlendirildiğini belirten Yaşar, 'Biz bu taramada bebeği baştan ayağa tüm anatomik yapılarını sistematik ve detaylı olarak inceleriz. Öncelikle beyinden başlayarak kafatasının şekli, kemik oluşumu, kemik yapıları, beyin içerisindeki anatomik yapıların görünümleri; bununla birlikte yüzde burun kemiği, çene yapısı, ense kalınlığı, göğüs kafesinde özellikle kalp, kalbin anatomik yapıları, büyük damarların kalbe giriş ve çıkış yerleri, karın içi organlarda böbrekler ve mesane başta olmak üzere karın ön duvarı, bebeğin omurgası ve ekstremiteleri detaylı olarak değerlendirilir' ifadelerini kullandı. Yaşar, kol ve bacakların bütünlüğünün yanı sıra olası yapısal anomalilerin de bu inceleme kapsamında değerlendirildiğini belirtti.</p><strong>Her gebeye ve bebeğe göre değerlendirme</strong><p>Fetal anomali taramasının süresinin her gebede aynı olmadığını ifade eden Yaşar, bebeğin pozisyonu ve incelemenin kapsamı gibi faktörlere bağlı olarak sürenin değişebildiğini söyledi. Yaşar, 'Her gebe farklıdır. Her bebek ve gebe kendine özel olarak değerlendirilir. Ultrasonografi şartlarında gebeyi rahat bir masaya uzatarak normal genel tarama şeklinde yaparız. Bebeğin tüm anatomik yapılarını baştan ayağa incelediğimiz için gebeye özgü olarak bu süreyi kişiselleştiririz' şeklinde açıklamada bulundu. </p><strong>Kadın doğum ve radyoloji aynı çatı altında</strong><p>Fetal anomali taramasının hem kadın doğum hem de radyoloji uzmanlarının bulunduğu bir hastanede gerçekleştirilebilmesinin önemine de dikkat çeken Yaşar, gebeliğin ilk tanıdan doğuma kadar sürekli takip gerektiren bir süreç olduğunu belirtti. Yaşar, 'Gebelik ilk tanı aldığından doğuma kadar çok önemli bir süreç. Bu süreç sürekli takip ve kontroller gerektirir. Hastanemizde kadın doğum uzmanı hekimlerimiz bu takiplerini yıllardan beridir yapmakta. Ancak bizim bu ayrı taramayı yapmamızla birlikte olası erken anomalilerin saptanması ve bu açıdan gebelerimizin yönlendirilmesi, bu iki hizmetin aynı hastane çatısı altında başka şehirlere gitmeye gerek kalmadan yapılmasının hem gebelerimiz hem takip eden hekimlerimiz açısından çok önemli bir gelişme olduğunu düşünüyoruz' dedi.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/fethiye-ozel-lokman-hekim-esna_1791383912_VRT9MS.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi’nde gebelikte erken tanı için önemli adım ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/fethiye-ozel-lokman-hekim-esna_1791383912_VRT9MS.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Muğla'da Normal Doğum Haftası kapsamında farkındalık standı kuruldu]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-normal-dogum-haftasi-kapsaminda-farkindalik-standi-kuruldu/130732/</link>
            <description><![CDATA[Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, 1-7 Ekim Normal Doğum Haftası kapsamında anne ve bebek sağlığına yönelik farkındalığın artırılması amacıyla Kadın Hastalıkları ve Doğum Poliklinikleri önünde farkındalık standı kuruldu.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-normal-dogum-haftasi-kapsaminda-farkindalik-standi-kuruldu/130732/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 11:09:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Etkinlikte vatandaşlara normal doğumun desteklenmesi, anne ve bebek sağlığının korunması ile emzirmenin önemi konusunda bilgilendirmelerde bulunuldu.</p><p>Farkındalık etkinliği; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Prof. Dr. Burcu Kasap ve Doç. Dr. Melike Nur Akın, Perinatoloji Uzmanı Op. Dr. Selahattin Kükner, Ebe Polikliniği çalışanları ve sağlık personelinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Kurulan standı ziyaret eden Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ethem Acar ve hastane yönetim ekibi, yürütülen çalışmalar hakkında sağlık çalışanlarından bilgi aldı.</p><p>Etkinlikte açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Melike Nur Akın, anne ve bebek sağlığının korunmasına yönelik çalışmaların önemine dikkat çekerek, 'Anne dostu ve bebek dostu hastane olarak anne ve bebek sağlığını destekleyen çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Normal doğumun teşvik edilmesi ve emzirmenin desteklenmesi, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlayan önemli uygulamalardır' dedi.</p><p>Etkinlik kapsamında vatandaşlara normal doğum ve emzirmenin anne-bebek sağlığı açısından önemi anlatılırken, anne adaylarının merak ettiği konularla ilgili sağlık çalışanları tarafından bilgilendirme yapıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/mugla-da-normal-dogum-haftasi-_1791360572_1XsapG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Muğla'da Normal Doğum Haftası kapsamında farkındalık standı kuruldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/mugla-da-normal-dogum-haftasi-_1791360572_1XsapG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Muğla’da meme cerrahisinde ileri teknikler masaya yatırıldı]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-meme-cerrahisinde-ileri-teknikler-masaya-yatirildi/130726/</link>
            <description><![CDATA[Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öncülüğünde düzenlenen iki günlük bilimsel programda, meme cerrahisindeki güncel gelişmeler ve ileri cerrahi uygulamalar ele alındı. Program kapsamında Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ilk kez bilateral endoskopik nipple-sparing mastektomi ameliyatı gerçekleştirildi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-meme-cerrahisinde-ileri-teknikler-masaya-yatirildi/130726/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 10:44:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nde düzenlenen 'Endoskopik Nipple-Sparing Mastektomi Kursu' ile başlayan programın ilk gününde, Türkiye&#39;nin farklı merkezlerinden deneyimli cerrahlar bir araya geldi. Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Önder Özcan&#39;ın öncülüğündeki kursta, endoskopik meme cerrahisinin temel prensipleri, minimal invaziv cerrahi teknikler, nipple-sparing mastektomi ve jinekomasti cerrahisinde endoskopik yöntemler değerlendirildi.</p><p>Kurs direktörlüğünü Prof. Dr. Mustafa Tükenmez, yardımcı eğitmenliğini ise Dr. Öğretim Üyesi Baran Mollavelioğlu üstlendi. Prof. Dr. Mahmut Müslümanoğlu, Doç. Dr. Enver Özkurt, Doç. Dr. Mustafa Emiroğlu ve Dr. Öğretim Üyesi Cenk Yazkan ise moderatör olarak görev aldı.</p><p>Program kapsamında hastanede ilk kez gerçekleştirilen bilateral endoskopik nipple-sparing mastektomi ameliyatı canlı cerrahi uygulaması olarak katılımcılara aktarıldı. Meme başı ve areola kompleksinin korunduğu yöntemle, uygun hastalarda daha küçük kesilerle minimal invaziv cerrahi uygulanmasına yönelik teknikler değerlendirildi.</p><p>Prof. Dr. Mustafa Tükenmez&#39;in öncülüğündeki canlı cerrahi uygulamasında ameliyatın aşamaları ve endoskopik yöntemin teknik özellikleri katılımcılara aktarıldı. Cerrahlar, ileri meme cerrahisi uygulamasını ameliyathane ortamında izleme ve yöntemin ayrıntılarını değerlendirme fırsatı buldu.</p><p>Kursun öğleden sonraki bölümünde ise Doç. Dr. Mustafa Emiroğlu ve Dr. Öğretim Üyesi Cenk Yazkan&#39;ın moderatörlüğünde jinekomasti cerrahisinde endoskopik yöntemlerin kullanımına ilişkin eğitim gerçekleştirildi.</p><strong>Meme kanserinde değişen yaklaşımlar ele alındı</strong><p>Programın ikinci gününde ise 'Meme Kanserinde Değişen Yaklaşımlar' temasıyla Muğla Meme Kanseri Sempozyumu düzenlendi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi&#39;nde gerçekleştirilen sempozyum, Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu iş birliğiyle düzenlendi.</p><p>Sempozyumda meme kanseri tedavisindeki güncel gelişmelerin yanı sıra ileri cerrahi teknikler, robotik cerrahi, yapay zek uygulamaları, görüntüleme yöntemleri, kişiselleştirilmiş tedavi ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik yaklaşımlar ele alındı. Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu kurucuları ve eski başkanlarından Prof. Dr. Vahit Özmen de 'Meme Kanseri Tedavisindeki Değişimler: Dün, Bugün ve Yarın' başlıklı konferansıyla programa katkı sundu.</p><p>İki gün süren bilimsel oturumlarda meme cerrahisinde değişen tedavi yaklaşımları, aksiller cerrahi, meme koruyucu cerrahi, minimal invaziv ve robotik cerrahi, yapay zek, yeni nesil lezyon işaretleme yöntemleri, görüntüleme ve perkütan ablasyon teknikleri, kişiselleştirilmiş tedavi, meme rekonstrüksiyonu, radyoterapi, doğurganlığın korunması, menopoz yönetimi ve ameliyat sonrası ağrı tedavisi gibi çok sayıda konu değerlendirildi.</p><p>Türkiye&#39;nin farklı üniversite ve sağlık kuruluşlarından akademisyen ve uzmanların katıldığı programla, Muğla&#39;da meme cerrahisi alanında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, ileri cerrahi uygulamaların tanıtılması ve sağlık profesyonellerinin mesleki gelişimine katkı sağlanması hedeflendi.</p><p>Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Önder Özcan&#39;ın öncülüğünde gerçekleştirilen iki günlük program, bilimsel oturumlar, canlı cerrahi uygulamaları, tartışma ve soru-cevap bölümlerinin ardından sona erdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/mugla-da-meme-cerrahisinde-ile_1791359072_PnAiyR.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Muğla’da meme cerrahisinde ileri teknikler masaya yatırıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/mugla-da-meme-cerrahisinde-ile_1791359072_PnAiyR.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: Stresle mücadelede doğru beslenme ve aktif yaşam önemli]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/uzmani-uyardi-stresle-mucadelede-dogru-beslenme-ve-aktif-yasam-onemli/130720/</link>
            <description><![CDATA[Tıp Merkezi Fonksiyonel Tıp Hekimi ve Fitoterapist Dr. Bekir Uğur Yavuzcan, stresin insan sağlığı ve yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, stresle başa çıkabilmek için doğru beslenme adımları, fonksiyonel gıdalar ve aktif bir yaşam tarzıyla psikolojik sağlığın içeriden dışarıya desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/uzmani-uyardi-stresle-mucadelede-dogru-beslenme-ve-aktif-yasam-onemli/130720/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 08:32:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Açıklamasında stresin, insan sağlığını ve yaşam kalitesini çeşitli şekillerde önemli ölçüde etkileyebileceğini ifade eden Dr. Yavuzcan, 'Stres, fiziksel sağlığı kardiyovasküler sorunlar, bağışıklık sistemi sorunları, sindirim ve uyku bozuklukları olarak olumsuz etkiler. Stres kan basıncını ve kalp atış hızını artırarak kalp hastalığı riskinin artmasına neden olabilir. Kronik stres bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyon ve hastalıklarla mücadeleyi zorlaştırabilir. Stres, irritabl bağırsak sendromu (IBS), ülser ve diğer gastrointestinal problemler gibi sorunlara neden olabilir. Stres genellikle uykusuzluğa veya kalitesiz uykuya yol açar, bu da fiziksel ve zihinsel sağlık sorunlarını daha da kötüleştirebilir' dedi.</p><p>Dr. Bekir Uğur Yavuzcan, stresin ruh sağlığı ve fonksiyonlar üzerindeki olumsuz yansımalarına da dikkat çekti : 'Uzun süreli stres, anksiyete bozuklukları ve depresyon gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Stres hafızayı, konsantrasyonu ve karar verme becerilerini bozabilir. Kronik stres bunalma, sinirlilik ve duygusal dengesizlik duygularına yol açabilir.'</p><p>Stresin sosyal ilişkiler ve genel refah üzerindeki etkilerini de değerlendiren Dr. Yavuzcan, stresin aile, arkadaşlar ve meslektaşlarla ilişkileri zorlayabileceğini, üretkenliği, iş tatminini ve işteki genel performansı etkileyebileceğini, hayattan alınan keyfi azaltarak genel bir memnuniyetsizlik ve mutsuzluk hissine yol açabileceğini ifade etti.</p><p>Dr. Yavuzcan, bazı gıdaların psikolojik açıdan insan üzerinde olumlu etkiye neden olduğunu kaydetti :<br>'Magnezyum, özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler ve yeşillikler ile kuruyemişlerde bol miktarlarda bulunan vücudumuz ve sinir sistemi için en gerekli minerallerin başında gelmektedir. Sağlıklı bir beyin ve uyku düzeni için vazgeçilmez olarak konumlandırabiliriz. Balık (somon ve uskumru gibi), keten tohumu ve cevizde bulunan omega-3&#39;ler depresyon ve anksiyete belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir. Glutensiz yulaf, kinoa, keten tohumu gibi gıdalar kan şekeri seviyelerini düzenlemeye yardımcı olur ve enerji sağlar. Meyveler ve sebzeler, vitaminler, mineraller ve antioksidanlar açısından zengin olup, genel beyin sağlığını destekler ve oksidatif stresi azaltır. Probiyotikler, yoğurt, pancar suyu, kombucha çayı ve lahana turşusu gibi fermente gıdalar bağırsak sağlığını destekler, bu da ruh halinin iyileşmesi ve stresin azalmasıyla bağlantılıdır. Ölçülü olarak, bitter çikolata stres hormonlarını azaltabilir ve hızlı bir ruh hali artışı sağlayabilir.'</p><p>Ruh sağlığını ve psikolojiyi güçlendiren yaşam tarzı alternatiflerini sıralayan Dr. Yavuzcan, sözlerini şöyle tamamladı: 'Düzenli fiziksel aktivite stres hormonlarını azaltabilir ve ruh halini iyileştiren endorfin salınımını tetikleyebilir. Kuvvet antrenmanı egzersizleri ile birlikte her hafta en az 150 dakika orta şiddette aerobik aktivite veya 75 dakika şiddetli aktivite hedefleyin. Farkındalık meditasyonu, yoga ve derin nefes egzersizleri gibi uygulamalar stresi yönetmeye ve zihinsel berraklığı artırmaya yardımcı olabilir. Gece başına 7-9 saat kaliteli uyku almak stres yönetimi için çok önemlidir. Güçlü ilişkiler sürdürmek ve bir destek sistemine sahip olmak strese karşı tampon görevi görebilir ve duygusal refahı artırabilir. Etkili zaman yönetimi, bunalmışlık hissini azaltabilir ve hayatın çeşitli yönlerini dengelemeye yardımcı olabilir. Keyif aldığınız aktivitelerle uğraşmak stresten uzaklaşmanızı sağlayabilir ve genel mutluluğunuzu artırabilir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmani-uyardi-stresle-mucadele_1791291940_96vMJ5.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanı uyardı: Stresle mücadelede doğru beslenme ve aktif yaşam önemli ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmani-uyardi-stresle-mucadele_1791291940_96vMJ5.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Araç kullanırken gözleri kapananlar dikkat: Uyku apnesi riski]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/arac-kullanirken-gozleri-kapananlar-dikkat-uyku-apnesi-riski/130653/</link>
            <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Gökhan Kutlar, araç kullanırken uyku hali yaşayan, gün içinde sık sık uyuklayan ve yüksek sesle horlayan kişilerin uyku apnesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Bu şikayetlerin altında önemli bir sağlık s orunu olabilir. Mutlaka uzman doktora başvurun" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/arac-kullanirken-gozleri-kapananlar-dikkat-uyku-apnesi-riski/130653/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 08:24:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Gün içinde sürekli yorgunluk hisseden, araç kullanırken gözlerinin kapandığını fark eden veya geceleri yüksek sesle horlayan kişilerin dikkatli olması gerekiyor. Uzmanlar, bu belirtilerin toplumda sık görülen uyku apnesinin işareti olabileceğine dikkat çekiyor. KBB Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Gökhan Kutlar, uyku apnesinin belirtileri, nedenleri, tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p><p>Uyku apnesinin, uyku sırasında nefes almanın kısa sürelerle durması veya azalmasıyla ortaya çıkan bir uyku bozukluğu olduğunu belirten Kutlar, gece boyunca tekrarlayan bu durumun kandaki oksijen seviyesinin düşmesine ve uykunun bölünmesine yol açabildiğini söyledi. En sık görülen türün obstrüktif uyku apnesi olduğunu ifade eden Kutlar, uyku sırasında boğaz ve üst solunum yolu kaslarının gevşemesiyle hava yolunun daralabildiğini veya tamamen kapanabildiğini kaydetti. Kutlar, fazla kilo ve obezite, kalın boyun yapısı, büyük bademcik veya geniz eti, burun tıkanıklıkları, bazı çene ve yüz yapısı özellikleri, ileri yaş, ailede uyku apnesi öyküsü, alkol ve sigara kullanımı ile sırtüstü uyumanın hastalık riskini artırabildiğini belirtti. Santral uyku apnesinin ise farklı bir mekanizmaya sahip olduğunu aktaran Kutlar, bu durumda hava yolunda tıkanıklık bulunmadığını, beynin solunumu kontrol eden kaslara yeterli sinyal göndermemesi nedeniyle nefes almanın duraklayabildiğini ifade etti.</p><strong>Horlama ve gündüz uyku hali önemli belirtiler</strong><p>Uyku apnesinin hem gece hem de gündüz belirtilerle kendini gösterebildiğini söyleyen Dr. Kutlar, en dikkat çekici bulgulardan birinin yüksek sesli ve düzensiz horlama olduğunu belirtti. Gece görülen belirtiler arasında uykuda nefesin durduğunun fark edilmesi, nefes nefese veya boğulur gibi uyanma, huzursuz uyku, gece terlemesi, sabah ağız kuruluğu, gece sık idrara çıkma ve cinsel isteksizliğin yer aldığını kaydetti. </p><p>Gündüz ise sabah yorgun uyanma, aşırı uyku hali, özellikle öğle yemeği sonrasında uyuklama ihtiyacı, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, sabah baş ağrısı, sinirlilik ve duygu durum değişikliklerinin görülebileceğini söyledi. Kutlar, 'Özellikle yüksek sesli horlama, uykuda nefes durması ve gündüz aşırı uyku hali birlikte görülüyorsa uyku apnesi açısından değerlendirme yapılması önemlidir' diye konuştu.</p><strong>Tanıda uyku testi kullanılıyor</strong><p>Uyku apnesi tanısında kişinin şikayetleri, uyku alışkanlıkları ve sağlık geçmişinin değerlendirildiğini belirten Kutlar, gerekli görülen durumlarda kesin tanı için polisomnografi adı verilen uyku testinin yapıldığını söyledi. Uyku testi sırasında gece boyunca solunum, kandaki oksijen düzeyi, kalp ritmi ve uyku özelliklerinin takip edildiğini ifade eden Kutlar, bazı hastalarda evde uygulanabilen uyku testlerinden de yararlanılabildiğini belirtti. </p><p>Tedavinin hastalığın türü, şiddeti ve nedenine göre belirlendiğini belirten Kutlar, yaşam tarzı değişikliklerinin tedaviye katkı sağlayabildiğini söyledi. Fazla kilonun verilmesi, düzenli egzersiz yapılması, alkol ve sigaradan uzak durulması ve uygun hastalarda sırtüstü uyumaktan kaçınılmasının önerilebildiğini aktardı. Orta ve ağır obstrüktif uyku apnesinde CPAP tedavisinin etkili yöntemlerden biri olduğunu belirten Kutlar, cihazın uyku sırasında hava yolunun açık kalmasını sağladığını ifade etti.</p><p> Bazı hafif ve orta düzeydeki hastalarda ağız içi apareylerin kullanılabildiğini kaydeden Kutlar, bademcik veya geniz eti büyüklüğü ya da hava yolunda belirgin darlık bulunan uygun hastalarda cerrahi tedavinin de değerlendirilebileceğini söyledi.</p><p>Opr. Dr. Gökhan Kutlar, 'Uyku apnesi yalnızca bir horlama problemi olarak görülmemelidir. Tedavi edilmeyen uyku apnesi yaşam kalitesini düşürebilir ve uzun vadede bazı kalp-damar ve metabolik sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebilir. Şiddetli horlama, uykuda nefes durması veya gün içinde belirgin uyku hali yaşayan kişilerin bir sağlık kuruluşuna başvurması önemlidir' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/arac-kullanirken-gozleri-kapan_1791209363_A9m0LC.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Araç kullanırken gözleri kapananlar dikkat: Uyku apnesi riski ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/arac-kullanirken-gozleri-kapan_1791209363_A9m0LC.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’ndan kadınlara çağrı: 'Vakit kaybetme, taramanı erteleme']]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/saglik-bakanligi-ndan-kadinlara-cagri-vakit-kaybetme-taramani-erteleme/130607/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 1–31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken tanının önemine dikkat çekerek kadınları düzenli taramalara davet etti. Bakanlık, 40–69 yaş arasındaki kadınların iki yılda bir ücretsiz mamografi taramasından yararlanabildiğini bildirdi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/saglik-bakanligi-ndan-kadinlara-cagri-vakit-kaybetme-taramani-erteleme/130607/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 13:25:40 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Kanser Daire Başkanlığı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla yayımladığı bilgi notunda, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserine karşı düzenli taramanın önemini vurguladı. Açıklamada, hastalığın erken dönemde belirti vermeden gelişebileceği belirtilerek kadınlara, herhangi bir şikyet oluşmasını beklemeden yaşlarına uygun taramalara katılmaları çağrısı yapıldı.</p><strong>Türkiye&#39;de her yıl yaklaşık 32 bin kadına tanı konuluyor</strong><p>Bakanlığın paylaştığı bilgilere göre, Türkiye&#39;de her yıl yaklaşık 32 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma riskinin yaklaşık her 16 kadından birinde olduğu tahmin ediliyor.</p><p>Hastalığın erken evrede tespit edilmesinin tedavi seçeneklerini artırdığı ve tedavi başarısının yükselmesine katkı sağladığı belirtilen açıklamada, kişinin kendisini sağlıklı hissetmesinin ya da herhangi bir şikyetinin bulunmamasının meme kanseri olmadığı anlamına gelmediğine dikkat çekildi.</p><strong>40–69 yaş arasındaki kadınlara ücretsiz mamografi</strong><p>Bakanlık tarafından yürütülen ulusal tarama programı kapsamında, 40–69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir ücretsiz mamografi taraması sunuluyor.</p><p>Bilgi notunda, ücretsiz tarama hizmetlerinin Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri ve mobil kanser tarama araçları aracılığıyla yürütüldüğü belirtildi.</p><p>Ulusal tarama standartları kapsamında, 20 yaşından itibaren kadınların memelerinde oluşabilecek değişikliklerin farkında olmaları ve yılda bir klinik meme muayenesi yaptırmaları öneriliyor. 40–69 yaş grubunda ise yılda bir klinik meme muayenesinin yanı sıra iki yılda bir mamografi yapılması tavsiye ediliyor.</p><strong>Bu değişikliklere dikkat</strong><p>Açıklamada, memede veya koltuk altında ele gelen kitle ya da şişlik, memenin şekil ve boyutunda belirgin değişiklik, ciltte kalınlaşma, kızarıklık veya portakal kabuğu görünümünün dikkate alınması gerektiği kaydedildi.</p><p>Meme ucunda içe çekilme, kabuklanma, özellikle kendiliğinden gelen kanlı akıntı ve köprücük kemiği çevresindeki şişliklerin de değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunduğu bildirildi. Her değişikliğin kanser anlamına gelmediği vurgulanırken, olağan dışı bir durum fark edildiğinde tarama zamanını beklemeden sağlık kuruluşuna başvurulması istendi.</p><strong>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları riski azaltmaya katkı sağlıyor</strong><p>Bakanlığın bilgi notunda; ileri yaş, ailede meme kanseri öyküsü ve bazı kalıtsal gen değişiklikleri risk faktörleri arasında sıralandı. Fazla kilo, yetersiz fiziksel aktivite, alkol ve tütün kullanımının da riski artırabileceği belirtildi.</p><p>Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve dengeli beslenme, sağlıklı vücut ağırlığının korunması, tütün ürünlerinden uzak durulması ve alkol kullanılmamasının riskin azaltılmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Risk faktörü bulunmayan kadınların da yaşlarına uygun taramalara katılmasının önemine dikkat çekildi.</p><strong>Tedavi kişiye özel planlanıyor</strong><p>Meme kanseri tedavisinin hastalığın türü ve evresi, tümörün özellikleri, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu değerlendirilerek planlandığı aktarıldı. Tedavide cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavisi, hedefe yönelik tedaviler ve uygun hastalarda immünoterapi yöntemlerinin kullanılabildiği bildirildi.</p><p>Sağlık Bakanlığı, ekim ayı dolayısıyla kadınları sağlıklarını ertelememeye ve düzenli taramalara katılmaya davet ederek, 'Vakit kaybetme, taramanı erteleme' mesajını paylaştı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-ndan-kadinlar_1791195938_lI1bqm.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı’ndan kadınlara çağrı: 'Vakit kaybetme, taramanı erteleme' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-ndan-kadinlar_1791195938_lI1bqm.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: Çocuklarda kış enfeksiyonlarına karşı hijyen ve beslenmeye dikkat]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/uzmani-uyardi-cocuklarda-kis-enfeksiyonlarina-karsi-hijyen-ve-beslenmeye-dikkat/130581/</link>
            <description><![CDATA[Havaların soğumasıyla çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları arttığını belirten uzmanlar, doğru beslenme, sıvı tüketimi, el hijyeni ve kapalı ortamların havalandırılmasına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/uzmani-uyardi-cocuklarda-kis-enfeksiyonlarina-karsi-hijyen-ve-beslenmeye-dikkat/130581/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 08:28:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Mevsim geçişiyle birlikte çocuklarda nezle, grip, RSV ve bronşit gibi solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülmeye başladı. Viral enfeksiyonların çoğunda antibiyotik kullanımına gerek olmadığını belirten uzmanlar, uzun süren ateş, nefes darlığı ve genel durum bozukluğu halinde doktora başvurulmasını gerektiğini ifade etti.</p><p><strong>'Çocuklarda özellikle kışın viral enfeksiyonları çok sık görmekteyiz'</strong><br>Havaların soğumasıyla, mevsim geçişleriyle beraber özellikle çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları sıklığının arttığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü&#39;nden Uzm. Dr. Hüseyin Yıldız, 'Havaların soğumasıyla beraber kapalı mekanlarda geçirilen süreler artmakta, özellikle okul, oyun alanları, kreş gibi toplu alanlarda da bu enfeksiyonların solunum yolu yayılmaları ciddi manada artmaktadır. Çocuklarda özellikle kışın viral enfeksiyonları çok sık görmekteyiz. Özellikle nezle dediğimiz soğuk algınlığı, grip, RSV, orta kulak iltihabı, farenjit, tonsilit dediğimiz boğaz enfeksiyonları; bunun dışında, akciğerleri ilgilendiren alt solunum yolu enfeksiyonlarından özellikle bronşit ve zatürrenin de sıklığı ciddi anlamda artmaktadır' dedi.</p><p><strong>'Okul, kreş gibi yerlerin ve evlerin sık sık havalandırılması birinci kural olmalı'</strong><br>Virüslerden korunmanın birinci kural olması gerektiğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hüseyin Yıldız, 'Bunun için mutlaka el hijyenine dikkat edilmeli. Kapalı mekanlarda geçirilen süre olabildiğince azaltılmaya çalışılmalı. Yine toplu yerlerde okul, kreş gibi yerlerin, evlerin sık sık havalandırılması birinci kural olmalı. Çocuklarda kışın geçirilen enfeksiyonların büyük kısmı viral enfeksiyon olduğu için çoğunlukla antibiyotik kullanmak gerekmiyor. Mutlaka antibiyotik kullanılması gereken enfeksiyonlar varsa da bunların kararını aileler değil mutlaka hekimlerin vermesi gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'Çocukların beslenmesine dikkat edilmeli'</strong><br>Kışın geçirilen enfeksiyonların birçoğunun viral olduğu için evde basit önlemlerle, basit tedavilerle bu hastalıkları geçirmenin mümkün olabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Hüseyin Yıldız, 'Bunun için öncelikle çocukların beslenmesine dikkat edilmeli, bol sıvı alınmalı. Emzirenler mutlaka emzirmeye devam edilmeli. İstirahat bu çocuklarda hastalığın geçirilmesinde olumlu etkisi olacaktır. Ağrısı, ateşi varsa ağrı kesici, ateş düşürücüler kullanılabilir. Yine C vitamini ağırlıklı beslenme, protein beslenmesi bu hastalıkların atılmasında olumlu etkisi olacaktır. Her soğuk algınlığı, grip, nezle geçiren kişinin mutlaka hastaneye başvurması gerekmiyor. Ama özellikle 38 derecenin üstündeki ateşi olan çocuklar, 3 günden fazla ateşi olanlar, genel durumunda bozulma olan, beslenmesinde zayıflık, şuurunda bulanıklık, hızlı nefes alıp verme, nefes darlığı gibi tablosu olanlar mutlaka hastaneye başvurmalılar' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmani-uyardi-cocuklarda-kis-e_1791121684_Q4JCug.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanı uyardı: Çocuklarda kış enfeksiyonlarına karşı hijyen ve beslenmeye dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmani-uyardi-cocuklarda-kis-e_1791121684_Q4JCug.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA['Riskli gebeliklerde erken tanı ve düzenli takip anne ile bebek sağlığı açısından önem taşıyor']]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/riskli-gebeliklerde-erken-tani-ve-duzenli-takip-anne-ile-bebek-sagligi-acisindan-onem-tasiyor/130523/</link>
            <description><![CDATA[Doç. Dr. Miraç Özalp, riskli gebeliklerde erken tanı, düzenli takip ve kişiye özel yaklaşımın anne ve bebek sağlığı açısından kritik önem taşıdığını belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/riskli-gebeliklerde-erken-tani-ve-duzenli-takip-anne-ile-bebek-sagligi-acisindan-onem-tasiyor/130523/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 04 Oct 2026 08:32:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Her gebelik kendine özgü bir süreç olmakla birlikte, bazı gebeliklerde anne veya bebeğe ait çeşitli faktörler nedeniyle daha yakın takip gerekebiliyor. Anne adayında gebelik öncesinde bulunan hipertansiyon, diyabet, kalp ve böbrek hastalıkları gibi sağlık sorunları, gebelik sırasında gelişen komplikasyonlar, ileri anne yaşı, çoğul gebelikler, önceki gebeliklerde yaşanan ciddi sorunlar veya bebeğin gelişimi ve yapısına ilişkin bazı bulgular gebeliğin riskli olarak değerlendirilmesine neden olabiliyor.</p><p>'Riskli gebelik ifadesi, gebeliğin mutlaka olumsuz sonuçlanacağı anlamına gelmez' diyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Miraç Özalp, 'Buradaki temel amaç, anne ve bebeğe yönelik riskleri erken dönemde belirlemek, gerekli takip ve tedavileri zamanında planlamak ve gebeliği mümkün olan en güvenli şekilde sürdürmektir' dedi.</p><p><strong>'Risklerin erken belirlenmesi büyük önem taşıyor'</strong><br>Riskli gebeliklerin yönetiminde en önemli aşamalardan birinin olası sorunların erken dönemde fark edilmesi olduğunu belirten Doç. Dr. Miraç Özalp, gebeliğin farklı dönemlerinde gerçekleştirilen ultrason değerlendirmeleri ve gerekli tarama testlerinin yanı sıra anne adayının tansiyon, kan şekeri ve diğer sağlık göstergelerinin düzenli olarak takip edilmesinin önemine dikkat çekti.</p><p>Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde bebeğin büyümesinin, gelişiminin ve gerektiğinde plasental dolaşımının değerlendirilmesinin de takip sürecinin önemli bir parçası olduğunu belirten Doç. Dr. Özalp, özellikle preeklampsi (gebelik zehirlenmesi), gebelik şekeri, erken doğum riski ve bebeğin gelişme geriliği gibi durumlarda yakın izlemin önem kazandığını ifade etti.</p><p><strong>'Perinatoloji takibi risk yönetiminde önemli bir rol oynuyor'</strong><br>Riskli olduğu belirlenen veya risk açısından şüphe bulunan gebeliklerin perinatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesinin önemine değinen Doç. Dr. Miraç Özalp, 'Perinatoloji değerlendirmesi, anne ve bebeğe ait risklerin ayrıntılı şekilde ortaya konulmasına, bebeğin gelişiminin daha yakından izlenmesine ve gerekli durumlarda doğum zamanlamasının doğru şekilde planlanmasına katkı sağlar. İhtiyaç halinde gebeliğin takibinin kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile perinatoloji uzmanının iş birliği içinde yürütülmesi, anne ve bebeğin sağlığı açısından önemli bir yaklaşım' dedi.</p><p>Riskli gebeliklerde amacın anne adayını endişelendirmek değil, mevcut riskleri doğru şekilde belirleyerek yönetmek olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özalp, her gebeliğin kendine özgü olduğunu ve takip planının kişiye göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p><p><strong>'Düzenli kontroller aksatılmamalı'</strong><br>Gebelik sürecinde önerilen kontrollerin ve taramaların zamanında yapılmasının anne ve bebek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Miraç Özalp, 'Risklerin erken fark edilmesi, doğru değerlendirilmesi ve uygun şekilde yönetilmesi, birçok olumsuz durumun önlenmesine veya etkilerinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bu nedenle özellikle risk faktörü bulunan anne adaylarının gebeliklerini düzenli olarak takip ettirmeleri ve kendileri için önerilen değerlendirmeleri zamanında yaptırmaları önemlidir' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/riskli-gebeliklerde-erken-tani_1791034358_g0C4Z6.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 'Riskli gebeliklerde erken tanı ve düzenli takip anne ile bebek sağlığı açısından önem taşıyor' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/riskli-gebeliklerde-erken-tani_1791034358_g0C4Z6.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fethiye Gazeteciler Derneği ve Türk Kızılayından kan bağışı kampanyası]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-gazeteciler-dernegi-ve-turk-kizilayindan-kan-bagisi-kampanyasi/130500/</link>
            <description><![CDATA[Fethiye Gazeteciler Derneği ile Türk Kızılayı iş birliğinde düzenlenen kan bağışı kampanyası, 3 Ekim Cumartesi günü Uğur Mumcu Parkı’nda gerçekleştirildi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-gazeteciler-dernegi-ve-turk-kizilayindan-kan-bagisi-kampanyasi/130500/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 15:50:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>'Kanın önemine dikkat çekmek' amacıyla düzenlenen kampanya, Kızılay tırı önünde gerçekleştirildi. Kampanyaya vatandaşların yanı sıra Fethiye Gazeteciler Derneği üyeleri de destek verdi. Fethiye Gazeteciler Derneği Başkanı Osman Baykuş, dernek olarak farkındalık çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.</p><p>Gazeteciliğin yalnızca haber yapmak ve haber peşinde koşmaktan ibaret olmadığını belirten Baykuş, dernek olarak daha önce mesleğe yeni başlayan gazetecilere yönelik plaket törenleri düzenlediklerini, 10 Ocak&#39;ta Erdal Orhan Gazetecilik Ödülleri plaketlerini verdiklerini ifade etti.</p><p>Baykuş, şubat ayında Fethiye Yerel Tohumlar Derneği ile yerel tohumun önemine dikkati çeken bir kampanya başlattıklarını, ardından FETAV iş birliğiyle 'Fethiye&#39;ye Değer Katanlar' çalışmasını gerçekleştirdiklerini belirtti. Bu kapsamda ilk olarak merhum Ünal Şöhret Dirlik adına şiir ve öykü yarışması düzenlediklerini aktaran Baykuş, bu kez de kan bağışının önemine yönelik farkındalık çalışması yapmak istediklerini söyledi.</p><strong>'Bugün ihtiyaç olmayabilir ama yarın hepimize ihtiyaç olabilir'</strong><p>Kan bağışının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Baykuş, 'Kan herkes için ihtiyaç. Bugün ihtiyaç olmayabilir ama yarın hepimize ihtiyaç olabilir. Bunun için kanın önemini hepimiz biliyoruz. Maide Suresi 32&#39;de de şöyle diyor: &#39;Bir insanı yaşatmak bütün insanlığı yaşatmak gibidir.&#39; Onun için biz de verdiğimiz bir kan bir insanı yaşatabilirse bunun önemi nedeniyle bir farkındalık yapalım dedik. Türk Kızılayı ile bir kampanya başlatalım istedik.' dedi.</p><p>Baykuş, kampanyanın Kızılay Haftası öncesinde farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlendiğini belirterek, Türk Kızılayı ile yapılan görüşmenin ardından 3 Ekim tarihinin belirlendiğini söyledi.</p><strong>Salim Yılmaz 65&#39;inci kez kan bağışında bulundu</strong><p>Kampanyaya katılan Fethiyeli emekli öğretmen ve seyahat yazarı Salim Yılmaz da kan bağışının önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, 2008 yılından bu yana kan bağışında bulunduğunu belirterek, erkeklerin 3 ayda bir, yılda 4 kez kan verebildiğini, bunun yanı sıra trombosit bağışının da yapılabildiğini ifade etti. Toplam 64 kez kan bağışında bulunduğunu belirten Yılmaz, kampanya kapsamında yapacağı bağışla bu sayının 65&#39;e çıkacağını söyledi.</p><p>Yılmaz, 'Şimdi Türkiye&#39;de 10 kez kan bağışında bulununca bronz, 25 gümüş, 35 altın, 55 kez bağış yapınca plaket veriliyor özel olarak. Ben de plaketi getirdim buraya. O plaket de kişiye özel veriliyor, çok az kimseye.' ifadelerini kullandı.</p><p>Kan bağışının önemine dikkati çeken Yılmaz, vatandaşlara da çağrıda bulunarak, 'Buradan bizi izleyen herkese tavsiyede bulunuyorum. Kan vermek sağlıklıdır, aynı zamanda bir hastaya, insanımıza can vermektir. Hücre yenilemesi yapar ve herkese de tavsiye ederim.' dedi. Yılmaz, kendisine Türk Kızılayı Genel Başkanı tarafından özel olarak gönderildiğini belirttiği plaketi de kampanyada sergiledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/fethiye-gazeteciler-dernegi-ve_1791031840_URot7z.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fethiye Gazeteciler Derneği ve Türk Kızılayından kan bağışı kampanyası ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/fethiye-gazeteciler-dernegi-ve_1791031840_URot7z.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[MEAH'ta tesis güvenliği için bina turu gerçekleştirildi]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/meah-ta-tesis-guvenligi-icin-bina-turu-gerceklestirildi/130487/</link>
            <description><![CDATA[Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, Sağlıkta Kalite Standartları (SKS) ve Sağlık Tesisleri Denetim Standartları (STDS) kapsamında tesis güvenliğinin değerlendirilmesine yönelik bina turu gerçekleştirildi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/meah-ta-tesis-guvenligi-icin-bina-turu-gerceklestirildi/130487/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 14:07:37 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Başhekim ve hastane yönetim ekibi, Kalite Yönetim Birimi ile Tesis Güvenliği Komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen bina turunda, hastanenin genelindeki fiziki alanlar yerinde incelendi.</p><p>Gerçekleştirilen değerlendirmelerde tesis güvenliği, teknik altyapı, çevre düzenlemeleri ve kullanım alanları başta olmak üzere hastanenin farklı bölümleri kontrol edildi. Alanlarda muhtemel risklerin belirlenmesi ve mevcut uygulamaların değerlendirilmesine yönelik incelemelerde bulunuldu.</p><p>Bina turu kapsamında yapılan tespitler doğrultusunda gerekli iyileştirmelerin planlanması ve hastane genelinde tesis güvenliğinin daha da geliştirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı.</p><p>Hastane yönetimi tarafından, sağlık hizmetlerinin güvenli ve kaliteli bir ortamda sürdürülebilmesi amacıyla tesis güvenliğine yönelik değerlendirme ve iyileştirme çalışmalarının devam edeceği bildirildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/meah-ta-tesis-guvenligi-icin-b_1791025655_YzvHD0.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ MEAH'ta tesis güvenliği için bina turu gerçekleştirildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/meah-ta-tesis-guvenligi-icin-b_1791025655_YzvHD0.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türkiye’nin En Büyük Kamu Deniz Suyu Arıtma Tesisi Bodrum’da Yükseliyor]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/turkiye-nin-en-buyuk-kamu-deniz-suyu-aritma-tesisi-bodrum-da-yukseliyor/130470/</link>
            <description><![CDATA[Muğla’nın Bodrum ilçesi Turgutreis Mahallesi’nde yapımı iki etap halinde sürdürülen Reverse Ozmos (deniz suyu arıtma) Tesisi’nde çalışmalar hızla devam ediyor. Projenin günlük 2 bin metreküp kapasiteli ilk etabı işletmeye alınma aşamasına gelirken, günlük 10 bin metreküp kapasiteli ikinci etapta da çalışmalar sürüyor.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/turkiye-nin-en-buyuk-kamu-deniz-suyu-aritma-tesisi-bodrum-da-yukseliyor/130470/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 10:41:44 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Etaplar tamamlanınca 60 bin kişinin su ihtiyacı karşılanacak</strong><p>Bodrum&#39;un içme suyu ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlaması amacıyla hayata geçirilen projenin ilk etabının devreye alınmasıyla yaklaşık 10 bin kişinin günlük su ihtiyacının karşılanması hedefleniyor. İkinci etabın tamamlanmasıyla ise yaklaşık 50 bin kişilik ilave içme suyu kapasitesi oluşturulacak. Tüm etapların tamamlanmasıyla tesisin günlük toplam 12 bin metreküp içme suyu üretmesi ve yaklaşık 60 bin kişinin günlük su ihtiyacını karşılaması planlanıyor.</p><strong>Türkiye&#39;nin en büyük kamu deniz suyu arıtma tesisi</strong><p>Bakanlık onaylı proje kapsamında inşa edilen Turgutreis Reverse Ozmos Tesisi, Türkiye&#39;de bir kamu kuruluşu tarafından hayata geçirilen en büyük deniz suyu arıtma tesisi olma özelliğini taşıyor.<br>Özellikle yaz aylarında nüfus ve su tüketiminin arttığı Bodrum&#39;da tesisin devreye alınmasıyla içme suyu arzına önemli katkı sağlanması hedefleniyor.</p><strong>Genel Müdür Şengül çalışmaları yerinde inceledi</strong><p>MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül ve Genel Müdür Yardımcısı Nuri Kali, tesiste devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek teknik ekiplerden projenin son durumu hakkında bilgi aldı. Sahadaki uygulamalar ve çalışmaların ilerleyişinin değerlendirildiği incelemede, tesisin en kısa sürede tamamlanarak Bodrum&#39;un içme suyu sistemine kazandırılması hedeflendi.</p><p>Turgutreis Reverse Ozmos Tesisi&#39;nin tamamlanmasıyla Bodrum&#39;un mevcut su kaynaklarına yeni ve güçlü bir içme suyu kaynağı daha eklenerek ilçenin artan su ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/turkiye-nin-en-buyuk-kamu-deni_1791013302_RYmsTZ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türkiye’nin En Büyük Kamu Deniz Suyu Arıtma Tesisi Bodrum’da Yükseliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/turkiye-nin-en-buyuk-kamu-deni_1791013302_RYmsTZ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Taramalar, meme kanserinin erken evre yakalanma oranını artırıyor]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/taramalar-meme-kanserinin-erken-evre-yakalanma-oranini-artiriyor/130461/</link>
            <description><![CDATA[Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ebru Menekşe, taramanın amacının henüz belirti vermeyen meme kanserlerini daha erken evrede tespit etmek olduğunu söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/taramalar-meme-kanserinin-erken-evre-yakalanma-oranini-artiriyor/130461/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 08:32:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Meme kanseri dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanserlerden biri olarak bildiriliyor. Uzmanlar, meme kanserinde erken tanının hayati önem taşıdığına dikkati çekiyor. Meme kanseri taramalarının erken tanı için oldukça önemli olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ebru Menekşe, taramanın amacının henüz belirti vermeyen meme kanserlerini daha erken evrede tespit etmek olduğunu söyledi.</p><p>Prof. Dr. Ebru Menekşe, 40 yaş üzerindeki kadınların yılda bir kez mamografi yaptırmalarının önemli olduğunu belirtti. Meme kanserinin yalnızca ileri yaşlarda görülmediğine de dikkati çekerek, &#39;Ben daha gencim, bende meme kanseri olmaz&#39; düşüncesinin doğru olmadığını ifade etti.</p><p><strong>Hangi faktörler meme kanseri riskini belirliyor</strong><br>Meme kanseri riskinin değerlendirilmesinde kişinin yaşı, kişisel özellikleri, aile öyküsü ve genetik özelliklerinin birlikte ele alınması gerektiğini belirten Menekşe, özellikle ailede genç yaşta meme kanseri, birden fazla meme veya over (yumurtalık) kanseri, iki taraflı meme kanseri ya da erkek meme kanseri öyküsü bulunmasının genetik açıdan değerlendirme gerektirebileceğini söyledi.<br>Aile öyküsünün değerlendirilmesinde hem anne hem baba tarafının önemli olduğunu vurgulayan Menekşe, &#39;Ailemde meme kanseri yok, o halde riskim yok&#39; düşüncesinin de doğru olmadığını belirterek, 'Aile öyküsünün olmaması riski sıfırlamaz. Aynı şekilde &#39;annemde meme kanseri vardı, kesin ben de olacağım&#39; düşüncesi de doğru değildir' dedi.</p><p>Bazı kadınlarda genetik nedenlerle meme kanseri riskinin belirgin şekilde artabileceğini ifade eden Menekşe, BRCA1 ve BRCA2&#39;nin yanı sıra PALB2, TP53, PTEN, ATM ve CHEK2 gibi genlerdeki patojenik değişikliklerin de meme kanseri riskiyle ilişkili olabileceğini söyledi.</p><p><strong>Memedeki değişiklikler ihmal edilmemeli</strong><br>Memede yeni ortaya çıkan kitlenin önemli bulgulardan biri olduğunu belirten Menekşe, 'Her kitle kanser anlamına gelmez ancak memede yeni ortaya çıkan ve özellikle giderek belirginleşen bir kitle mutlaka değerlendirilmelidir' diye konuştu.<br>Meme şeklinde veya büyüklüğünde değişiklik, ciltte içe çekilme veya kalınlaşma, meme başında yeni gelişen içe çekilme, tek taraflı ve özellikle kanlı meme başı akıntısı, portakal kabuğu görünümü ile koltuk altında yeni ortaya çıkan kitle veya şişliğin de dikkate alınması gerektiğini kaydeden Menekşe, 'Yeni ve açıklanamayan bir değişiklik varsa &#39;nasıl olsa geçer&#39; diyerek beklemek yerine uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>Taramanın amacı, belirti vermeyen kanserleri erken yakalamak</strong><br>Taramanın amacının henüz kitle, kişi tarafından fark edilmeden kanseri erken evrede yakalamak olduğunu aktaran Menekşe, mamografinin en önemli tarama yöntemlerinden olduğuna dikkati çekti.<br>Menekşe, ultrasonun ise mamografinin doğrudan alternatifi olmadığını dile getirerek, 'Mamografi bazı küçük kalsifikasyonları (kireçlenmeleri) ve meme dokusundaki belirli erken değişiklikleri göstermede çok değerlidir. Ultrason ise özellikle genç kadınlarda, yoğun meme dokusunda veya mamografide tespit edilen bir bulgunun değerlendirilmesinde tamamlayıcı bir yöntem olabilir' şeklinde konuştu.<br>&#39;Mamografi tümörü dağıtır&#39; şeklindeki düşüncenin bilimsel bir temeli olmadığını anlatan Menekşe, 'Mamografi sırasında memenin sıkıştırılması bazı kadınlarda rahatsızlık veya kısa süreli ağrıya neden olabilir. Mamografi tümör dokusunu dağıtmaz. Meme dokusunu incelterek dokuların üst üste binmesini azaltır, küçük bulguların daha iyi görülmesini sağlar, hareketi azaltır ve görüntü kalitesini artırır' açıklamasında bulundu.<br>Menekşe, mamografinin X-ışını kullandığını ve radyasyon dozunun sıfır olmadığını ancak kullanılan dozun oldukça düşük olduğunu söyleyerek, 'Burada önemli olan radyasyon riskini &#39;yok&#39; kabul etmek değil, düşük dozun muhtemel riskini meme kanserinde erken tanının sağlayabileceği faydayla birlikte değerlendirmektir' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/taramalar-meme-kanserinin-erke_1790946554_KAFztu.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Taramalar, meme kanserinin erken evre yakalanma oranını artırıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/taramalar-meme-kanserinin-erke_1790946554_KAFztu.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Muğla’da Sağlık Hizmetleri İçin Yeni Adımlar: Dalaman ve Fethiye İncelendi]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-saglik-hizmetleri-icin-yeni-adimlar-dalaman-ve-fethiye-incelendi/130416/</link>
            <description><![CDATA[Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, Dalaman Devlet Hastanesi ve Fethiye’de gerçekleştirdiği ziyaretlerde sağlık hizmetlerini yerinde inceleyerek yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-saglik-hizmetleri-icin-yeni-adimlar-dalaman-ve-fethiye-incelendi/130416/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 12:57:20 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, Dalaman ve Fethiye ilçelerinde sağlık kuruluşlarına yönelik ziyaretler gerçekleştirdi. Ziyaretlerde sağlık tesislerinin birim ve hizmet alanları incelenirken, sağlık çalışanları ve vatandaşlarla da görüşmeler yapıldı.<br>Dalaman Devlet Hastanesi&#39;nde sağlık hizmetlerinin kapasitesinin artırılması ve hizmet sunumunun geliştirilmesi amacıyla acil servis alanının genişletilmesi ve yeni poliklinik alanlarının oluşturulmasına yönelik planlamalar yapıldı. Hastanenin ameliyathanesinin fiziki şartlarının iyileştirilmesi ve ameliyathane hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik de değerlendirmelerde bulunuldu.</p><p>Öte yandan vatandaşlara daha modern, konforlu ve nitelikli sağlık hizmeti sunulması amacıyla planlanan 150 yataklı yeni Dalaman Devlet Hastanesi binasının yapımına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.</p><p>Fethiye&#39;de de 6 No.lu Patlangıç Aile Sağlığı Merkezi için planlanan yeni hizmet binasının yapılacağı alanda incelemelerde bulunuldu. Çatalarık Mahallesi&#39;nde yapılması planlanan aile sağlığı merkeziyle ilgili ise mahalle muhtarıyla bir araya gelinerek ihtiyaçlar ve yapılacak çalışmalar konusunda istişarelerde bulunuldu.</p><p>Gerçekleştirilen ziyaretlerde, ilçelerde sağlık hizmetlerinin daha etkin ve erişilebilir şekilde sunulmasına yönelik ihtiyaçlar ve planlanan yatırımlar değerlendirildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/mugla-da-saglik-hizmetleri-ici_1790935038_xY6LOI.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Muğla’da Sağlık Hizmetleri İçin Yeni Adımlar: Dalaman ve Fethiye İncelendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/mugla-da-saglik-hizmetleri-ici_1790935038_xY6LOI.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[MEAH'ta Ameliyathane Hemşireliği Sertifikalı Eğitim Programı başladı]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/meah-ta-ameliyathane-hemsireligi-sertifikali-egitim-programi-basladi/130406/</link>
            <description><![CDATA[Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 1. Ameliyathane Hemşireliği Sertifikalı Eğitim Programı, gerçekleştirilen açılış toplantısıyla başladı.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/meah-ta-ameliyathane-hemsireligi-sertifikali-egitim-programi-basladi/130406/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 11:18:33 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hastanenin 2. Kat Kalite Toplantı Salonu&#39;nda düzenlenen açılış toplantısına; Başhekim Yardımcısı Uzman Dr. Eda Özlek, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcıları Mihrican Çelebi ve Yasemin Babayiğit, Eğitim Programı ve Ameliyathane Sorumlusu Nurten Şenöz, eğitim ekibi ve kursiyerler katıldı.</p><p>1 Ekim-3 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek eğitim programının açılışında konuşan Başhekim Yardımcısı Uzman Dr. Eda Özlek, ameliyathane hemşireliğinin yüksek düzeyde mesleki bilgi, deneyim, teknik beceri, dikkat ve ekip çalışması gerektiren özel bir uzmanlık alanı olduğunu söyledi.</p><p>Ameliyathane hemşiresinin cerrahi süreçlere hkim olması, cerrahi ekibin işleyişini ve ihtiyaçlarını iyi tanıması, hasta güvenliği ile bakım kalitesini her zaman ön planda tutmasının büyük önem taşıdığını belirten Özlek, mesleki bilgi ve becerilerin sürekli geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Özlek, 'Ameliyathane hemşireliği; bilgi, deneyim, mesleki yetkinlik ve ekip çalışmasının bir arada yürütülmesini gerektiren özel bir uzmanlık alanıdır. Ameliyathane hemşiresinin cerrahi süreçlere hkim olması, cerrahi ekibin işleyişini iyi tanıması, hasta güvenliğini ve bakım kalitesini her zaman ön planda tutması büyük önem taşımaktadır. Bu alandaki mesleki bilgi ve becerilerin, deneyimli sağlık profesyonellerinin bilgi birikimi ve uygulama tecrübelerinin yeni nesillere aktarılmasıyla sürekli geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum' dedi.</p><p>Eğitim programının başarılı ve verimli geçmesi temennisinde bulunan Özlek, programın hazırlanması ve yürütülmesinde emeği geçen Eğitim Programı ve Ameliyathane Sorumlusu Nurten Şenöz ile eğitim ekibine teşekkür ederek kursiyerlere başarılar diledi.</p><p>Program kapsamında kursiyerlere ameliyathane hemşireliğine ilişkin güncel bilgi ve uygulamaların yanı sıra mesleki yetkinliklerini geliştirmeye yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler verilecek. 1 Ekim&#39;de başlayan Ameliyathane Hemşireliği Sertifikalı Eğitim Programı&#39;nın 3 Kasım 2026 tarihinde tamamlanması planlanıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/meah-ta-ameliyathane-hemsireli_1790929111_2wAMDk.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ MEAH'ta Ameliyathane Hemşireliği Sertifikalı Eğitim Programı başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/meah-ta-ameliyathane-hemsireli_1790929111_2wAMDk.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Muğla'da Sağlıkçılar, Dünya Kalp Günü’nde ‘Sağlıklı Yaşam’ için yürüdü]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-saglikcilar-dunya-kalp-gunu-nde-saglikli-yasam-icin-yurudu/130397/</link>
            <description><![CDATA[Muğla’da Dünya Kalp Günü kapsamında kalp ve damar hastalıklarına yönelik farkındalığı artırmak ve sağlıklı yaşam konusunda toplumsal bilinci güçlendirmek amacıyla "Sağlıklı Yaşam Yürüyüşü" düzenlendi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/mugla-da-saglikcilar-dunya-kalp-gunu-nde-saglikli-yasam-icin-yurudu/130397/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 09:56:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Muğla İl Sağlık Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlik, Menteşe Yürüyüş Yolu&#39;nda gerçekleştirildi. Yürüyüşe İl Sağlık Müdürlüğü yöneticileri, kardiyoloji anabilim dalı öğretim üyeleri, sağlık çalışanları ve vatandaşlar katıldı.<br>Etkinlikte kalp sağlığının korunmasında düzenli fiziksel aktivite ve hareketli yaşamın önemine dikkat çekildi. Katılımcılar, sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla yürüyüş gerçekleştirdi.</p><p>Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özcan Başaran, kalp sağlığının korunmasında düzenli fiziksel aktivitenin önemli olduğunu belirterek, günlük yaşamda hareketli olmanın kalp ve damar sağlığına olumlu katkı sağladığını söyledi.<br>Başaran, 'Kalp sağlığımızı korumak ve sağlıklı kalplerle geleceğe yürümek için fiziksel aktiviteyi günlük yaşamımızın bir parçası haline getirmeliyiz. Düzenli yürüyüş, hareketli yaşam ve sağlıklı beslenme kalp-damar sağlığının korunmasında önemli rol oynuyor' dedi.<br>Günde en az 30 dakika, haftada 5 gün düzenli tempoda yürüyüş yapılmasını öneren Başaran, kas kütlesini ve genel metabolik sağlığı desteklemek amacıyla haftada 2-3 gün direnç egzersizlerine de yer verilmesi gerektiğini ifade etti.<br>Menteşe Yürüyüş Yolu&#39;nda gerçekleştirilen etkinlikle, düzenli fiziksel aktivitenin sağlıklı ve kaliteli yaşamın önemli unsurlarından biri olduğu bir kez daha vurgulandı.<br>Etkinlikte sağlık çalışanları ve vatandaşlarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Başaran, 'Bu anlamlı günde bizimle yürüyen, kalbine ve geleceğine sahip çıkan tüm meslektaşlarıma ve değerli Muğlalı vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/mugla-da-saglikcilar-dunya-kal_1790924159_4WsGnr.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Muğla'da Sağlıkçılar, Dünya Kalp Günü’nde ‘Sağlıklı Yaşam’ için yürüdü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/mugla-da-saglikcilar-dunya-kal_1790924159_4WsGnr.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanı 'Saç ekimi için doğru yaş nedir' sorusunu yanıtladı]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/uzmani-sac-ekimi-icin-dogru-yas-nedir-sorusunu-yanitladi/130396/</link>
            <description><![CDATA[Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Sezgin, "Genel sağlık durumu uygun olan ve operasyon açısından engel oluşturabilecek bir sağlık problemi bulunmayan kişilerde saç ekimi geniş bir yaş aralığında uygulanabilir" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/uzmani-sac-ekimi-icin-dogru-yas-nedir-sorusunu-yanitladi/130396/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 08:20:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Op. Dr. Mehmet Sezgin, saç ekimi yaptırmayı düşünenlerin en çok merak ettiği konulardan biri olan, 'Saç ekimi için doğru yaş nedir' sorusuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saç ekiminde yaşın tek başına belirleyici olmadığını ifade eden Op. Dr. Sezgin, saç dökülmesinin tipi, dökülmenin devam edip etmediği ve donör bölgedeki saçların niteliğinin operasyon planlamasında önemli olduğunu belirtti. Saç ekimi için kişinin 17-18 yaşını doldurmuş olması gerektiğini belirten Sezgin, genel sağlık durumu uygun olan ve operasyon açısından engel oluşturabilecek bir sağlık problemi bulunmayan kişilerde saç ekiminin geniş bir yaş aralığında uygulanabildiğini ifade etti. Özellikle 20&#39;li yaşların başında saç ekimi yaptırmayı düşünenlerin dikkatli değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Sezgin, erken dönemde ekim yapılan bölgenin çevresindeki doğal saçların ilerleyen yıllarda dökülmeye devam edebileceğini söyledi. Ayrıca, böyle bir durumda kişinin ilerleyen dönemde ikinci bir saç ekimi seansına ihtiyaç duyabileceğini kaydetti.</p><p><strong>Saç dökülmesinin nedeni belirlenmeli</strong><br>Kadın ve erkeklerde saç dökülmesinin farklı nedenlere bağlı gelişebildiğine dikkat çeken Op. Dr. Mehmet Sezgin, kadınlarda tiroid hormonu eksikliği, doğum sonrası dönem ve demir eksikliği anemisi gibi faktörlerin saç dökülmesine yol açabileceğini; erkeklerde ise hormonal ve genetik faktörlerin öne çıkabildiğini anlattı. Op. Dr. Sezgin, bu nedenle saç ekimine karar verilmeden önce dökülmenin nedeninin ve tipinin belirlenmesinin önem taşıdığını vurguladı.</p><p><strong>Donör bölgenin kalitesi sonucu etkiliyor</strong><br>Saç ekimi öncesinde donör bölgenin ayrıntılı olarak incelendiğini belirten Op. Dr. Mehmet Sezgin, kök ve greft sayısının yanı sıra saç tellerinin kalitesinin de değerlendirildiğini ifade etti. Donör bölgedeki saç köklerinin güçlü, kaliteli ve kalın telli olmasının elde edilecek sonucu olumlu etkilediğini kaydeden Sezgin, bu nedenle her hasta için kişiye özel değerlendirme ve planlama yapılması gerektiğini vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmani-sac-ekimi-icin-dogru-ya_1790860920_FCQez3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanı 'Saç ekimi için doğru yaş nedir' sorusunu yanıtladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmani-sac-ekimi-icin-dogru-ya_1790860920_FCQez3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Menteşe’de dumansız hava sahası denetimi]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/mentese-de-dumansiz-hava-sahasi-denetimi/130378/</link>
            <description><![CDATA[Menteşe Kaymakamı Ali Edip Budan başkanlığında, tütün mamullerinin zararlarının önlenmesi ve dumansız hava sahası denetimlerinin güçlendirilmesi amacıyla saha çalışması gerçekleştirildi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/mentese-de-dumansiz-hava-sahasi-denetimi/130378/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 17:00:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Emirbeyazıt Mahallesi Recai Güreli Caddesi&#39;nde gerçekleştirilen çalışmaya Menteşe İlçe Sağlık Müdürlüğü, Muğla İl Sağlık Müdürlüğü, İlçe Jandarma Komutanlığı, İlçe Tarım Müdürlüğü ve Sigara Denetim Ekibi katıldı.</p><p>Saha çalışması kapsamında esnaf ziyaretleri gerçekleştirilirken, esnaf ve vatandaşlara tütün ve tütün ürünlerinin zararları, bağımlılıkla mücadele ve dumansız hava sahasının korunması konusunda bilgilendirmelerde bulunuldu. Çalışmada ayrıca vatandaşlara konuya ilişkin bilgilendirici broşürler dağıtıldı.</p><p>Yetkililer, tütün kullanımının zararları konusunda farkındalığın artırılması ve dumansız hava sahasının korunmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/mentese-de-dumansiz-hava-sahas_1790863225_XR0jIB.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Menteşe’de dumansız hava sahası denetimi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/mentese-de-dumansiz-hava-sahas_1790863225_XR0jIB.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[MUSKİ ‘Mavi Belge’ alan ilk kurumlardan oldu]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/muski-mavi-belge-alan-ilk-kurumlardan-oldu/130376/</link>
            <description><![CDATA[MUSKİ Genel Müdürlüğü, su kaynaklarının korunması, suyun etkin ve verimli kullanılması ve su kayıplarının azaltılması amacıyla yürüttüğü çalışmalar sonucunda, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından verilen Mavi Su Verimliliği Belgesi’ni alan ilk su ve kanalizasyon idarelerinden biri oldu.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/muski-mavi-belge-alan-ilk-kurumlardan-oldu/130376/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 16:44:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras&#39;ın su kaynaklarının korunması ve suyun verimli kullanılması yönündeki yaklaşımı doğrultusunda çalışmalarını sürdüren MUSKİ Genel Müdürlüğü, Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamında, su ve kanalizasyon idareleri için zorunlu tutulan kriterleri yerine getirerek Mavi Su Verimliliği Belgesi&#39;ni aldı. MUSKİ, yönetmelik kapsamında kriterleri en hızlı yerine getirerek belgeyi alan ilk su ve kanalizasyon idarelerinden biri oldu.</p><p><strong>Su verimliliği için yeni dönem</strong><br>27 Aralık 2024 tarihinde yürürlüğe giren Su Verimliliği Yönetmeliği ile suyun etkin ve sürdürülebilir kullanımına yönelik çalışmaların belgelendirilmesi için Mavi, Yeşil ve Turkuaz olmak üzere üç farklı belge oluşturulmuş, yönetmelik kapsamında su ve kanalizasyon idareleri, su verimliliği sistemini kurarak ilk seviye olan Mavi Su Verimliliği Belgesi&#39;ni almakla yükümlü tutulmuştu.</p><p>MUSKİ Genel Müdürlüğü de yönetmelik kapsamında gerekli çalışmaları tamamlayarak 18 Haziran 2026 tarihinde Mavi Su Verimliliği Belgesi için başvurusunu gerçekleştirmişti. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından MUSKİ, 30 Ağustos 2026 tarihinde Mavi Su Verimliliği Belgesi&#39;ni almaya hak kazandı ve Türkiye&#39;de belgeyi alan 5. kurum oldu. Belge, 30 Ağustos 2029 tarihine kadar üç yıl süreyle geçerli olacak.</p><p><strong>MUSKİ&#39;nin su verimliliği sistemi oluşturuldu</strong><br>Mavi Su Verimliliği Belgesi için yürütülen çalışmalar kapsamında MUSKİ&#39;nin mevcut su kullanım durumu değerlendirilerek su verimliliğinin artırılmasına yönelik hedefler belirlendi ve 'Su Verimliliği Proje Ekibi' oluşturuldu. Su kayıplarının azaltılması amacıyla kayıp ve kaçak oranının yüzde 25&#39;in altına indirilmesine yönelik üç yıllık çalışma planı hazırlanırken, SCADA (Uzaktan Kontrol ve Veri Toplama Sistemi), DMA (Ölçümlü Alt Bölge), basınç yönetimi, akıllı sayaç dönüşümü ve MUSKİ Coğrafi Bilgi Sistemi&#39;ne yönelik çalışmalar da hedefler arasına alındı.</p><p>Su kaynaklarının daha verimli kullanılması amacıyla arıtılmış atıksuların özellikle sulama alanında yeniden değerlendirilmesine yönelik çalışmalar hedeflere dahil edilirken, öğrenciler, Kadın Yaşam Merkezleri ve MUSKİ personeline yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirildi. MUSKİ, su kayıplarının azaltılması, ölçüm ve izleme sistemlerinin geliştirilmesi, arıtılmış atıksuların yeniden değerlendirilmesi ve su verimliliği konusunda farkındalığın artırılması gibi yönetmelikte yer alan kriterleri yerine getirerek süreci başarıyla tamamladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/muski-mavi-belge-alan-ilk-kuru_1790862291_IRbaqM.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ MUSKİ ‘Mavi Belge’ alan ilk kurumlardan oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/muski-mavi-belge-alan-ilk-kuru_1790862291_IRbaqM.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fethiye’de hava değişimi hastalıkları beraberinde getiriyor]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-hava-degisimi-hastaliklari-beraberinde-getiriyor/130356/</link>
            <description><![CDATA[Fethiye’de sonbaharın kendini hissettirmesiyle birlikte gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkı arttı. Değişken hava koşullarıyla birlikte kış hastalıklarına karşı tedbir arayışı da başlarken, aktar Ahmet Ali Topçu vatandaşlara mevsime uygun giyinmeleri ve bitki çaylarından yararlanmaları tavsiyesinde bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-hava-degisimi-hastaliklari-beraberinde-getiriyor/130356/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 13:39:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[  ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/fethiye-de-hava-degisimi-hasta_1790851163_XEbnvY.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fethiye’de hava değişimi hastalıkları beraberinde getiriyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/fethiye-de-hava-degisimi-hasta_1790851163_XEbnvY.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yalnızlık, yaşlılarda dijital bağımlılık riskini artırıyor]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/yalnizlik-yaslilarda-dijital-bagimlilik-riskini-artiriyor/130322/</link>
            <description><![CDATA[Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emine Özmete, "çağın pandemisi" olarak ifade edilen yalnızlık nedeniyle yaşlıların dijital bağımlılık riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/yalnizlik-yaslilarda-dijital-bagimlilik-riskini-artiriyor/130322/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 08:34:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM) Müdürü Prof. Dr. Emine Özmete, '1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü' dolayısıyla yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Yaşlılar Günü&#39;nün bu yılki temasının 'uzun yaşam çağında sistemleri yeniden düşünmek' olduğunu hatırlattı.</p><p>Türkiye için yeniden düşünülmesi gereken sistemin 'mahalle ölçeğinde aile ve toplum temelli bakım modeli' olduğunu dile getiren Özmete, 'Çünkü veriler, ülkemizde yaşlı bakımının mahalle ölçeğine taşınması gerektiğini gösteriyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye&#39;de 1 milyon 836 bin 496 yaşlının tek başına yaşadığını, bunların dörtte üçünün kadınlardan oluştuğunu belirten Özmete, şunları kaydetti:</p><p>'Türkiye&#39;de 2002 yılında 72,5 yıl olan doğuşta beklenen ortalama yaşam süresi, 2013 yılına kadar seyreden yükselme ile 78 yıl olmuştur. Doğuşta beklenen yaşam süresi 2019 ve 2022 yılları arasında dünyadaki Kovid-19 salgınının da etkisiyle 77,7 yıla düşmüş ve 2024 yılı itibarıyla 78,1 yıla yükselmiştir. Doğurganlık hızının azalması ve 1,41&#39;e düşmesi ile birlikte iyice küçülen aile, yaşlı aile bireyi ile yakın mesafede yaşasa da yaşlı bakımında kurumsal hizmetlere gün geçtikçe daha fazla ihtiyaç duymaktadır.'</p><p>Özmete, Türkiye Yaşlı Profili Araştırması verilerine göre, Türkiye&#39;de 50 yaş ve üzerindeki bireylerin bakım tercihlerinde evde bakım ve gündüzlü bakım hizmetlerinden yararlanarak kendi evlerinde yaşamayı sürdürmenin kadınlarda yüzde 53, erkeklerde ise yüzde 56,5 ile ilk sırada yer aldığını dile getirdi.</p><strong>⁠'İnternet kullanımı yaşlılarda beş yılda ikiye katlandı'</strong><p>Türkiye&#39;de her dört yaşlıdan üçünün çocuğuyla aynı şehirde yaşadığını belirten Özmete, geniş aileden çekirdek aileye geçiş yaşanmasına rağmen ailelerin halen yaşlı yakınlarına destek olabilecek mesafede bulunduğunu ifade etti.</p><p>Aile ve yaşlı arasındaki mevcut ağın görünür hale getirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Özmete, bu ağın dışında kalan, aynı ilde çocuğu bulunmayan yalnız yaşlılarla da sürekli temas kurulması gerektiğini söyledi.</p><p>Geniş aileden çekirdek aileye geçişte en önemli bağın dijital araçlar olduğuna dikkati çeken Özmete, 'Toplumla ve aile ile temasın sürmesi için yaşlılar bu aracı beklenenden hızlı benimsemektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre internet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020&#39;de yüzde 27,1 iken 2025&#39;te yüzde 53,2&#39;ye yükseldi, beş yılda ikiye katlandı.' dedi.</p><p>Özmete, şöyle devam etti:</p><p>'Özellikle çağın pandemisi olarak ifade edilen yalnızlık nedeniyle yaşlılar dijital bağımlılık riskiyle karşı karşıya. Yaşlıların dijital ortamlarda, daha çok sosyal medya mecralarındaki akışlarda zaman geçirdikleri, online bankacılık, çevrim içi sağlık randevuları gibi yaşamı kolaylaştırıcı dijital becerileri yeterince kazanamadıkları değerlendirilmektedir. Yaşlılarda yapay zekaya da yönelim vardır. Bu durum özellikle sağlık alanında yanıltıcı veya doğrulanmamış bilgiye maruz kalma riskini artırabilmektedir.'</p>⁠<strong>'Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yükseliyor'</strong><p>Türkiye&#39;nin hızla yaşlanan ülkeler arasında olduğuna dikkati çeken Özmete, 'Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve üzerindeki yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda yüzde 20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi olmuştur.' ifadelerini kullandı.</p><p>Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2020&#39;de yüzde 9,5 iken, 2025&#39;te yüzde 11,1&#39;e yükseldiğini belirten Özmete, şunları kaydetti:</p><p>'Ülkemizde aktif ve sağlıklı yaş almayı destekleyen programlardan, gündüzlü yaşam merkezlerine, evde bakım ve destek hizmetlerinden yatılı rehabilitasyon merkezlerine ve palyatif bakıma kadar birçok hizmete bütünleşik yaklaşımla sosyal ve sağlık yönlerini entegre eden bir şekilde ihtiyaç duyulmaktadır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/yalnizlik-yaslilarda-dijital-b_1790776315_7COiEG.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yalnızlık, yaşlılarda dijital bağımlılık riskini artırıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/yalnizlik-yaslilarda-dijital-b_1790776315_7COiEG.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Genç yaşta kalp krizi riskine dikkat: 40 yaşını beklemeyin]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/genc-yasta-kalp-krizi-riskine-dikkat-40-yasini-beklemeyin/130257/</link>
            <description><![CDATA[Kalp ve damar hastalıklarının Türkiye'de daha erken yaşlarda görülmeye başladığına dikkat çeken uzmanlar, 20'li ve 30'lu yaşlarda da kalp krizi vakalarının arttığını belirterek erken yaşta önlem alınması gerektiği uyarısında bulundu. Uzmanlar, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sigaradan uzak durmanın yanı sıra tansiyon, kolesterol ve kan şekeri kontrolünün kalp krizi riskini önemli ölçüde azaltabileceğini vurguladı.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/genc-yasta-kalp-krizi-riskine-dikkat-40-yasini-beklemeyin/130257/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 08:38:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişinin hayatını kaybetmesine neden olan kalp ve damar hastalıkları, tüm ölümlerin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2024 yılında Türkiye&#39;de meydana gelen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 28&#39;i kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandı. Türkiye&#39;de kalp krizinin Avrupa ülkelerine kıyasla ortalama 10 yıl daha erken görüldüğü belirtilirken, genç yaşlarda yaşanan kalp krizi vakalarındaki artış dikkat çekiyor.</p><strong>'40 yaş altındaki kalp hastalarının oranı arttı'</strong><p>Kardiyoloji Bölümü&#39;nden Prof. Dr. R. Emre Altekin, 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla kalp ve damar hastalıklarından korunma yolları hakkında bilgi verdi. Türkiye&#39;de koroner kalp hastaları arasında 40 yaş altındaki kişilerin oranının geçmişte yüzde 10-15 seviyesindeyken son yıllarda yüzde 15-20&#39;ye yükseldiğini belirten Altekin, kalp krizi geçirenlerin yaklaşık yüzde 18&#39;inin 50, yüzde 11&#39;inin ise 45 yaş altında olduğunu ifade etti. Kalp krizi vakalarının 30&#39;lu yaşlarda, hatta 20&#39;li yaşların sonlarında da görülebildiğine dikkat çeken Altekin, erken yaşta risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının önemini vurguladı. Kalp hastalıklarının ortaya çıkmasında sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, stres ve hareketsiz yaşamın önemli rol oynadığını belirten Altekin, ileri yaş, erkek cinsiyet ve ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsünün de risk faktörleri arasında yer aldığını kaydetti.</p><strong>'Kalp hastalıklarının yüzde 80&#39;i önlenebilir'</strong><p>Bilimsel verilerin, kalp ve damar hastalıklarının yüzde 80&#39;ine kadarının değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla önlenebileceğini gösterdiğini belirten Altekin, özellikle yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol gibi sağlık sorunlarının erken teşhis edilmesinin önemine işaret etti. Kalp ve damar hastalıkları açısından 40 yaş ve üzerindeki bireylerin, yüksek tansiyon, diyabet veya kolesterol sorunu bulunanların, fazla kilolu kişilerin, sigara kullananların ve ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunanların daha yüksek risk taşıdığı belirtildi. Hareketsiz yaşam sürenler, kronik stres altında yaşayanlar ve menopoz sonrası kadınların da düzenli sağlık kontrolü yaptırması gerektiği ifade edildi.</p><strong>'Haftada 150 dakika egzersiz önerisi'</strong><p>Kalp sağlığının korunmasında yaşam tarzı değişikliklerinin önemli rol oynadığını vurgulayan Altekin, tütün ürünlerinin tamamen bırakılması, sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmesi, tam tahıllar, balık, baklagiller ve kuruyemişlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Doymuş yağ, tuz, ilave şeker ve aşırı işlenmiş gıda tüketiminin azaltılmasını öneren Altekin, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapılmasının önemine dikkat çekti. Sağlıklı vücut ağırlığının korunması ve alkol tüketiminin sınırlandırılmasının da kalp sağlığı açısından önemli olduğunu belirten Altekin, bu yaşam tarzı değişikliklerinin kalp ve damar hastalıklarına bağlı olayların riskini yüzde 30-40 oranında azaltabildiğini kaydetti.</p><strong>Tansiyon ve kolesterol kontrolü ihmal edilmemeli</strong><p>Kalp hastalıklarından korunmak için risk faktörlerinin erken tespit edilmesi gerektiğini belirten Altekin, özellikle hipertansiyonun düzenli olarak takip edilmesi, kolesterol seviyelerinin kontrol altında tutulması ve diyabet hastalarının kan şekeri takibine dikkat etmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca 40 yaş ve üzerindeki bireylerin düzenli olarak kardiyovasküler risk değerlendirmesi yaptırmasının önem taşıdığını bildirdi. Kalp ve damar hastalıklarıyla mücadelede bireysel önlemlerin yanı sıra toplumsal politikaların da önem taşıdığına değinen Altekin, tuz ve trans yağ tüketiminin azaltılması, tütünle mücadelenin güçlendirilmesi, hipertansiyon ve diyabet tedavi uygulamalarının yaygınlaştırılması ile temel ilaçlara erişimin artırılmasının kalp sağlığının korunmasına katkı sağlayacağını belirtti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/genc-yasta-kalp-krizi-riskine-_1790687613_nuZPM5.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Genç yaşta kalp krizi riskine dikkat: 40 yaşını beklemeyin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/genc-yasta-kalp-krizi-riskine-_1790687613_nuZPM5.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fethiye’de sonbahar alerjisi polikliniklerde yoğunluğa neden oluyor]]></title>
            <link>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-sonbahar-alerjisi-polikliniklerde-yogunluga-neden-oluyor/130213/</link>
            <description><![CDATA[Fethiye’de sonbaharla birlikte artan alerji şikâyetleri, Fethiye Devlet Hastanesi’nin göz ve kulak burun boğaz polikliniklerinde yoğunluğa yol açıyor.]]></description>
            <guid>https://www.gercekfethiye.com/fethiye-de-sonbahar-alerjisi-polikliniklerde-yogunluga-neden-oluyor/130213/</guid>
            <category domain="https://www.gercekfethiye.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:16:20 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Fethiye&#39;nin doğayla iç içe yerleşim alanları ve Akdeniz ile Ege iklimlerinin etkisiyle çeşitlenen bitki örtüsü, sonbahar aylarında alerji şikyetlerini gündeme taşıyor. Gözlerde kaşıntı ve sulanma, burun akıntısı ve hapşırma gibi şikyetlerle hastaneye başvuran vatandaşlar, özellikle göz ve kulak burun boğaz polikliniklerine yöneliyor.</p><p>Mevsim geçişiyle birlikte artan başvurular, Fethiye Devlet Hastanesi&#39;nin ilgili polikliniklerinde hasta yoğunluğu oluşturuyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/1280x720/s/dosya/haber/fethiye-de-sonbahar-alerjisi-p_1790680577_vr2u0W.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fethiye’de sonbahar alerjisi polikliniklerde yoğunluğa neden oluyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gercekfethiye.com/c/80/370x208/s/dosya/haber/fethiye-de-sonbahar-alerjisi-p_1790680577_vr2u0W.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gerçek Fethiye Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gerçek Fethiye Gazetesi</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>