YAZARLARIMIZ
Anket
Akın Tezel
Sayın Vekillerimize Başarılar Dileriz
Sayın Vekillerimize Başarılar Dileriz
Seçimler bitti. Muğla ili TBMM’ne altı adet milletvekili gönderdi. Kendilerine başarılar diliyor, parti farkı gözetmeksizin Muğla ili için yapacakları hayırlı hizmetlere destek ve katkılarımızı eksik etmeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz. Ancak bazı milletvekillerimizin adaylık sürecinde yapmış oldukları bir kısım açıklamalar bizi bu yazıyı yazmaya sevk etti.
Bu milletvekillerimizin ikisi de CHP’den, Sayın Prof. Nurettin Demir ve Sayın Ömer Süha Aldan.
Bunlardan Prof. Demir’in bir görüntüsünü ele alacağım. Katıldığı bir toplantıda “HES’lere Hayır” sloganını içeren bir rozet takmış. Bilindiği gibi akarsularımızda hidroelektrik santralı kurulmasına karşı olan bir azınlık grup birkaç yıldır yurt çapında etkili eylemler yapıyor. Ülkemizin elektrik enerjisinin büyük oranda Rusya’dan gelen doğal gaza bağımlı olduğu göz önüne alındığında bu grupların perde arkasında doğal gaz lobisinin olduğu söylenebilir. Bu gruplar son eylemlerini Başbakan Erdoğan’ın Hopa mitinginde gerçekleştirerek başbakanımıza taşlı sopalı saldırıda bulundular. Ancak bir kısım vatandaş saf niyetlerle bu insanların peşinden gidiyor.
Prof. Demir adaylık sürecinde HES karşıtı kitlenin oylarına talip olmak için slogan içeren burozeti takmıştır diye düşünüyorum. Gerçek fikirlerinin daha başka yönde olduğuna inanmak istiyorum. Bu konuda yeterli bilgiye sahip değilse Çevre ve Orman Bakanlığının web sitelerinden yararlanabilir. Yok yine de bazı kuşkular taşıyorsa kendisiyle her ortamda tartışmaya hazırım.
Diğer aday Süha Aldan da seçim öncesi sağlığımızla ilgili bir konuda açıklamada bulundu. Aldan’ın açıklamasına göre ABD’li şirketler Türkiye piyasasına mısırdan üretilen şeker pazarlayarak halkımızın sağlığıyla oynuyorlarmış. Halkımızın sağlığını bozmak için Türkiye’de satılan Coca Cola içine bu şekerden koyulmaktaymış. Halbuki Irak’taki ABD askerlerinin içtiği kolanın içinde pancar şekeri bulunmasını şart koşuyorlarmış.
Anlaşılan birileri savcımızı ters köşeye yatırmak istemiş. Sayın savcımız da uzmanlık alanının dışında olan bu konuyu hiç araştırma gereği duymadan kamu oyuyla paylaşmış.
İşin gerçeği şudur. 1970’li yıllara kadar dünyada şeker üretimi için başlıca iki bitki kullanılıyordu, şeker pancarı ve şeker kamışı. Üretim maliyetlerinin gitgide artması araştırmacıları şeker üretimi için farklı yöntemler geliştirmeye yöneltti. Bunlardan birincisi mısır nişastasından şeker elde etmektir. Bilindiği gibi yediğimiz nişastalı besinler sindirim sistemimizdeki enzimler aracılığıyla hücrelerin enerji kaynağı olan glükoza dönüştürülürler. Bilim adamları aynı enzimleri mısır nişastası üzerinde kontrollu bir şekilde kullanarak yine bir şeker çeşidi olan früktoz ve glükoz karışımı bir sıvı elde etmeyi başardılar. Bu şekilde elde edilen şeker kristallenme güçlüğü nedeniyle ancak büyük çapta üretim yapan fırın, bisküvi fabrikası, içecek endüstrisi ve benzeri alanlarda kullanım bulabiliyor. ABD mısır yetiştirecek uygun topraklara sahip olduğundan gıda sanayinin hemen hemen tamamında mısır şurubu denilen bu şekerden kullanmakta. AB ülkelerinde kurulu şeker pancarından şeker üreten fabrikaların bulunması, ayrıca aşırı tutucu çiftçiyi farklı ürünlere yönlendirmenin zorluğu nedeniyle bu tür şekerin kullanımına bir kota konulmuş. Böylece AB ülkeleri pahalı şeker yemeye devam ediyor. Bizde ise şeker sanayinde etkin olan sendikaların mısırdan şeker üreten yeni fabrikalar kurulduğunda bu etkinliklerini kaybedeceklerini düşünerek bu yeni yönteme karşı lobi oluşturdukları bilinmekte.
Sözün kısası mısır şurubu hiçbir sağlık riski taşımayan bir ürün olup ABD dahil dünyanın bütün ülkelerinde kullanılmakta. Sayın Aldan’ın Coca Cola ile ilgili sözünü ettiği yasaklama ise başka bir hikaye. Sanayide maliyetleri düşürmek için yoğun çalışmalar yapan araştırmacılar doğal şekerin yerini alabilecek sentetik kimyasallar üzerine çalışmalar yaparken doğal şekerden kat kat fazla tatlılık veren Aspartame ve Cyclamate adı verilen suni tatlandırıcılar geliştirdiler. Bu tatlandırıcılar doğal şekere oranla çok ucuz olduğundan sanayide hemen rağbet gördü. Ancak yapılan araştırmalar sonucu her ikisinin de az da olsa bazı sağlık sorunlarına yol açabileceği saptandı. Bu araştırmalar sonucu Cyclamate adlı bileşiğin gıda sanayinde kullanılması ABD’de FDA (Federal Drug Administration) tarafından yasaklandı, diğer ülkelerde serbest. Aspartame konusundaki tartışmalar ise halen sürmekte. Kişisel görüşüme göre güvenilirliği konusunda şüpheler bulunan yeni ürünlerin kullanılmasının teşvik edilmemesi daha doğru olur. Irak’taki ABD askerlerinin içtiği Coca Cola olayının aslını bilmiyorum. Ama ABD’li yetkililerin kendi ülkelerinde serbestçe üretilen ve tatlandırıcı piyasasının hemen hemen tamamına egemen olan mısır şurubunu Arabistan’da savaşan askerlerine yasaklamış olmasına bir anlam veremiyorum. Coca Cola’nın Türkiye’de üretim yapan kolu belki de Türkiye’de yasak olmadığı için ürününü Cyclamate kullanarak tatlandırıyordur. Bunun farkına varan ABD yönetimi de olaya müdahale etmiş olabilir.
Bizim Sayın Aldan’a bir önerimiz olacak. Madem ki bu işe başlamış, Ankara’ya gittiğinde suni tatlandırıcıların ABD’de olduğu gibi ülkemizde de yasaklanması için bir çalışma başlatsın. Kendisine her kesimden yoğun destek geleceğine inancımız tamdır.
Tüm Yazıları
- Bu Gidişle Kayık İskelesi Zor Yapılır
- Veda Hutbesi
- Teknoloji Nereye Kadar?
- Taş Atan Çocukları Ne Yapmalı
- Karaçulha’ya Yeni Pazaryeri
- Kentsel Dönüşüm Nedir?
- Oylama Ne Zaman Yapılır?
- Muhalefet Türleri
- Siyasi Nezaket
- Kış Geliyor, PKK İnine, BDP Meclise
- Bir Babayiğit Aranıyor
- Toplu Konut
- ANIZ YAKMAK TOPRAĞA İHANETTİR
- Sayın Vekillerimize Başarılar Dileriz
- Kapatıyoruz… Türkiye’nin En Büyük(!) Perakende Mağazalar Zinciri
- Akan Su Yolunu Bulur
- “Ak Parti’ye Oy Verin Ama Anayasayı Değiştirecek Kadar Değil”
- Hayvancılık Öldü Mü?
- “Allah Beni Muhalefet Milletvekili Yapmasın”
- Kılıçdaroğlu Doğru Söylüyor
- İşini Bilen Adam
- Ali Boğa Niçin Yörük Kıyafeti Giyiyor?
- Yetkililer Neden Konuşmaz
- Yusuf Çaylı Nereye ?
- 1 Mayısı Karıştıramayız, Bari YGS’ ye Parmak Atalım
- Değirmenin Suyu Nereden Gelecek
- Bu Kadar da Tesadüf Olmaz
- Yayla Yolu Yeniden
- Üzümlü’de Neler Oldu?
- Müddei İddiasını İspat İle Mükelleftir
- Korkularla Yaşamak
- Eğitim Çıkmazımız
- Fethiyeli İş Adamları Dünyaya Açılıyor
- MHP’de Adaylık Yarışı
- Desteksiz Atışlar
- İlle de Nükleer Enerji
- SIRA DIŞI ADAYLAR, SIRADAN ADAYLAR
- Düğünler, Düğünlerimiz
- DEZENFORMASYON
- Siz Olsanız Ne Yapardınız?
- Başbakan Erbakan! Şakadan!
- Hollanda’yı Fethiye’ye Getirdik
- Çevrenin En Büyük Düşmanı Yine Bir Kısım Çevreciler
- Mahalle Baskısı
- Siyaset Medya Etkileşimi
- Beleş Yaşamak
- Hastaneler Niçin Kalabalık
- Seçim Yaklaşıyor, Hayat Duracak Mı?
- Yine Plansız, Projesiz İşler Yapılıyor
- Eren Dağı Kayak Merkezi Açıldı
- Olağan Şüpheliler
- Kaçak İnşaatlar ve Çözüm Yolları
- İki Olay, İki Mesaj
- Dalları Limon Bastı
- Fethiye’de Üniversite
- Partilerin Aday Belirlemesinde Hemşehrilik Unsurunun Katkısı
- Hırsızlara Ne Yapmalı
- Yeni Yılda Siyasi Partileri Bekleyen Tehlike: Popülizm
- Çevre Savurganlığı
- Yeni Muhalefet Taktikleri



Adnan SARAL
Celal Bozkurt
Coşkun Karabulut
Nuri Kıvrak
Nuri Kuzugüdenlioğlu
Ömer Faruk Bilgili