YAZARLARIMIZ
Anket

Nuri Kuzugüdenlioğlu
HER İKTİDAR İNSANA YATIRIMI ÖNE ALMALIDIR
HER İKTİDAR İNSANA YATIRIMI ÖNE ALMALIDIR
Kısa vadede sonuç getiren parlak (sloganlar) aslında dertleri tedavi etmese de halkı avutur ve hatta dertlerin üstünü örterler, gündem değişikliği yaparlar.
Böyle avuntular halkı oyaladığı için her iktidar buna yöneliyor.
Halbu ki asıl tedavi İNSANA yatırım yapmak, hemen ürün vermese de, temelde sağlam olduğu için daha iyidir. Ne yazık ki HALK da nedense oyalanmayı tercih ediyor.
Yatırım yaparken de neye ÖNCELİK vermeli önemli bir sorundur. Yatırım insana olunca hemen sonuç alınamadığından ekonomik olarak pahalı görünür. Ucuz sayılmaz. Eğitime ve insana yapılan yatırım dediğimiz gibi uzun vadede sonuç verirse de en sağlam yatırım budur. Ve hali değil, geleceği güvence altına alır. Para kaynakları kısıtlı, acele çözüm bekleyen sorunlar sıra dağlar gibi yığılmışsa, işler daha zorlaşır. Bir yandan çözüm bekleyen İVEDİ işler vardır. Öte yanda sorunları çözecek olanak kısıtlı. Bunun için iktidarlar zorlada kalırlar.
Cumhuriyet kuruldu elde ne para var, ne cumhuriyette omuz verecek yetişmiş insan! Başta Atatürk olmak üzere cumhuriyeti kuranlar eldeki malzeme ile yetineceklerdir. Onların çoğu, hemen hepsi, imparatorluğun artığıdır. Yeni bir cumhuriyet kuşağına gereksinim vardır. Yetişmesine yetiştirilir ama yıllar lazım. Baştaki yöneticiler-Mustafa Kemal ve devrimci arkadaşları hariç-Cumhuriyete ayak uyduramıyorlar. Mustafa Kemal, Bursa Nutkunda bunu çok güzel ifade ediyor. “…. Seni yakalayan polis, yargılayan yargıç seni cumhuriyete karşı çıkanlara şiddet kullandığın için –hapis eden yargıç henüz cumhuriyeti içlerine sindirmiş kimseler değildir diyeceksin. İçeri atacaklar. Hakkını arayacaksın, ama hiçbir zaman bana ve İsmet Paşa’ya başvurup, haksızlığa uğradım, bana yardım ediniz diye yardım istemeyeceksin. Ben inandım, cumhuriyeti savunmalıydım dedim, yaptım diyeceksin. Benim tüm Türk gencinden gençlikten anladığım budur!...” diyordu.
Cumhuriyetin ilk günlerinde Atatürk ve vatansever devrimci arkadaşları her şeylerini ortaya koyarak cumhuriyeti yerleştirmişler ve halka benimsetmişlerdir. Kadro olmasa da…
Bütçemiz çok kısıtlıydı. Buna karşın limanlar, reji denen Tekel, su, PTT, tramvay, tren ulaşımı ve daha niceleri hem yabancılardan satın alınıyor, hem de DEVLETE mal ediliyor, (millileştiriliyordu).
Cumhuriyetten önce 1839-1856 Islahat ve 1876-1908 İkinci Meşrutiyet reformları batıyı taklitten öteye gidememiş ve yalnız Osmanlı’ya değil, içindeki azınlıklara ve yabancılara YARAR sağlamıştı. (Şimdi AB yasaları ve Gümrük Birliği Antlaşmalarında yaşananlara ne kadar da benziyor…) Mustafa Kemal ve yanındaki, sapına kadar vatansever ekip, Teknik ve Uygarlık konusunda batıyı örnek almıştı. Ama, Tanzimatçılar gibi TAKLİTÇİ hiç olmadılar. Biz aldığımız her yeni şeyi bize uydurarak, bizim değerlerimizle, eski uygarlığımızla harmanlayarak yeni bir SENTEZ yaparak alıyor, uyguluyorduk. Bu bakımdan ne onlardan borç alıyor, ne de onlara benzemek istiyorduk. Ortaya koyduğumu kurum ve uygulamalar bize aitti. Söz gelimi KARMA ekonomi, bu ne emperyalistlerin liberal ekonomisi ne de Rusya’nın radikal devletçi (komünist) rejimi idi. Halkın gereksinmelerini ya DEVLET yapacak (özel olarak yapılamayacak büyük şeyler) ya da doğrudan iş adamları yapacaktı. 1929 dünya ekonomik krizi Batı alemini hallaç pamuğu gibi atarken, biz pek sarsılmamıştık bu sayede. En lüzumlu maddeler, gaz, tuz, iğne, iplik, kefenlik bez, çivi, nal, mıh ve cam yapmaya da başladık.
Bu arada okulsuz köy, öğretmensiz okul kalmayacaktı. Sosyal hayatı geliştirmek ve halkı bilinçli vatandaşlar düzeyine çıkarmak için halk evleri açıyorduk. Okuma yazma oranını %10’lardan yukarı çıkaracaktık. Bugün bazı (ahlaksız diyemedim için DENSİZ diyorum) dediği gibi Atatürk ne faşisti ne de diktatör. O milletin iyi bir babasıydı. Hangi diktatör halkı okutur, okutup da kendini devirmelerine fırsat hazırlarlar? Dünyada bunun örneği var mıdır?
Atatürk’ü seviyoruz. O kalpleri kazanarak bizi kazanmıştır. Zorla değil. İnsanlara, Türk’ün geleceğine yatırım yapmıştır. İnsana yatırım yapmayan insanlık yarışında hep geride kalır, sonunda yıkılır. Atatürk bunu herkesten çok biliyordu. Sonuç geç alınsa da doğru olan buydu. Bugün ona saldıranlar Türk’ü sevmeyenlerdir. Bunu böyle bilelim!...
Tüm Yazıları
- TÜRK DÜNYASINDA BİR ÇINAR DEVRİLDİ -2-
- TÜRK DÜNYASINDA BİR ÇINAR DEVRİLDİ
- MENDERES AİLESİSİNİN ACIKLI SONU VE HALK SEVGİSİ
- HER İKTİDAR İNSANA YATIRIMI ÖNE ALMALIDIR
- NASIL İNSANLAR OLDUK YARABBİ…
- MEHMET AKİF’İ 27 ARALIK’TA ANDIK
- MEHMET AKİF’İ 27 ARALIK’TA ANDIK
- NASIL İNSANLAR OLDUK YARABBİ…
- ÜÇ KOYUNU GÜDEMEYEN DEVLET ADAMI MI OLUR?
- CHP. ATATÜRK’ÜN PARTİSİYDİ, YA YENİ CHP.Yİ KİM KURDU?
- SEÇİMİN GALİBİ KİM? BİLENİNİZ VAR MI?
- BİR ZAMANLAR MAZİYE BAK NE KADAR ŞENDİK???
- DEMEK İNSAN BÖYLE OLUYORMUŞ…
- DİLİMİZİ SEVİYOR MUYUZ?
- 19 MAYIS’IN 92. YILINI KUTLADIK
- YABANCI DİL ÖĞRENMEK BİR ARAÇTIR-HİÇBİR ZAMAN AMAÇ OLAMAZ -2-
- YABANCI DİL SADECE BİR ARAÇ OLMALI ULUSAL BİR AMAÇ OLMAMALIDIR
- UYGARLIK SİMGESİ OLARAK GÖRÜNEN İNGİLİZLERİN ZALİMLİĞİ -2-
- UYGARLIK SİMGESİ GÖRÜLEN İNGİLİZLERİN ZALİMLİĞİ -1-
- CHP’NİN YENİSİ?
- YABANCI HAYRANLIĞI
- LİBYA’YA SALDIRAN HAÇLI KOALİSYONU–2-
- LİBYA’YA SALDIRAN HAÇLILAR -I-
- DAĞLIOĞLU ADINDA BİR ÖĞRETMENİMİZ VARDI
- ÇANAKKALE ZAFERİ
- NE YEDİĞİMİZİ VE NE YEDİRDİKLERİNİ BİLİYOR MUYUZ?
- KADINLARIMIZ VE KADINLAR GÜNÜ
- UMUT ŞU DAĞIN ARDINDA…
- TÜRK OLAN TÜRKÜM DEMEKTEN NİYE GOCUNSUN Kİ…
- HALKIMIZ ÖZGÜRLÜĞE DEĞER VEREBİLİYOR MU?
- TÜRK HALKI ÖZGÜRLÜĞÜ ANLIYOR VE SEVİYOR MU?
- ATATÜRK’E DUYULAN ÖLÇÜSÜZ KİN TÜRK KANI TAŞIYANLARIN OLAMAZ
- YAPILACAK SEÇİM MİLLET İÇİN UMUT OLABİLİR Mİ?
- ATATÜRK’Ü ANLAYABİLMEK (2)
- ATATÜRK’Ü ANLAYABİLMEK
- İNSANLAR NİYE AĞLARLAR?
- GÜLERİZ AĞLANACAK HALİMİZE
- ATATÜRK HİÇ BİR ZAMAN MİLLETİNE YALAN SÖYLEMEMİŞ, ALDATMAMIŞTIR



Adnan SARAL
Celal Bozkurt
Coşkun Karabulut
Nuri Kıvrak
Ömer Faruk Bilgili