Geçen haftaki yazım, anlaşılan değerli dostlarımın hoşlarına gitmiş, birkaç kişi telefonla arayıp, fıkralara güldüklerini ifade ettiler. Bundan aldığım cesaretle, ikinci bölüm olarak bu günkü yazımı kaleme alıyorum. Trafik kazaları ve oluşum nedenleri ve sair bilgileri, görevli uzmanlar tarafından analiz edilerek arşivlenirler. Bu belgelerde kaza; neden, nasıl olmuş, ayrıca yapılan hatalar da belirtilir. Bu kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan istatistiki bilgilerle, sürücü hatalarından, yol ve hava koşullarından, işaretleme hatalarından vb. oluşmuş kazaları, belirlenmiş yüzde oranlarıyla da öğreniriz. Önlenmeleri için de gerekli önlemler bu suretle alınır. Bu işlemler ne kadar bilimsel, ciddi, düzenli ve geciktirilmeden yapılırsa, yani sistemler bunları hızla gerçekleştirecek şeklilde kurulur ve işletilirse, ve elbet UYGULAYICILAR tarafından kesinlikle ve titizlikle uygulanırsa, başarısı da o oranda güçlü olur elbet.. Üniversitelerimizin inşaat mühendisliği, şehir ve bölge planlama, çevre mühendisliği, mimarlık, peyzaj mimarlığı gibi bölümlerinde, karayolları ve sanat yapılarının planlanması ve inşaası eğitiminin verildiği ( ya da gerektiği boyutlarda verilmesi gereği) bilinmektedir. İster kent içi, ister kent dışı, isterse şehirler arası yollarda; kavşakların, sapakların, alt – üst geçitlerin ve yonca yapraklarının, emniyet şeritleri ve banketlerin; tasarlanmasında, planlanmasında, inşaasında, “ Uyarı işaretleri ” ve “ Yol döşemesi işaretleri ”ile işaretlendirilmelerinde; uluslararası denenmiş ve bilimsel ilkelere - yasal kurallara dönüştürülmüş hususlara uyulur. Ülkemizde de, bu uluslar arası kurallar da gözönünde tutularak kendi ulusal kurallarımız yürürlüğe konmuştur. Bunlara kesinlikle ve titizlikle uyularak, yukarda sıraladığım uygulamalar gerçekleştirilmelidir. Aranızdan bu yazdıklarım için; “Ama zaten öyle olmuyor mu ?” diye soranınız çıkarsa değerli okurlarım, sizlere bu konuda dünyadan ve ülkemizden çeşitli şaşırtıcı örnekler sunabilirim. Gelelim fıkralarımıza . Şose kenarında çobanın biri koyunlarını otlatırken bir otomobil yaklaşıyor ve çobanın hizasına gelince duruyor. Şoför camı açıp sesleniyor ; “ “Selamün aleyküm çoban kardeş, bu yol nereye gider?” Çoban, “ Beyim vallahi ben kırk yıldır burada sürü otlatırım, bu yol hep burada durup durur.Yalnız arabalar geçip giderler.” Büyük bir Amerikan taşımacılık firması, pazar araştırması yaptırmak için Türkiye’ye bir ekip gönderir. İki gün geçmeden merkeze bir rapor ulaşır. “ Burada hiç şansımız yok. Maşallah va Allah Korusun adlı iki firma bütün piyasayı tutmuşlar!...” Hoşca kalın değerli okurlarım. |